DYP barajı geçiyor mu?

Daha dört partili Meclis ihtimali zayıf gibi. DYP temsil edilecekse, işbirliğine açık olmalı.

Bu köşede birkaç günden beri çeşitli ulusal ve uluslararası yatırım şirketlerinin yıl sonunda yapılacak milletvekili seçiminin sonucuna dönük analizlerini özetlemeye çalışıyorum.
Bu analizler hep Meclis'e seçimde üç partinin veya dört partinin girme ihtimaline göre seçenekli senaryolarla yapılıyor. Genel anlamda bütün analizlerde tek parti iktidarının sürme olasılığının yüzde 50'nin altında, seçimden koalisyon çıkma olasılığınınsa yüksek görüldüğünü anlatmaya çalıştım.
Tabii, koalisyon öngörüsü daha çok dört partili, hatta bağımsız girecek DTP'lileri de sayarsak beş partili bir parlamento tahminine dayanıyor.
Gerçekten de, zaman zaman gazetelere de yansıtan kimi seçim araştırması sonuçlarına bakacak olursanız, AKP ve CHP'den başka DYP ve MHP'nin de barajı aşıyor gözüktüğünü göreceksiniz.
Ancak benim bir kuşkum var ve sırf bu kuşku yüzünden biz Radikal'de kendi yaptırtmadığımız hiçbir araştırmayı yayımlamıyoruz, seçime kadar kendimiz bir araştırmayı finanse etmeyi de düşünmüyoruz açıkçası.
Kuşkuma gelince... Daha önce birkaç kez seçim araştırması yaptırtmış bir kişi olarak, güvenirlik seviyesi yüksek bir araştırmayı yapmanın maliyetini çok iyi biliyorum.
Türkiye gibi sert nüfus hareketlerinin yaşandığı (son beş yılda 2 milyona yakın insan toprağından koptu, şehir ve kasabalara geldi), sosyo ekonomik ve sosyo kültürel yapısının sürekli değiştiği, yani henüz oturamadığı, siyasi sadakatin en alt seviyelerde olduğu bir ülkede seçim tahmini araştırması yapmak çok ama çok zor ve çok ama çok büyük cesaret isteyen bir iş.
Diyelim Türkiye'de tıraş bıçağı kullanmayı araştırıyorsunuz, bu araştırmanız sonsuza kadar araştırma olarak kalır, oysa seçim sonucunu tahmine yöneldiğinizde illa ki bir seçim olur ve sizin tahmininizin ne kadar doğru çıktığı da ortaya çıkar.
Sonunda rezil olmamak için araştırmanıza temel olacak örneklemi sadece geniş tutmanız yetmez ayrıca Türkiye'nin siyasi yönelimlerini gerçekten önyargısız biçimde hissedebilmeniz, bu hisleri bilgiye tercüme edebilmeniz de gerekir.
İşte bu yüzden, seçim araştırması işi hem büyük bir bilgi-tecrübe birikimini hem de ciddi bir mali kaynağı gerektirir.
Ama bakıyoruz, birtakım seçim araştırmaları, sanki onlar bedavaya mal oluyormuş gibi ve sanki bunlar araştırma değil de herhangi bir ürünün tanıtımı için gönderilen bir basın bülteniymiş gibi internet üzerinden elektronik posta kutularımıza düşüveriyor.
İşte ben bu yollarla gelen araştırmalara güvenemiyorum, onları büyük habermiş gibi yayımlayan gazeteleri de anlamakta güçlük çekiyorum.
Ve dikkat ediyorum, bu çeşit araştırmaların tümünde Doğru Yol Partisi, başka araştırmalarda görülmediği kadar yüksek bir performans sergiliyor, bırakın sadece barajı geçmeyi MHP'yi bile geride bırakıyor, yüzde 12'lere kadar tırmanıyor.
Oysa benim sonuçlarından haberdar olduğum ciddi yapılmış başka hiçbir araştırmada DYP barajın üstünde değil. Çoğu araştırmada MHP de barajı geçemiyor henüz ama baraja çok yakın bir sınırda duruyor.
O yüzden ben henüz dört partili bir Meclis ihtimaline ikna olmuş değilim. Bence Meclis en fazla üç partili olacak ve üçüncü parti de herhalde MHP olacak. Ve bu üç partiden birinci gelen AKP'nin oyları, ikinci CHP ile üçüncü MHP'nin toplamından fazla olacak. (DTP'lilerin bağımsız adaylığının seçimin oransal sonucuna bir etkisi olmayacak ama kuşkusuz milletvekili dağılımını etkileyecek.)
DYP bugünlerde anketlerde görülen o yükselmenin de yardımıyla, başta ANAP olmak üzere bazı partilerle ittifak/işbirliği görüşmelerinde elini yüksek tutuyor ama bence eğer başta DYP olmak üzere bu partiler Meclis'te temsil edilmek istiyorlarsa, her türlü işbirliği imkânını şimdiden değerlendirmeye başlamalılar.
* * *
Son bir notu da dünkü yazımdan aktardığım AkYatırım'ın cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili 'karar ağacı' modeli için vereyim. Dünkü bilgiler, üç partili bir parlamento ihtimalini de içeriyordu ve bu senaryo içinde dahi Erdoğan'ın Köşk'e çıkması partisinin seçim performansını çok da fazla etkilemiyordu.