Mazot ve Faik Öztrak

Mazot 1 YTL olacak diyenler temelsiz konuşuyor. Bu vaadi savunan Eski Hazine Müsteşarı CHP'li Faik Öztrak, krizde ödediğimiz bedeli iyi biliyor.

Aslında bu konuya girmeyeyim diyordum ama bir yandan da elim kaşınıyor, yazmasam duramayacağım.
Genç Parti lideri Cem Uzan kampanyasına aylar önceden başladı ve mazotu 1 YTL'ye indirmeyi vaat etti.
Kimse ciddiye almıyordu onu. Derken seçim sathı mailine girilince birden hem CHP hem de DP mazotun fiyatını indirme vaadi yarışına girdiler.
CHP ve DP, çiftçinin kullandığı mazotu ucuzlatacaklarını söylüyorlar.
Bir an bu vaatlerinde ciddi olduklarını ve yarın da bu partilerin iktidara geleceğini hayal edelim. Doğacak maliyeti üstlenseler bile nasıl satacaklar çiftçiye ucuz mazotu? Çünkü mesela benim otomobilim de mazotla çalışıyor, ama ben çiftçi değilim. Benim gidip ucuz mazot almamı nasıl engelleyecekler?
Aklıma gelen yöntem, çiftçilerin bir çeşit özel mazot karnesine sahip olmaları. Bu onlara verilecek bir kimlik kartı da olabilir. O kartı veya karneyi gösteren mazotu ucuza alacak.
Mazotu 1 YTL'den alan bir kişinin dönüp köşenin başında onu 1.1 YTL'ye satmayacağının bir garantisi var mı?
Veya bunu önlemenin bir yolu var mı?
Meselenin bir başka yönü de şu: Ben de mazot tüketiyorum, kamyon şoförü de, büyük TIR firması da, büyük otobüs firması da, çiftçi de. Peki ama çiftçiler benden veya kamyon sahiplerinden daha fazla mı vatandaş da devlet onlara bir malı daha ucuza satıp aradaki zararı sineye çekerken benden tam fiyat istiyor?
Evet başta gelişmiş ülkeler olmak üzere her yerde tarımsal üretimi gerçekleştirenler destekleniyor. Ama bu desteğin biçimi bu mu olmalı? Mazot çiftçinin üretim girdisi de mesela kamyoncunun girdisi değil mi?
Türkiye geçmişte bütün o ekonomik krizleri böyle popülistçe vaatler yüzünden yaşadı. Hâlâ o dönemlerin vaatlerinin yarattığı iç borçlanmayı temizleyemedik, atılan hesapsız kitapsız temellerin, hesapsız kitapsız desteklemelerin parasını hâlâ ödüyoruz ulusca.
Ama seçim ortamına girildiğinde bizim politikacımız temel içgüdüsüne geri dönüyor ve bu popülist vaatleri art arda sıralıyor.
* * *
Türkiye'yi krizden çıkaran ekonomik programın mimarı Kemal Derviş'in bir numaralı uygulamacısı olan eski Hazine Müsteşarı Faik Öztrak bu seçimde CHP'den milletvekili adayı.
Öztrak, Türkiye'nin krize neden girdiğini ve hangi bedeller ödeyerek çıktığını en iyi bilen isimlerden biri. Bir süre bu hükümetle de çalıştı ama anlaşamayınca ayrıldı, Milliyet'te köşe yazarlığı yaptı.
Öztrak, pazartesi günkü Sabah gazetesine bir demeç verdi ve CHP'nin ekonomik vaatlerini savundu. Vaatler arasında mazot fiyatını indirmek, çalışanların vergi yükünü azaltmak ve yoksullara ayda 300 YTL para vermek de var.
Öztrak'ın hesabına göre bu üç vaadin toplam maliyeti 6.4 milyar YTL. Yine Öztrak'ın hesabına göre bu rakam Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 1'ine denk geliyor. Öztrak, her yıl milli gelirin yüzde 6.5'u kadar faiz dışı fazla verildiğini hatırlatıp, 'Bunu bir puan aşağı çekersek vaatlerin maliyetini karşılarız' diyor.
Aynı Öztrak, aynı demecin başka bir yerinde de 'Mali disiplinden taviz vermeyeceklerini ama reel faizin düşmesi halinde faiz dışı fazlayı daha aşağı seviyeye de getireceklerini' belirtiyor.
İki şey hatırlatmama izin verin:
Birincisi, faiz dışı fazla denen para gerçek değil fiktif bir para. Türkiye'nin faiz dahil bütçesi fazla vermiyor, açık vermeye devam ediyor. Faiz dışı fazlayı azaltmak demek bütçe açığını artırmak demek. Yani kamunun borçlanma ihtiyacını artırmak demek. Dolaylı olarak enflasyonu artırmak demek. Faizlerin düşmesini geciktirmek demek. En önemlisi mali disiplinden taviz vermek demek.
İkincisi, Türkiye, Faik Öztrak'ın Hazine Müsteşarı olduğu dönem dahil, pek az defa gerçekten milli gelirin yüzde 6.5'i kadar faiz dışı fazla (FDF) verdi. (Bir seferinde kâğıt üzerinde sosyal güvenlik açığı düşük gösterilerek 6.5 rakamına ulaşıldı ama gerçekte rakam çok daha düşüktü.)
Bu vaat yerinde duruyor ama fiilen çok az defa gerçekleşiyor. İsteyen TEPAV'ın bütçe izleme grubunun rakamlarına internet üzerinden de bakabilir.
Peki Faik Öztrak bunu bilmiyor mu? Elbette biliyor. Hatta arşivlerde Öztrak'ın gerçekte 6.5'lik oranın tutturulmadığından hareketle, hükümeti FDF konusunda halkı yanıltmakla itham ettiği yazılar da duruyor.
Prensipte FDF'nin azaltılmasını, kamunun altyapı yatırımları yapmasını savunmakla, bir siyasi vaadin buradan 'gelecek' (ama gerçekte olmayan) bir parayla yapılmasını savunmak arasında ciddi fark var.