Köşk toto hızlanırken

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin cumhurbaşkanlığı konusunda bir kamuoyu yoklaması yaptığı ve Başbakan Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Bülent Arınç ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül hariç, partinin önde gelen...

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin cumhurbaşkanlığı konusunda bir kamuoyu yoklaması yaptığı ve Başbakan Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Bülent Arınç ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül hariç, partinin önde gelen dört ismini (Mehmet Aydın, Vecdi Gönül, Köksal Toptan ve Beşir Atalay) anket formuna yazdığı haberi önceki akşam heyecan yarattı.
Bu isimler, doğal olarak 'Cumhurbaşkanı aday adayları' olarak algılandı.
Ve dün sabah itibarıyla bir anlamda AK Parti'nin içine zaman ayarlı bir
bomba atılmış oldu. Bakalım ne zaman patlayacak, belki de hiç patlamadan
etkisiz hale getirilecek.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in dün sabahki sözlerini dikkatle okuyun, bir sitem görüyor musunuz? Ben görüyorum. Şener, kendi partisinin yaptırdığı ankette cumhurbaşkanlığı için bazı isimlerin soruluyor olmasından rahatsız olmuş belli ki, 'İsim sormadan, yönlendirme yapmadan yapılsa daha iyi olurdu' diyor.
Bilmiyorum, bu anketin duyulmasından sonra duygularını saklayamayan daha
kaç AK Partili var acaba?
***
Bundan yaklaşık iki ay önce Başbakan Erdoğan'ın yakın çevresinden üst düzey bir kaynakla sohbet ediyoruz. Sohbetimizin konusu doğal olarak cumhurbaşkanlığı seçimi ve Erdoğan'ın aday olup olmayacağı.
Kaynağım, Erdoğan'ın aday olup olmayacağını bilmediğini söylüyor ve ekliyor: "Kendisinin bildiğini de sanmıyorum." Ben de ona inanıyorum, Erdoğan henüz kendisi de aday olup olmayacağını bilmiyor olabilir.
Ancak kaynağım başka bir ilginç ve aynı zamanda doğal duruma dikkat çekiyor: "Ama yarın sabah Başbakan çıkıp 'Ben aday değilim' dese parti birbirine girer, çünkü o olmayınca adaylığın talibi çok olur."
O zaman Türk siyaseti için maalesef 'normal' olan ama demokrasiyle yönetilen bir ülkeye hiç yakışmayan klasik siyasi taktik devreye giriyor: Mümkün olan en son saniyeye kadar aday olacağını veya olmayacağını, kendi adaylığını veya senin esas adayının kimliğini saklamak.
Nedir mümkün olan en son saniye? Anayasamıza göre bu yıl cumhurbaşkanlığı seçim süreci 16 Nisan'ı 17 Nisan'a bağlayan gece yarısı başlayacak. İlk 10 gün adayların ortaya çıkması beklenecek.
Yani, 26 Nisan'ı 27'sine bağlayan gece yarısı aday olma süresi dolacak.
Çok büyük bir olasılıkla cumhurbaşkanı adaylarının kimler olduğunu ve onların içinden hangisinin seçilmesinin büyük ihtimal taşıdığını 26 Nisan, bilemediniz 27 Nisan günü biliyor olacağız.
Ve yine çok büyük bir olasılıkla 28 veya 29 Nisan günü cumhurbaşkanlığı için ilk tur oylaması yapılacak. İkinci tur en erken bu oylamadan üç gün sonra olabilir, yani mayısın ilk günlerinden birinde ikinci tur yapılacak. Ve seçilmek için 276'nın yeteceği üçüncü tur da büyük olasılıkla
10 Mayıs'tan önce yapılacak, yani Türkiye 11. Cumhurbaşkanı'nı seçmiş olacak.
Yeni Cumhurbaşkanı 16 Mayıs günü yemin edip göreve başlayacak.
Bütün bu süreç içinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın en büyük önceliği, partisinin gereksiz kırgınlıklar veya rekabetler yüzünden bölünmesini önlemek, Cumhurbaşkanı seçiminin yalnızca ülke için değil kendi partisi için de kazasız belasız geçmesini sağlamak olacak.
Kendisinin adaylığı, partisinde en az hasarı yaratacak ihtimal. Ama o zaman ülkede ne gibi gerginlikler olur, bunu kestirmek zor. Öte yandan, bu yaşında aday olmayı gerçekten isteyip istemediği, başında kendisinin olmadığı AK Parti'nin seçimde yeterli başarıyı yakalayıp yakalayamayacağı Başbakan Erdoğan'ın aklından geçen diğer sorular.
Baksanıza bir basit anket bile partinin kurucu babalarından Abdüllatif Şener'i bu denli duygusal yapıyorsa, adaylıklar partide ne gibi sonuçlara yol açar acaba?
Çankaya totolar hızlanıyor.