Baykal neden Chirac olmasın?

Fransa Cumhurbaş-kanı Chirac sevilmezdi ancak alternatifi Le Pen olunca tüm oyları topladı.

Bu köşede dün çıkan yazıya aldığım yazılı ve sözlü tebrik mesajını 13 yılı bulan köşe yazarlığımda almış değilim. Demek ilginç bir noktaya parmak basmışım, pek çok kişinin aklındakini yazmışım.
Dünkü yazının fikri aslında iki aşamalıydı: Birinci aşamada Deniz Baykal, cumhurbaşkanını halkın seçmesini kabul ediyor ve cumhurbaşkanlığına aday oluyordu, ikinci aşamada ise doğal olarak Cumhuriyet Halk Partisi liderliğini bırakıyor, yerine parti başka birini genel başkan olarak seçiyordu.
Ben ısrarlıyım, Baykal yarın sabah liderlikten çekildiğini ama cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıklasın, yerine gelecek isim CHP'nin genel seçimde daha fazla oy almasını sağlar.
Ama sadece bu da değil. Eğer Baykal cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan veya Abdullah Gül'e karşı ikinci tura kalmayı başarırsa, oyların yarıdan fazlasını alıp seçilme şansına da sahip olur. Bunda da ciddiyim.
Deniz Baykal kendi siyasi stratejisini ve dolayısıyla partisinin stratejisini iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin İslami kimliği nedeniyle yarattığı 'tehlike'nin üzerine bina etti.
Potansiyel CHP seçmeni, CHP ve Baykal'ın epeydir dikkat çektiği 'tehlike' konusunda ikna olmuş dahi olsa, henüz partisinden laiklik ve Avrupa Birliği dışındaki konularda 'Biz iktidara gelirsek şunu şunu yapacağız' şeklinde herhangi bir olumlu yaklaşım göremedi.
Laiklik ve AB konusunda ise söyledikleri, 'Biz bu iktidarın yaptığını yapmayacağız'dan ibaret, o konuda bile somut program yok, bir daha CHP'ye göre 'İslamcı' bir parti iktidara gelirse onların kadrolaşmasını veya sayılan diğer sakıncalı işleri yapmasını nasıl engelleyecekleri belli değil.
Baykal yıllardır negatif siyaset, negatif siyasi propaganda yapıyor. Böyle bir propagandanın genel seçimde işe yaraması çok zor.
Çünkü, birden fazla partinin ve adayın katıldığı bir seçimde 'karşı olmak' tek başına bir anlam ifade etmez, o seçimde 'yana olmak' işe yarar sadece. AKP'ye karşı olanların CHP'den yana, hele hele Baykal'lı bir CHP'den yana oldukları ise bir hayli kuşkulu.
Ama bu siyaset anlayışı, tamamen başka bir karakter taşıyacak olan Cumhurbaşkanlığı seçiminde işe yarar. Çünkü, AKP'nin çıkaracağı adayın kampanya boyunca söyleyebileceği en anlamlı cümle 'Ben sizden biriyim, sizin gibiyim, bana oy verin' cümlesi olacaktır. Oysa Baykal gibi bir aday, salt diğer adayın sakıncalarını işleyerek bile ciddi başarı kazanabilir.
Çünkü iki kişi arasında yapılacak seçimde, negatif tercihler de çok önemli rol oynar. Bunun son örneğini beş yıl önce Fransa'da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde gördük, istenmeyen Le Pen'e karşı seçmenin yüzde 80'i çok da sevilmeyen Chirac'a oy verdi.
Eğer AKP'li bir cumhurbaşkanı bu kadar istenmiyorsa, Deniz Baykal neden Türkiye'nin Chirac'ı olmasın?