Sorular, sorular

Sahte günlüklerin, AKP'nin Çankaya'ya kendi istediği kişiyi seçecek olduğu bugünlerde ortaya çıkması tesadüf olabilir mi? Soruları yanıtlamak çok güç." /> Sorular, sorular

Sahte günlüklerin, AKP'nin Çankaya'ya kendi istediği kişiyi seçecek olduğu bugünlerde ortaya çıkması tesadüf olabilir mi? Soruları yanıtlamak çok güç." /> Cevap bulmak güç - İSMET BERKAN - Radikal

Cevap bulmak güç

<font color="#800000"><strong><em>Sorular, sorular</em></strong></font><br></br>Sahte günlüklerin, AKP'nin Çankaya'ya kendi istediği kişiyi seçecek olduğu bugünlerde ortaya çıkması tesadüf olabilir mi? Soruları yanıtlamak çok güç.

Nokta dergisine bizim bilmediğimiz birileri, toplamı 2 bin sayfayı bulan bir yazı dosyası ile beraberinde kimi prezantasyon slaytları gönderiyor. 2 bin sayfalık metin, iddiaya göre Deniz Kuvvetleri eski komutanı emekli Oramiral Özden Örnek'in günlükleri. Günlükler, Örnek'in Deniz Lisesi'ne girdiği 50'li yıllarda başlıyor, emekliliğinin yaklaştığı günlere kadar sürüyor. Zaten o yüzden de 2 bin sayfayı buluyor. Bu dokümanla birlikte gönderilen ve Nokta'nın son sayısında yayımlanan prezantasyon slaytları ise kod isimleriyle ve yine kodlanmış bazı faaliyet önerileriyle dolu bir eylem planı aslında.
Bu 'günlük'lerin Nokta'da yayımlandığı gün emekli Oramiral Özden Örnek, televizyona çıkıyor, 'Ben hayatımda günlük tutmadım' diyor.
Söz konusu olan günlük gibi son derece kişisel bir şey olduğuna göre, bir insan 'Ben günlük tutmadım' diyorsa, ona inanmaktan başka çareniz yok. Demek Nokta'nın yayımladığı günlükler sahteymiş!
Ama o zaman da akla çok büyük sorular gelmeye başlıyor.
* * *
Geçmişte 'Hitler'in Günlükleri' gibi olağanüstü ustalıkla yapılmış uluslararası çapta sahtekârlık örnekleri olduğunu biliyoruz. Hitler'in sahte günlüklerini, 30'lu ve 40'lı yılların kâğıtlarını bulup, Hitler'in el yazısını taklit edip, o günlerin olaylarına göre hazırlayanların güçlü bir teşviki vardı: Bunları satıp çok büyük paralar kazanacaklardı.
Peki, emekli oramiral Özden Örnek adına sahte 2 bin sayfalık günlük hazırlayanların teşviki neydi?
Dikkat edin beş-on hatta 100 sayfadan değil, 2 bin sayfadan söz ediyoruz. Sırf bunları yazmak bile ciddi bir fiziki çaba meselesi. Buna bir de günlüğün ait olduğu günün önemli veya önemsiz olaylarını, gerçek kişilerin kişilik özelliklerini de yansıtan detayları vs. eklediğinizde ortadaki sahtekârlık çabası ve zahmeti devasa boyutlara ulaşıyor.
Bu sahtekârlık öyle tek bir kişinin işi olamaz, arkada ciddi bir ekip çalışması bulunmalı.
* * *
Günlüklerin sahte olması, günlüklerde 2003-2004 kışında ve 2004 Ağustos sonuna kadar yaşandığı öne sürülen kimi olayların da baştan sona yalan olması anlamına gelmiyor.
Günlükteki anlatımlar ve detaylar sahte olabilir ama özellikle 2004 Şubat ayında New York'ta yapılan Kıbrıs görüşmeleri sırasında kimi komutanlardan bazı çıkışlar yapmalarının beklendiği sır değil.
Bu çıkışları planlayanlar kimlerdi, işin ucu tam teşekküllü bir darbeye kadar varır mıydı, tam teşekküllü bir darbe planı da yapıldı mı, yoksa yeni bir 28 Şubat vari olay için 'sivil' toplum harekete mi geçirilmek istendi, bu soruların cevaplarını hepsi de hayatta olan tanıklar açıklıkla konuşmadıkça tam olarak öğrenemeyeceğiz.
Gazeteci olarak kulağımıza gelen kimi bilgi kırıntıları o dönemde 'bir şeyler'in olduğu yönünde. Ama tam olarak ne oldu, kimin rolü neydi, temel etmen Kıbrıs mıydı yoksa AKP iktidarının Kıbrıs'ın çözülmesi ve AB ile müzakerelerin başlaması sonrası iyice perçinlenecek olması endişesi miydi, eğer konu Kıbrıs değil de AKP iktidarının perçinlenmesi meselesiyse o gün olan 'bir şeyler'in bugün tamamen bitmiş ve tehlike geçmiş sayılıp sayılmayacağı gibi şeyleri bilmiyoruz.
* * *
Sahte günlüklerin, AKP'nin Cumhurbaşkanlığı makamına da kendi istediği kişiyi seçecek olduğu tam da bugünlerde ortaya çıkması tesadüf olarak izah edilebilir mi?
Sahte günlükleri hazırlayanların amacı geçmişteki bir darbe planını ortaya çıkartmak mı, yoksa Cumhurbaşkanı seçiminin 'pürüzsüz' gerçekleşmesi için altyapı oluşturmak mı?
Mesleğimiz cevap verme mesleği ama şu anda soru sormaktan başka bir şey elden gelmiyor.