Gördünüz, yalnız değiliz

Biz ne istiyoruz? Daha demokratik bir Türkiye. İnsan haklarına saygı gereğinin tartışma konusu bile olmadığı bir Türkiye. Dünyada demokrasisi, hukuk devleti ve insan haklarına saygısı sayesinde itibar gören bir Türkiye.

Biz ne istiyoruz? Daha demokratik bir Türkiye. İnsan haklarına saygı gereğinin tartışma konusu bile olmadığı bir Türkiye. Dünyada demokrasisi, hukuk devleti ve insan haklarına saygısı sayesinde itibar gören bir Türkiye. Vatandaşlarının birbirine karşı saygılı olduğu bir Türkiye. Irkçılığından kurtulmuş bir Türkiye. Toplumda farklı olanların dışlanmadığı, linç edilmediği, ölüm tehdidi altında yaşamadığı bir Türkiye. Şiddet çağrısı ve nefret içermeyen bütün görüşlerin tartışılabildiği bir Türkiye. Bütün vatandaşlarının gerçekten fırsat eşitliğine sahip olduğu bir Türkiye. Refahını doğru dürüst paylaşan bir Türkiye.
Daha uzatmayacağım. Basitçe, daha iyi, daha zengin bir Türkiye.
* * *
Kimseden bir alıp veremediğimiz yok.
Bu ülkeyi en az sizin kadar seviyoruz. Her gün ülkemizi, yukarıda bir bölümünü saydığım yollardan biriyle yüceltmek için var gücümüzle çalışıyoruz.
Vatan sevgisini göstermenin en iyi yolunun çalışmak, daha çok çalışmak, üretmek, daha çok üretmek olduğuna inanıyoruz.
Başkasının acısıyla acı duyuyoruz, 'Oh oldu' demiyoruz.
Başkasının sevinciyle seviniyoruz.
Hayatı sadece siyah ve beyazdan ibaret bir kavga olarak görmüyor; tam tersine hayatın zengin renkleri olan bir mücadele olduğunu düşünüyoruz.
Birbirimize karşı veya başka ülkelere karşı yarışmalarımızda, bunun bir ölüm kalım savaşı değil centilmence yürütülmesi gereken bir rekabet olduğunun herkes tarafından içe sindirilmesini istiyoruz.
Siyaset yaparak veya sadece söz söyleyerek ülkenin geleceğinde rol alma imkânının herkese açık olduğu bir Türkiye düşlüyoruz.
Herkesin insanca ve özgürce yaşadığı, kimsenin kimsenin ayağına basmadığı müreffeh bir ülke hayal ediyoruz.
Kuralların herkese eşit uygulandığı, gerçekten 'imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle' olduğumuz bir Türkiye özlemimiz.
Farklılıklarımızdan, kültürlerimizden, etnik kökenimizden kavga sebebi olarak değil bizi biz yapan değerler olarak söz edilsin istiyoruz.
* * *
Dün, adı Hrant olan arkadaşımızın ardında, Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Boşnak, Laz, Arap, Gürcü demeden, Müslüman, Hıristiyan, Yahudi demeden 100 bin kişi yürüdük.
Ne yazık ki bunu Hrant'ın sağlığında değil, onun cenazesinin ardında başarabildik.
Ama başardık. Demek Hrant boşuna yaşamamış. Demek Hrant bu dünyada yalnız değilmiş. Demek biz o kadar sinmiş, susmuş, korkmuş değilmişiz. Demek biz, asıl sessizliğimizle çok büyük bir güçmüşüz.
İnanın bana daha fazlasını da başarabiliriz.
Bu ülkeyi daha iyi bir ülke yapmak elimizde.
Hadi.