Başbakan'ın rakamları

Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı anket doğruysa AKP oyların yüzde 47.5'ini, CHP 19.5'ini, diğerleri ise yüzde 33'ünü alacak

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün CNNTürk'te katıldığı 'Eğrisi Doğrusu' programında Taha Akyol'un sorularını cevaplarken, partisince yaptırılmış bir kamuoyu araştırmasının sonuçlarını da açıkladı.
AKP'nin araştırması ne kadar gerçekçidir, ne kadar tarafsızdır veya Başbakan araştırma sonuçlarını ne kadar doğru açıklamıştır bunu bilmenin ve tartışmanın bir yolu yok ama biz araştırmanın gerçekçi olduğunu varsayalım.
Başbakan Erdoğan'ın söylediğine göre araştırmada AKP yüzde 33.3, CHP yüzde 13.7 oy alıyor, başka hiçbir parti yüzde 10'luk barajı geçemiyor, buna karşılık yüzde 30'luk bir kararsız kitlesi var.
Başbakanın rakamlarını üst üste topladığınızda, 'Yüzde 10'u geçemiyor'
denen diğer partilerin toplamda yüzde 23 oy aldıkları sonucu çıkıyor.
Seçimde, 'Ben kararsızım' şeklinde bir oy pusulası bulunmadığına göre ve şu anki kararsızların kararlı seçmenler gibi davranacakları varsayıldığında karşımıza dehşet verici oy oranları çıkıyor.
Buna göre AKP oyların yüzde 47.5'ini, CHP 19.5'ini ve diğer partiler de yüzde 33'ünü alacaklar AKP'nin araştırmasına göre.
Bu yüzde 33'lük 'diğerleri' kitlesi içinde barajı geçmeye en yakın parti MHP. Bu partinin yüzde 33'ün en azından yüzde 10'unu alabilmesi durumunda, parlamento dışında yüzde 23'ten az bir oyun kalacağı düşünülebilir. Yani yaklaşık olarak dört seçmenden birinin oyu Meclis'e yansımayacak. (Eğer MHP de barajı aşamazsa 3 seçmenden biri.)
Her ne kadar parlamentoya yansımayacak oyların miktarı normal bir demokratik temsili arayan ülkeler açısından kabul edilemez olsa da, bir önceki parlamentoya göre daha fazla temsil imkânı olan bir Meclis oluşacak demektir. Hatırlayın, geçen seçimde oyların yüzde 45'i Meclis'te temsil edilememişti.
Bu, herhalde, 'Buna da şükür' denilip sevinilecek bir şey değil. Yüzde 10'luk barajın hâlâ demokratik temsili engelleme yönünde işlediği bir kez daha görülüyor.
12 Eylül sonrasında yapılan seçimlerde geçmişe göre seçimlere katılma oranı bir ölçüde yükseldi ama yine de katılmanın genel olarak yüzde 80 ve civarında kaldığını söylemek mümkün. Yani, esasen kayıtlı
beş seçmenden biri oy vermeye gitmiyor.
Tabii o zaman Başbakan'ın açıkladığı araştırmadaki yüzde 30'luk kararsız kitlesi başka bir anlam kazanıyor. Yani, bu yüzde 30'un olsa olsa üçte birlik bir bölümü seçime kadar 'kararlı' olacak, geri kalanı zaten seçime katılmayacak, yani hep 'kararsız' olarak kalacak.
O zaman Başbakan'ın verdiği rakamlar daha bir önem kazanıyor: Eğer bu araştırma sonuçları gerçeğe yakınsa, AKP'yi yüzde 45'in altına indirmek, MHP'den başka bir partinin daha barajı aşmasını sağlamak hemen hemen imkânsız gibi gözüküyor.
Hiç kuşku yok seçime kadar daha çok şey değişecek, köprülerin altından daha çok sular akacaktır. Ancak görüyorsunuz, şu anda Başbakan'ın önündeki fotoğraf bu.