Endişelerin kaynağı CHP olmasın

İktidarın karşısında güçlü bir muhalefet partisi olsa insanlar bu kadar endişeli olmazdı. CHP ne yazık ki bu işi başaramadı.

Başta yakın çevrem olmak üzere tanıdığım tanımadığım çok kişinin eleştirileriyle karşılaşıyorum. Bu insanlar laik yaşam tarzının tehlikeye girecek olmasından, çocuklarının İslami bir yaşam tarzına zorlanacak olmasından endişeliler. Beni de kendi endişelerini yeterince dile getirmemekle, onları savunmamakla eleştiriyorlar.
Şahsen benim böyle bir endişem olmamakla birlikte, açık açık endişesini belirten insanları da anlamaya çalışıyorum. Çünkü onlara en kaba tabiriyle 'Sizler paranoyaksınız, gidin tedavi olun da gelin' demenin çok doğru olmadığına, onların bu endişelerinin altında yatan sebepleri anlamaya çalışmak gerektiğine inanıyorum.
Nasıl Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren yüzde 47'yi anlamak gerekiyorsa, kimsenin zorlaması olmadan kalkıp Cumhuriyet mitingine gidenleri de anlamak gerek.
Dile getirilen endişeler haklı mıdır haksız mıdır konusuna hiç girmeyeceğim. Ama sanıyorum konunun özünde, AKP gibi İslamcı bir geçmişten gelen yönetim kadrosuna sahip bir partinin tek başına iktidar olmasının yattığı konusunda hemfikir olabiliriz.
Bu partinin iktidardayken ne yaptığından veya önümüzdeki dönemde ne yapacağından bağımsız bir şey bu. Partinin iktidarda olması endişe duyanları endişelendirmeye yetiyor.
***
Bir an için bir varsayımda bulunalım:
22 Temmuz seçimini AKP yine yüzde 47 ile kazansaydı ama buna karşılık Cumhuriyet Halk Partisi de yüzde 40 oy almış olsaydı, bugün yine bu kadar endişeli olur muydu bu insanlar?
Bu sonuç alınsa, bugünün endişe duyanları demokrasiden bu kadar ümidi keser, askeri darbeyi bu kadar ümitle beklerler miydi?
Bence hayır. Çünkü o zaman bir umutları olurdu: Bu seçimde değilse de bir sonraki seçimde iktidara onlar gibi düşünen birilerinin geleceğini umarlardı.
***
Bana göre taa en başından beri, yani İslamcı partinin yükselişe geçtiği 1994 yerel seçiminden beri sorunun özü bu. Ama gelin o kadar geriye gitmeyelim, 2002 seçimine dönelim.
Taa en başından beri, en azından bu köşede, Türkiye'nin temel siyasi sorununun muhalefet olduğu söyleniyor.
Muhalefetin güçsüzlüğü, dağınıklığı ve en önemlisi halka daha iyi bir hayatı vaat edememesi, Türkiye'nin siyasi dengelerini bozuyor.
***
Kuşkusuz her Türk vatandaşının kendisini bu ülkenin sahibi gibi görme, kendini ülkenin merkezinde düşünme hakkı var.
Ancak, geleneksel olarak, hatta belki kuşaklardan beri kendisini bu ülkenin merkezinde ve ülkenin çimentosu gibi görenler, bir daha aynı işlevi yerine getiremeyecek olmaktan da endişeliler.
Bütün bu endişeleri gidermenin yolu, oyunun kurallarına uymaktan ve o kurallar içinde gidip seçimi kazanmaktan geçiyor. Sizin partiniz seçimi kazanamayınca, daha doğrusu iktidara gelmek için hiçbir umut veremeyince, ülkenin elden gitmekte olduğu endişesine kapılmak normal.
***
O yüzden Türkiye'nin kendi sağlığı için, Batılı değerleri hayat tarzı dahil sonuna kadar savunan ama aynı zamanda bu ülke halkıyla da barışık güçlü bir iktidar alternatifinin ortaya çıkması için aslında hiçbir engel yok.
CHP'nin öyle bir alternatif olabileceği düşünülmüştü beş yıl önce ama aradan geçen zaman bu düşüncenin yanlışlığını ortaya koydu. CHP bu saatten sonra değişir mi? Şüpheliyim.
Ama şunu biliyorum: Böyle bir güçlü alternatif ortaya çıkana kadar bu ülke hep darboğazlarda kalacak, endişe edenlerin endişeleri hiç geçmeyecek!