Yeni darbeler almamalıyız

'Sağı solu darbeli'sinden 'orijinal demokrasi'ye geçelim ve yeni darbe almamaya bakalım." /> Yeni darbeler almamalıyız

'Sağı solu darbeli'sinden 'orijinal demokrasi'ye geçelim ve yeni darbe almamaya bakalım." /> Başbakan Erdoğan'a mektuplar (4) - İSMET BERKAN - Radikal

Başbakan Erdoğan'a mektuplar (4)

<strong><em><font color="#BF0000">Yeni darbeler almamalıyız</font></em></strong><br></br>'Sağı solu darbeli'sinden 'orijinal demokrasi'ye geçelim ve yeni darbe almamaya bakalım.

Sayın Erdoğan, 'Laf sahibinden yayılır' sözünü lütfen hiç unutmayın. Önümüzdeki dört yıl için bu ülkenin lideri sizsiniz, Türkiye sizi seçti, sizin de Türkiye'ye 'önder'lik etmeniz gerek, yani en önde siz gideceksiniz, ikna edici olacaksınız ve bütün ülkeyi arkanızdan sürükleyeceksiniz.
'Laf sahibinden yayılır' çünkü ancak siz bir şeye inanıyorsanız, söylediğiniz sözleri inanarak söylüyorsanız, bu samimiyeti karşınızdakilere geçirebilirsiniz. O yüzden liderlik edeceğiniz konularda söyleminiz çok net ve samimi olmalı. Bu sözleri bıkmadan usanmadan gerekirse binlerce kez tekrar etmelisiniz ki 'laf sahibinden yayılsın.'
Türkiye çok genç bir ülke. Sırf bu gençliği yüzünden, önünde her zaman net hedefler olması gereken bir ülke. (Biz buranın hedefsiz kaldığı yılları da, özellikle de 90'ları, gördük, o yılların boşluğunu hâlâ dolduramadık.)
Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefini bize siz unutturmamalısınız. Türk halkının refah seviyesini arttırmanın daha garantili, daha dünyayla uyumlu başka bir yolu yok. Bu hedefe kilitlenmeli, hayatımızı hep ona göre düzenlemeliyiz.
Evet hedefler önemlidir. Siz lider olarak bu ülkenin önüne hedefler koymalı, yeni ufuklar çizmelisiniz.
Gündelik işlerin kotarılması, hükümet mekanizmasının tıkır tıkır işlemesi de kuşkusuz önemli ama bu toplum sizden gündelik yönetim işlerinizin ötesinde bir ufuk, bir hedefler silsilesi bekliyor, o da yetmez, bu hedeflerin ulaşılabilir olduğuna dair bize güven de aşılamalısınız.
Sayın Başbakan,
Aklınızdaki geleceğin Türkiyesi'ni bizimle paylaşın. Topluma anlatın. Ve toplumu bu Türkiye'ye ulaşmak için seferberliğe çağırın. Ama gelecek tasavvuru diye bize anlatacağınız şeyler çok genel, çok hamasi hedefler olmasın lütfen.
Türkiye'nin dünyayla nasıl yarışacağını, dünyada kendi türü ülkeleri nasıl geride bırakacağını, nasıl bir üst lige tırmanacağını anlatın bu topluma.
***
Seçimden yeni çıktık. Bazı bakımlardan yıpratıcı, çirkin konuşmaların yapıldığı bir seçim dönemiydi. Seçim döneminde yapılmayan şeyin belki bugün yapılması lazım: Umut siyaseti.
Türkiye sizden kavga, hassas tellere basılması, kurumlarla çatışılması gibi şeyler beklemiyor, tam tersine umut bekliyor, daha iyi bir gelecek bekliyor.
Anketlere bakılacak olursa, Türk halkı hiçbir zaman geleceğinden bu kadar umutlu olmamış, yarının bugünden daha güzel olacağını bu kadar fazla düşünmemiş.
Bu iyimser dalgayı artık kendi seçmeniz içinde bile çok küçük bir temsile sahip olan gruplara boncuk dağıtmak uğruna bozmayın lütfen.
Türkiye'yi ayıplı, yasaklı ve 'sağı solu darbeli' demokrasiden kurtarıp 'orijinal demokrasi'ye yaklaştıralım ama bunu yaparken yeni yeni darbeler almamaya, yeni yeni ayıplı şeylere muhatap olmamaya da çalışalım.
Siyaset zaten bu değil midir? Mümkün olanı yapma sanatı.