Cumhurbaşkanlığı yemininin önemi

Türkiye normalleşme yolunda bir adım daha attı. Eğer Abdullah Gül'ü görevi sırasında nasıl bir cumhurbaşkanı olduğu konusunda yargılayacaksak, bunu ancak onun yeminine olan sadakatiyle ölçebiliriz, başka bir şeyle değil.

Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dün yemin etti ve görevine başladı. Bir süreden beri pek de normal olmayan bir ortamdan geçen Türkiye, bu seçimin dün kazasız belasız gerçekleşmesiyle normalleşme yolunda bir adım daha attı.
Cumhurbaşkanı Gül, siyasetin içinden geldiği için onun isminin üzerinde bir tartışma olması son derece normaldi. Siyasetçilerin beğenenleri ve sevenleri olduğu kadar beğenmeyenleri ve sevmeyenleri de vardır çünkü.
Normal olmayan, uzun yıllardır Türkiye'de meşru zeminlerde siyaset yapmış, fikirleri ve fikirlerinin değişim çizgisini halkın önünde yaşamış, siyasetçi olarak milletvekilliği, bakanlık, başbakanlık yapmış bir kişinin, Türkiye için bir 'tehlike' olarak takdim edilmesiydi. Birisinin görüşlerinden hoşlanmamak başka bir şey, onu 'tehlike' olarak görmek başka bir şey.
Oysa Türkiye bir hukuk devleti ise 'tehlikeli' insanların da hukuk tarafından tanımlanmış olması gerekir. Bu tanımları Terörle Mücadele Yasası'nda ve Türk Ceza Kanunu'nda bulabilirsiniz. Herhalde kimse Abdullah Gül'ün bu yasalarda tanımlanan alanlara giren bir suç işlediğini iddia etmiyor.
Peki söylenen ne? Gelecekte bu suçları işleyebileceği...
Elinizde bilim kurgu filmlerini anımsatan özel bir geleceği görme veya zamanda seyahat aracı mı var?
Abdullah Gül, beğensek de beğenmesek de Türkiye'nin cumhurbaşkanı. Onu beğenmeme, sevmeme, benimsememe hakkımız elbette var ama saygısızlık etme hakkımız olmasa gerek. Cumhurbaşkanına saygısızlık, ülkemize saygısızlık anlamına gelir çünkü.
Nasıl daha önceki bütün cumhurbaşkanlarını tarih yargılıyor ve yargılayacaksa, Abdullah Gül'ü de tarih yargılayacak.
Eğer biz gazeteciler olarak tarihin müsvettelerini yazan kişilersek, bize düşen Gül'ü cumhurbaşkanı olarak yakından izlemek, onun davranışlarını, tercihlerini, jestlerini, kısacası her şeyini kayıt altına almak.
Eğer Gül'ü görevi sırasında nasıl bir cumhurbaşkanı olduğu konusunda yargılayacaksak, bunu ancak onun yeminine olan sadakatiyle ölçebiliriz, başka hiçbir şeyle değil.