Çevre korumaya Unakıtan bakışı

Maliye Bakanı Unakıtan: ÇED raporunu bilen bilir. O öyle illet bir iştir ki, sıkıntılı bir iş... Benim başımdan da geçti...

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın uzun yıllardır gelmiş en renkli siyasetçilerden biri olduğuna kuşku yok. Unakıtan'a 'rengi'ni veren, konuşurken kullandığı üslup ve seçtiği kelimeler.
Maliye Bakanı, dün Ankara Sanayi Odası'nın meclis toplantısının konuğuydu. Ankaralı sanayicilerin dertlerini dinledi, onların sorularını cevapladı, sorunlarına çareler önerdi.
Dün Anadolu Ajansı'nın konuyla ilgili geçtiği haberden iki kısa paragrafı aktarmak istiyorum:
* * *
Bir sanayicinin ÇED raporu konusunda dile getirdiği sıkıntıları da ele alan Unakıtan, "O ÇED raporunu, bilen bilir. O öyle illet bir iştir ki, sıkıntılı bir iş. Benim başımdan da geçti" dedi.
ÇED raporu alabilmek için "bir otobüs adam toplaması" gerektiğini anlatan Unakıtan, "Adam iş yapacak ya... Burada işçi çalıştıracağım, üretim yapacağım, ihracat yapacağım, Gayri Safi Milli Hasıla'ya katkı sağlayacağım... Yok yapamazsın. Yaparsın ama ha böyle düz duvara tırman ha ÇED raporunu al" diye konuştu.
* * *
Haberde 'ÇED' diye sözü edilen rapor, 'Çevresel Etki Değerlendirme' raporu. Bir fabrika kuracaksanız, kuracağınız fabrikanın çevreye (ekosisteme) olası etkilerini minimize etmek amacıyla getirilmiş bir düzenlemeye dayanıyor ÇED raporu.
Bizim mevzuatımız üstelik o kadar sıkı da değil. Zaten o nedenle hâlâ fabrikalarımız atıklarını arıtma tesisinde arıtmak yerine olduğu gibi doğaya, çoğu zaman da akarsulara bırakmaya devam ediyorlar. Bazı fabrikalar bunu ÇED raporu sahibi oldukları, o rapor sayesinde bir arıtma tesisi kurdukları halde yapıyorlar, arıtma tesisinde enerji harcamaktan, bir de onun için elektrik ve diğer kimyasallara para vermekten kaçınıyorlar.
* * *
Ülkeye yatırım gelmesi, fabrikalar kurulması elbette önemli ve değerli. Ama gelenlerin belli kurallara uymaları da şart. Nasıl fabrika kuranlardan kurallar gereği kurumlar ve gelir vergisi alıyor, üretilen malların üzerine ÖTV ve KDV gibi vergiler ekliyorsak, aynı şekilde ÇED raporu da almalıyız.
Vergi mevzuatı bu ülkenin kuralı da ÇED mevzuatı başka ülkenin kuralı mı? Hepsi aynı ülkenin, aynı hukuk düzeninin kuralı olduğuna göre, hükümetin bir bakanının bu mevzuatın bir bölümünü değil tamamını savunmasını beklemeliyiz.
Kemal Unakıtan bu yazıya itiraz edip, 'Ben ÇED raporu kalksın demedim, kolaylaşsın dedim' diyebilir. Belki de bakan o manada söylemiştir bu sözleri. Ve belki de ÇED raporu almak zordur gerçekten.
Ama açıkçası, zor olmasını hep birlikte tercih etmeliyiz. Yatırımların çevreye etkilerini daha iyi incelemeli, daha ince eleyip sık dokumalıyız.
Kaldı ki bir başkası da çıkıp 'Vergi mevzuatı çok karmaşık ve zor, bu da kolaylaşsın' diyebilir, o zaman Unakıtan ne diyecek acaba?
ÇED raporu alırken yaşanan güçlüklerin yatırımları caydırdığı söylenebilir. Ben de derim ki, kurumlar vergisi oranları da yatırımları caydırıyor. İstihdam vergileri de yatırımları caydırıyor. Haksız rekabete izin veren hukuk düzeni de yatırımları caydırıyor.
Ama bu gibi konular gündeme geldiğinde, mali disiplinden, iç borç yükünden, devletin gelirlerinin azalması tehlikesinden bahisle konu hemen kapatılıyor. Mali disiplin de çok önemli ama çevre koruma söz konusu olduğunda meseleye sanki önemsizmiş muamelesi yapılıyor, işte bu içimi acıtıyor.