Atatürk sandalyesi

Atatürk'ün yarattığı birinci sandalyede Gül, ikinci sandalyede Baykal oturuyor. Bu sandalyede İnönü bir, Ecevit iki kez en çok oyu alan liderler oldu. Baykal ise hiçbir seçimden birinci olarak çıkamadı." /> Atatürk sandalyesi

Atatürk'ün yarattığı birinci sandalyede Gül, ikinci sandalyede Baykal oturuyor. Bu sandalyede İnönü bir, Ecevit iki kez en çok oyu alan liderler oldu. Baykal ise hiçbir seçimden birinci olarak çıkamadı." /> Lider nedir, ne değildir? - İSMET BERKAN - Radikal

Lider nedir, ne değildir?

<strong><font color="#D50000">Atatürk sandalyesi</font></strong><br></br>Atatürk'ün yarattığı birinci sandalyede Gül, ikinci sandalyede Baykal oturuyor. Bu sandalyede İnönü bir, Ecevit iki kez en çok oyu alan liderler oldu. Baykal ise hiçbir seçimden birinci olarak çıkamadı.

Birkaç ay önce bir arkadaşımla yaptığım hummalı bir tartışma sonrası girdiğim iddiayı bir an önce kazanmak için evde deli gibi Falih Rıfkı Atay'ın ünlü Çankaya'sını aramaya başladım. Bir türlü bulamayınca da çıktım ve satın aldım. Ardından da önce aradığımı buldum, sonra kitabı onca yıl sonra yeniden okumaya başladım.
İlk izlenimim şu oldu: Atatürk'ün eşi Latife Hanım'ın hayat öyküsünü yazdı diye İpek Çalışlar'ın başına gelenler düşünüldüğünde, Falih Rıfkı, Çankaya'yı bugün yayımlamaya kalksa herhalde hapse girerdi diye düşündüm.
Her neyse bu işin eğlence kısmı. Esas önemlisi 'Çankaya'nın Atatürk'ü ve onun liderliğini anlamamız için yazılmış en iyi kitap olması.
Bence 'Çankaya' bugünlerde özellikle okunması gereken çok önemli bir kitap. Biraz sonra anlatmaya çalışacağım sebeple, ben 'Çankaya'yı özellikle Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül vermiş ama oy vermemiş seçmenlere şiddetle öneriyorum.
'Çankaya'dan neler mi öğreniyoruz? En çarpıcı bilgilerden biri, Mustafa Kemal'in daha 1907-08-09 gibi erken yıllarda ve genç yaşında kafasında Cumhuriyet fikrini geliştirdiği, daha sonraki Misakı Milli sınırlarına çok benzeyen daha küçülmüş bir ülkeyi yönetilebilir ve savunulabilir bulduğu bilgisi. Dikkat edin, o sırada Balkan Savaşları olmamış, Makedonya ve Batı Trakya kaybedilmemiş (zaten bu fikirlerini Selanik'te bir meyhanede arkadaşı Fethi (Okyar) beye söylüyor Mustafa Kemal), bugünkü Irak dahil neredeyse bütün Ortadoğu coğrafyası kağıt üstünde Osmanlı 'memaliki' iken söylüyor bunları Atatürk. Vatana (Osmanlı) ihanet mi, zamanın ruhunu ve ülkenin kaderini iyi bilen stratejik düşünme tarzına sahip pragmatist düşünce mi? Varın siz karar verin.
'Çankaya'dan edinilebilecek bir başka ve bence çok önemli bilgi, Atatürk'ün özellikle Cumhuriyetin ilanı ve hilafetin kaldırılması dahil bütün devrimlerde, muhalifleri onu sıkıştırdığında, 'Ben de o zaman halka giderim, ondan oy isterim' demesi. Atatürk, halkın onu benimsemiş olduğundan, onun liderliğinden, onun yaptıklarını doğru bulacağından bir an bile şüpheye düşmemiş, bir an bile halktan korkmamış biri.
Peki diyelim hilafetin kaldırılması, o gün bir referandum şeklinde halka sorulsaydı acaba onaylanır mıydı? Anadolu'nun o günkü haline bakınca onaylanmayacağı sonucunu çıkarabilirsiniz ama Atatürk faktörünü unutmayın, o kaldıralım deyince bence referandumdan evet oyu da çıkardı.
Bu söylediğim tabii çok spekülatif bir şey, tarihteki olaylara böyle bakılmaz. Ama bence buradan bize önemli bir liderlik dersi çıkıyor: Kendisine 'lider' sıfatını uygun gören veya kendisine 'lider' denmesine izin veren herkes 'lider' olmuyor, olamıyor.
Lider, adı üstünde, önde giden, hatta çoğu zaman halkına rağmen onun önünde giden, ona yol açan ve ondan çekinmeyen, korkmayan kişinin sıfatı.
'Lider olunmaz doğulur' gibi laflara girmeyeceğim burada ama bir başka önemli hasletini de söylemem lazım liderlerin: Lider, hayatında bir şey becermiş kişidir, başarılı olmuş kişidir.
Atatürk, Çanakkale'de başarılı olmasaydı, Atatürk 7. Ordu'da başarılı olmasaydı, çöllerden derli toplu düzenli çekilmeyi beceren tek ordu Atatürk'ün kumandasındaki ordu olmasaydı da Atatürk olabilir miydi? Hiç sanmıyorum.
Liderin geçmişte yaptıkları gelecekte yapacaklarının teminatıdır. Atatürk o güveni uyandırdığı için daha ilk günden itibaren liderliği hiç sorgulanmamıştır.
Zamanında Atatürk oraya koyduğu için hâlâ varlığını sürdüren iki tane sandalye var:
Birinde Cumhurbaşkanı sıfatıyla bugün Abdullah Gül oturuyor, dün de İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Kenan Evren, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Ahmet Necdet Sezer oturmuşlardı o sandalyeye. Oraya oturanlardan 'Atatürk' olmalarını hiç beklemedik, zaten Çankaya'nın 'liderlik' vasfı da bir yere kadar. (Atatürk bile Çankaya'da sıkılmıştı, unutmayın!)
Atatürk'ün yarattığı ikinci sandalyede ise bugün Deniz Baykal oturuyor. Bu sandalyede oturmuş kişilerden sadece İsmet İnönü bir kez, Bülent Ecevit ise iki kez en çok oyu alan liderler oldular. Yani kendilerini şu kadar veya bu kadar halka benimsettiler, liderliklerini gösterdiler. Deniz Baykal ise Atatürk'ün bizzat kendisini ve Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti seçim kozu olarak birkaç kez kullamış olmasına rağmen bugüne kadar genel başkan olarak girdiği hiçbir yerel veya genel seçimden birinci olarak çıkamadı.
Atatürk nasıl bir liderdi, Deniz Baykal nasıl bir lider?
Atatürk'ü Çankaya'dan ve başka onlarca kitaptan öğreniyoruz. Deniz Baykal'ı da seçim sonuçlarından.
Ve unutmayın: Hiçbir mazeret, başarının yerini tutamaz!