Araştırması da yapılmış
Doktor Alp Nuhoğlu'nun eşi Zeynep Tokuş tıbbi sebeplerle erken doğum yaptı. Hasta bebeğin iyileşmesi Fethullah Gülen'in dualarına bağlandı. Gerçekten dua, hastayı iyileştirir mi? Bir Amerikan vakfı, 2.4 milyon dolar harcayıp, 'Duaların İyileşme Sağlayıcı Gücü' araştırmasını yaptırmış..." /> Araştırması da yapılmış
Doktor Alp Nuhoğlu'nun eşi Zeynep Tokuş tıbbi sebeplerle erken doğum yaptı. Hasta bebeğin iyileşmesi Fethullah Gülen'in dualarına bağlandı. Gerçekten dua, hastayı iyileştirir mi? Bir Amerikan vakfı, 2.4 milyon dolar harcayıp, 'Duaların İyileşme Sağlayıcı Gücü' araştırmasını yaptırmış..." /> Dualar insanı iyileştirir mi? - İSMET BERKAN - Radikal

Dualar insanı iyileştirir mi?

<img src="/veriler/2007/12/09/doktor.gif" width="95" height="140" alt="" align="left"><strong><font color="#C91010">Araştırması da yapılmış</font></strong></br>Doktor Alp Nuhoğlu'nun eşi Zeynep Tokuş tıbbi sebeplerle erken doğum yaptı. Hasta bebeğin iyileşmesi Fethullah Gülen'in dualarına bağlandı. Gerçekten dua, hastayı iyileştirir mi? Bir Amerikan vakfı, 2.4 milyon dolar harcayıp, 'Duaların İyileşme Sağlayıcı Gücü' araştırmasını yaptırmış...

Doktor Alp Nuhoğlu'nun eşi Zeynep Tokuş tıbbi sebeplerle erken doğum yapmak zorunda kaldı. Bütün erken doğumlar gibi bu da riskli bir doğumdu, hem anne hem de bebek tehlikeye düştü. Bebek, henüz anne karnında gelişimini tamamlamamıştı, akciğerleri tam olarak oluşmamıştı. Oksijensiz kalması, beyne bir süre kan gitmemesi ve bütün bunların bebekte kalıcı hasar doğurması ihtimalleri vardı. Bütün bunları magazin basınından herkes takip etti son birkaç haftada.
Magazin basınından takip edilen bir başka olay da, Dr. Alp Nuhoğlu'nun Amerika'da İhsan Kalkavan'ın ısrarıyla Fethullah Gülen'i ziyaret etmesi, Fethullah Gülen'in de Nuhoğlu'nun yaşam savaşı veren bebeği için dua etmesiydi. Dr. Nuhoğlu İstanbul'a döndüğünde bebeğinin durumunun iyileştiğini, kendisinin ise bir süreden beri izin beklediği Kıbrıs'ta açılacak kliniği için izin çıktığını, yani iki iyi haberi birden duymuştu. Bunun sebebi Fethullah Gülen'in duası olabilir miydi?
Dr. Nuhoğlu önce Vatan gazetesine, Gülen'in duası sayesinde iki iyi haberi birden aldığını söyledi. Sonra Milliyet gazetesinde bu sözlerini düzeltme gereği duydu, 'Ben doktorum, pozitif bilim yapan insanım' dedi.
Amacım Nuhoğlu'nun neyi söyleyip neyi söylemediğini tartışmak ve neyi söylemesinin daha uygun olduğunu belirtmek değil. Bu bana düşmez.
Nuhoğlu çiftinin bebeklerinin kalıcı bir hasar yaşamadan hayata başlama ihtimalinin çok arttığını öğrenmek elbette beni de sevindirdi.
Bebeği veya kendisi böyle bir şey yaşamak zorunda kalan anne-babaların pek çoğunun tıbbın yanı sıra manevi destek de arayacağını tahmin etmek zor değil. Böylesine riskli bir durumla karşılaşmadan bile hayatının her anında manevi destek arayan, duaların gücüne inanan, duaları geçtim muskalara, kurşun döktürmelere vs. kadar giden milyarlarca insan var dünyada.
Peki acaba dua etmek, bir hastalığın iyileşmesi için Allah'a yakarmak etkili mi? Dua eden kişiye bunu yapmanın verdiği manevi tatmin duygusu dışında, dualar hastalıkların iyileşmesinde gerçekten işe yarıyor mu?
Biliyor musunuz, bu soruya gerçekten bir cevap aranmış. Hem de bilimsel yöntemlerle.
Araştırmanın sonuçları da geçen yıl saygın bir Amerikan tıp dergisinde yayımlandı.
İngiltere'nin 'dindar bilim insanlarından' tıp doktoru Russel Stannard'ın önayak olması ve ününü dinin pozitif bilimler açısından temellerinin bulunduğunu kanıtlamayı kendine görev edinmesine borçlu Amerika kökenli Templeton Vakfı'nın 2.4 milyon dolar finansman sağlamasıyla bir 'Duaların İyileşme Sağlayıcı Gücü' araştırması yapılmış.
Tabii bu araştırmanın sonuçlarının saygın olabilmesi, tartışmasız bir kesinlik içermesi için de aynen ilaç araştırmalarında olduğu gibi çok katı bilimsel yöntemler izlenmiş.
Araştırmayı Dr. Herbert Benson isimli bir kalp-damar uzmanı yönetmiş. Önce hepsi de baypas ameliyatı geçirmiş 1802 hasta saptanmış. Bunlar üç gruba ayrılmış. Birinci gruptaki hastalara dua edilmiş ama hastalar kendileri için dua edildiğini bilmiyorlarmış. İkinci gruptaki hastalara dua edilmemiş, zaten onlar da dua edilmediğini bilmiyorlarmış. Yani bunlar 'kontrol grubu' imiş. Üçüncü gruptaki hastalara ise dua edilmiş ve onlar da kendileri için dua edildiğini biliyorlarmış.
Dualar, bu hastaların bulunduğu hastanelerden yeterince uzakta, Minnesota, Massachusetts ve Missouri'deki bazı kiliselerde, o kiliselerin cemaatleri tarafından yapılmış. Dua eden kişilere araştırma izah edilmiş ve dua edecekleri kişinin ilk adı ve soyadının da başharfi söylenmiş. Ayrıca onlardan dualarına 'Başarılı bir ameliyat olsun ve sonra da hızla sağlığını kazansın' gibilerden bir cümleyi eklemeleri istenmiş.
American Heart Journal'ın Nisan 2006 sayısında araştırmanın sonuçları yayımlandı. Sonuçlara göre kendilerine dua edildiğini bilenlerle bilmeyenler arasında, yani ilk iki grup arasında anlamlı bir iyileşme veya kötüleşme farklılığı gözlenmemişti. Daha da ilginci, üçüncü grupta yer alan, yani kendilerine dua edildiğini bilen hastalarda diğer gruplara göre epey daha fazla komplikasyon görülmüştü. Yani, kendisi için dua edildiğini bilenler grubu en fazla komplikasyon görülen grup olmuş.
Kısacası duaların hastalıkları iyileştirmede bir gücü olmadığı kanıtlanmıştı. Oysa araştırmaya başlarken amaç bunun tam tersiydi.
Tabii araştırmanın sonucunun belli olmasıyla birlikte ortalık fena halde karıştı.
İsterseniz haftaya devam edelim.