Dualar iyileştirir mi?

Geçen hafta, biraz da magazin basınının Dr. Alp Nuhoğlu ve eşi Zeynep Tokuş'un bir hayli erken doğan bebekleri için Fethullah Gülen'in dualarıyla ilgili...

Geçen hafta, biraz da magazin basınının Dr. Alp Nuhoğlu ve eşi Zeynep Tokuş'un bir hayli erken doğan bebekleri için Fethullah Gülen'in dualarıyla ilgili haberlerini fırsat bilerek, geçen yıl Amerika'da yapılmış bir araştırmanın sonuçlarını aktarmıştım.
Dine ve tanrıya bilimsel kanıtlar bulmayı kendine iş edinmiş olan Templeton Vakfı'nın finanse ettiği araştırmaya başlanırken duaların hastaların iyileşmesine yardımcı olduğunun kanıtlanacağı umuluyordu ama sonuçlar tam tersi yönde oldu, hiçbir kanıt bulunamadı.
Tabii başından beri bu araştırmayla alay eden ateistler sonuçlar açıklandıktan sonra alaylarının dozunu daha da arttırdılar. Buna karşılık çok sayıda teolog da araştırmayı eleştiren yazılar yazdı, demeçler verdi.
Ünlü İngiliz biyolog ve ateisti Richard Dawkins'in dünyada milyonlarca satan, Türkiye'de Türkçesi halen savcılık soruşturmasından geçmekte olan kitabı 'The God Delusion Tanrı Yanılgısı'nda (Bence Türkçeye 'Tansı Sanrısı' diye çevirmek daha doğru ama neyse...) araştırma sonrası tartışmalar etraflıca anlatılıyor.
Örneğin Oxford Üniversitesi teologlarından Richard Swinburne, tanrının sadece 'iyi bir sebep' gösterildiğinde dualara karşılık vereceğini söyledi. Sırf tesadüfi örneklemde öyle denk geldi diye A yerine B'ye dua etmek, Swinburne'e göre 'tanrının gözünde iyi bir sebep' değildi.
Fakat anlaşılan Swinburne burada durmamıştı. Ona göre, çektiğimiz acılar bizi tanrıya yaklaştırırdı. Bu bir yere kadar bir gözlem olarak doğru gibi gözükse de Swinburne, sırf insanları tanrıya yaklaştırıyor diye neredeyse acı çekmeyi över hale gelmiş, hatta bir seferinde Yahudilere 'ne kadar cesur ve asil olduklarını tanrıya gösterme fırsatı veren' soykırımı meşru göstermeye başladığını fark edememişti.
Neyse, yine Swinburne'e göre eğer tanrı kendi varlığını göstermek istese, böyle tuhaf bir araştırmanın istatistiklerini değiştirmeye uğraşmaktansa çok daha etkili başka şeyler yapardı.
Tabii burada konumuz tanrının varlığını veya yokluğunu tartışmak değil, duaların bir işe yarayıp yaramadığı konusunda kendimce ilginç bulduğum bir araştırmayı sizle paylaşmaya çalışıyorum, o kadar.
Tanrıya edilen duaların bir ilaç gibi veya bir tıbbi tedavi yöntemi olarak işe yaramadığı anlaşılıyor. Ama yine de, doktorlar bize, bir yakınımız komaya girdiğinde 'dua etmemizi' ve konu beyin kanaması gibi bir şeyse 'mucize beklememizi' öneriyorlar. Neden?
Birkaç ay önce The New York Times'da haberini görünce Radikal'de de yayımlanmasını sağlamıştım, çok ilginç başka bir araştırma var. Buna göre bir kişinin beyin hücrelerinin başka kişinin beyin hücreleriyle bir biçimde haberleştiği bir ölçüde kanıtlanmış.
Hayır hayır, telepatiden vs. söz etmiyorum. Diyelim yolun karşısından hiç tanımadığımız biri geliyor. Bizim ve o kişinin beyin hücreleri, iki kişi birbiriyle hiç tanışmasa, hiç konuşmasa ve hatta selamlaşmasa dahi bir 'sempati-antipati' taraması yapıyor ve karşıdaki bize bu iki duygudan herhangi birini duyduysa biz bunu bir şekilde anlıyoruz.
Bu durum, özellikle kanser hastaları için ilginç sonuçlar veriyor. Hastanın yanında olan, onu içtenlikle seven ve iyileşmesini isteyen insanlar, hastanın morali ve dolaylı yoldan da bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etki yaratıyor.
Dua ederek veya başka iyi şeyler söyleyerek, düşünerek ama mutlaka hastamızın yakınında olarak, ona moral verebilir, onun direnme gücünü arttırabiliriz. Tıbba katkımız bu kadar olabilir, gerisi doktorların işi.