Küçük şeyler: Trafiği akıtmak... Yeniden

Pazartesi sabahı İstanbul'un önemli bir bölümü kar yağışıyla uyandı. Bu da köprüler ve bağlantı yollarında bir kez daha trafik kilitlenmesinin başlıca bahanesi oldu.

Pazartesi sabahı İstanbul'un önemli bir bölümü kar yağışıyla uyandı. Bu da köprüler ve bağlantı yollarında bir kez daha trafik kilitlenmesinin başlıca bahanesi oldu.
Aslında artık buna alışmış olmamız lazım. İstanbul'da trafik sorununun merkezinde köprüler ve onların çevre yolları var. Köprülerde trafik tıkandığında bundan bütün şehir etkileniyor.
Daha önceki çoğu kilitlenmede olduğu gibi pazartesi günkü kilitlenmede de başrolü sürücüler oynuyordu. Yolun kaygan olduğu düşünülerek sürat düşürülüyor önce, sonra mesela küçük bir kaza oluyor ve onu izlemek isteyen sürücüler trafiği tıkıyorlar. Bu minik tıkanma kısa sürede kilitlenmeye dönüşüyor.
Artık trafikteki araçların neredeyse tamamı hasar sigortasına sahip. Kaza yapan ve kazaya sebep olan, araçlardaki hasarın parasını sigortadan almak için başlıyorlar kaza yerinde beklemeye. Bazen kaza yeri yolun yarıdan fazlasını kapatsa bile onlar trafik polisi gelmeden ve kaza tutanağı tutulmadan yerlerinden kıpırdamıyorlar. Bu, trafikteki kilitlenmenin iyice büyümesine ve içinden çıkılmaz hale gelmesine neden oluyor.
Kaza yerindeki birikmenin yarattığı trafik sıkışıklığına Türk sürücülerin ilk tepkisi emniyet şeridine girmek oluyor. Kısa zamanda bu şerit de kilitleniyor ve artık trafik polisinin kaza yerine ulaşıp tutanak düzenlemesi ve çekicilerin gelip yolu açması imkânsız hale geliyor.
Yol saatler sonra açılıp hasarlı araçlar kenara alınsa bile sıkışıklık bitmiyor, çünkü bu kez geçen sürücüler kaza yerini iyice tetkik edebilmek, kazalı araçları inceleyebilmek için şehevi bir arzu duyuyorlar, trafik yine kilitleniyor.
Bu kısır bir döngü. Pazartesi günü yaşanan tam olarak buydu. Çok sayıda araç ve onların içindeki insanlar saatlerini kaybettiler. Bunun tek nedeni vardı: Kötü sürücülük.
Otoyolların şehir içi yollardan temel farkı, bu yollarda trafiğin daha hızlı akması için gereken yol düzenlemelerinin yapılmış olması. Yol ne kadar kalabalık olursa olsun otoyolda trafiğin akması gerekir. Ama bizde trafik akmaz, çünkü biz çok ama çok kötü araba kullanırız, sık sık şerit değiştirir, olmamız gereken süratte gitmez, gereksiz yere şerit işgal ederiz.
Bakın ikinci köprüde ilginç bir durum var. Burada trafik köprü gişelerini geçtikten sonra da kilitli. Yani trafiği gişeler yavaşlatmıyor ama sürücülerin davranışları yavaşlatıyor.