Baykal çekilse...

Baykal'ın liderlikten çekilmesi, DSP'yle birleşmenin getireceğinden fazla katkı sağlar. Baykal Çankaya seçiminde ikinci tura kalırsa, ciddi şansı olur.

Dönüp dolaşıp 'sol' düşünceyi ve sosyal demokrasiyi 'izolasyonizm' ve kelimenin ekonomik anlamıyla değil de yasakçı ve baskıcı anlamıyla
'devletçilik'le eşdeğer hale getiren iki siyasi partimiz, Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokratik Sol Parti bu seçimde 'güç birliği' yapacaklar. Umut fazla değil ama yine de umuluyor ki bu 'güç birliği' bir birleşmeyle de taçlansın.
Bizdeki siyasi parti enflasyonunun azalmasına herhalde kimse 'kötü' diyemez, o bakımdan bugün ortak aday listesi belirlemek şeklinde ortaya çıkan irade de sonunda iyidir, Türkiye'nin yararınadır. Ancak Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun ve değerlendirin: Günlerdir manşetlerden birleşme-ortak çatı arayışları yayımlanan bu iki partinin söz konusu birleşmeyi veya ortak liste oluşturma işini hangi ilkeler çerçevesinde yapacağına, iktidara gelmeleri halinde bize ne vaat ettiğine ilişkin tek satır bir şey, yarım cümlelik bir demeç okudunuz mu?
Şu anda yapılan pazarlık, DSP'den kaç ismin CHP aday listelerinde
'seçilecek' yerlere konacakları pazarlığıdır, başka bir şey değil. Kimsenin soldan, ilkelerden, sosyal devletin nasıl yeniden ayağa kaldırılacağından, bu yapılırken Türkiye'nin ekonomik büyümesinin zedelenmemesi, enflasyonun yeniden yükselmemesi, kamu mali dengelerinin yeniden bozulmaması için ne gibi önlemler alınacağından söz ettiği yok.
Bu eleştirilerimizi daha çok yapacağız nasıl olsa, o yüzden gelin bugün başka bir şey konuşalım, madem iki parti 'seçim mühendisliği' çalışmalarından başka bir şey yapmıyor, gelin onlara katkıda bulunmaya çalışalım, farklı mühendislik önerileri getirelim.
Umulan ve beklenen şu: Halen x kadar oyu olan CHP ile y kadar oyu olan DSP tek listede anlaşınca ortaya x+y'den fazlasının çıkması. En azından x+y toplamının altına düşülmemesi.
Hadi biraz bol keseden atalım, x'in yüzde 15-20 aralığında, y'nin ise yüzde 3-5 aralığında olduğunu varsayalım. Yani, bu seçimde CHP-DSP ortak listesinin yüzde 25 ve üzerinde oy alması umuluyor ve bekleniyor. Mühendislik dediğim bu. Umarım bu umutlar gerçek olur.
Ama eğer ortada yüzde 25'lik bir potansiyel gözüktüyse, neden bunu yüzde 30'ların üzerine taşımak, sistemimizi iki, bilemediniz iki buçuk partili bir sistem yapmak için daha fazla çalışılmasın, özel projeler
ve yaratıcı yeni şeyler gündeme getirilmesin?
Benim bir ilave önerim var: Baykal parti liderliğinden çekilsin, bir an önce yerine daha genç, daha umut veren ve kamuoyunda daha az negatif imajı olan bir isim 'lider' olarak seçilsin, bu arada CHP de Baykal'ı halkın seçeceği seçimde Cumhurbaşkanı adayı olarak şimdiden ilan etsin, Baykal Cumhurbaşkanlığı seçimi propagandasına şimdiden başlasın.
Yani CHP-DSP ortak listesi aynı anda iki lidere sahip olsun ve iki kampanya birden yürütsün. Kampanyalardan biri, AKP'nin rejim için yarattığı tehdidi temel alan ve seçimi AKP için referanduma çevirmeye çalışan Cumhurbaşkanlığı kampanyası, yani Deniz Baykal'ın zaten beş yıldır yaptığı kampanya olsun. İkinci kampanya ise partinin iktidara gelmesi halinde yapacağı pozitif şeyleri sıralayacağı somut program önerileri ve politika önerilerinden oluşan seçim kampanyası olsun.
Ben sadece Deniz Baykal'ın parti liderliğinden çekilmesinin potansiyel katkısının DSP ile birleşmenin getireceği katkıdan daha fazla olacağına inanıyorum. Ve üstelik, Baykal'ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tura kalması halinde seçim şansı olan ciddi bir aday olduğunu düşünüyorum.