İstanbul'un değerini arttırmak

Bugünlerde İstanbullular şehir içinde bir yerden bir yere giderken her köşe başından çıkabilecek bir dizi sürprizle karşılaşabiliyorlar.

Bugünlerde İstanbullular şehir içinde bir yerden bir yere giderken her köşe başından çıkabilecek bir dizi sürprizle karşılaşabiliyorlar.
47 sanatçımızın hazırladığı eserler, İstanbul'un dört bir yanında, belki de bu şehir tarihinde yapılmış en büyük açık hava sanat sergisinde bir araya geldi, İstanbullularla buluşuyor.
Dünyanın iyi şehirlerini diğer şehirlerin ayıran en önemli özellik herhalde o şehrin içinde yaşayan insanlara sunduğu hayat kalitesi olmalı.
Ve bir şehrin insanlarına sunduğu hayat kalitesini belirleyen şeylerin başında, o şehrin insanların hayatına kattığı zenginlik geliyor.
Ben, hayata zenginlik katmak denince kültür-sanata erişimi anlıyorum. Şehirdeki sinema, tiyatro, konser salonu sayısı, müzelerin sayısı, plastik sanat sergilerinin sayısı ve bunlara erişim, insan hayatına çok ama çok büyük zenginlikler ekliyor.
Bu ölçütlerle bakıldığında İstanbul'un Türkiye'nin bütün diğer şehirlerine karşı zaten ciddi bir üstünlüğü var. Belki bu üstünlük de doğal. Ama bu üstün konumuna rağmen İstanbul'un sundukları yeterli mi? Bence hayır, daha gidilecek çok yolumuz var.
İşte, salı gününden itibaren İstanbul'un dört bir yanında, ototbüs duraklarında, reklam raketlerinde görmeye başladığınız 'RadikalArt' sergisi, İstanbul'un ve İstanbullunun zenginliğine biraz daha zenginlik katan bence olağanüstü heyecan verici bir sergi.
Bu sergi, İstanbul'un en büyük açık hava reklam firması Wall olmasaydı ve Wall böyle bir katkı sunmasaydı imkânsız yapılamazdı veya yapılsa bile bugünkü etkinliğine ulaşamazdı. O yüzden biz Radikal olarak Wall'a sonsuz teşekkür borçluyuz ama bence İstanbullular da Wall'a çok şey borçlu.
Aynı şekilde, RadikalArt'ın baskı sponsoru BBM'nin katkısını da unutmamak gerek. İstanbullular BMM'ye de müteşekkir.
Bu yıl RadikalArt'ı ilk kez yaptık. Daha önce böyle bir tecrübemiz yoktu. O yüzden eminim çok sayıda hatamız oldu, unuttuğumuz veya eksik bıraktığımız pek çok yönümüz oldu. Önümüzdeki yıl ve yıllarda bu eksiklerimizi teker teker gidereceğiz ama şimdilik İstanbulluların hoşgörüsüne sığınmaktan başka bir şey gelmiyor elden.
Dün ve önceki gün sırf meraktan ve işime geç gelmek pahasına şehrin dört bir yanını dolaştım, her köşe başında RadikalArt'ın eserlerini aradım, çok sayıda eseri de yerinde görebildim ama elbette hepsini göremedim, çünkü İstanbul'un her yerine gidecek kadar vaktim yoktu.
Bu serginin konseptinin güzelliği de bence burada. Belki hiç kimse RadikalArt'ın eserlerinin hepsini birden bu bir haftada göremeyecek. Serginin 'gezilemeyecek' olması bence başlı başına bir 'happening.' Çünkü hangi eserin hangi köşeden çıkacağı ve size nasıl bir sürpriz yapacağını bilemiyorsunuz.
Önümüzdeki hafta ve aylarda RadikalArt Türkiye'nin dört bir yanını dolaşacak. Belki her yerde İstanbul'daki gibi şehrin tümüne yayılmış olarak sergileyemeyeceğiz ama olsun, en azından bütün bu şehirlere RadikalArt'ı götürebileceğiz.