Meclis, başkan seçebilecek mi?

Köşk, Anayasa paketindeki Meclis'te toplantı yetersayısını 184 yapan maddeyi onaylamazsa, seçimden sonra Meclis, başkan seçmekte zorlanır...

Eğer Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, halen masasında durmakta olan Anayasa değişikliği paketinin içinden Meclis'in her türlü toplantısında toplantı yeter sayısının 184 olmasını öngören maddeyi onaylamazsa, 22 Temmuz seçiminden sonra oluşacak olan 22. dönem parlamento kendisine başkan seçmekte zorluklar çekebilir.
Zorluk, Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanı seçiminin birinci tur oylamasını iptal ettiği kararla birlikte oyunun kuralının değişmiş olmasından kaynaklanıyor.
Anayasa'nın 94. maddesinin dördüncü fıkrası, Meclis Başkanı'nın nasıl seçileceğini belirliyor. Fıkra şöyle:
"Türkiye Büyük Millet Meclisi başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclis'in toplandığı günden itibaren beş gün içinde, Başkanlık Divanı'na bildirilir. Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oyu alan iki aday için dördüncü tur oylama yapılır; dördüncü tur oylamada en fazla oy alan üye başkan seçilmiş olur. Başkan seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün içinde tamamlanır."
Bu seçim maddesinin cumhurbaşkanı seçim yönteminden tek farkı, dördüncü tur oylamada herhangi bir nitelikli çoğunluğun (karar yeter sayısı hariç elbette) öngörülmemiş olması. Bu maddede öngörülen ilk iki oylama, rahatlıkla cumhurbaşkanı seçimi oylamasıyla aynı kabul edilebilir. Ve dolayısıyla, oylama sırasında üçte iki üyenin, yani 367 kişinin Meclis Genel Kurulu'nda şu veya bu yönde oy kullanması gerektiği şartı rahatlıkla geçerli kabul edilebilir.
Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunu iptal eden kararının gerekçesi henüz yazılıp yayımlanmadığı için bu kararda herhangi bir yol gösterici özellik bulunup bulunmadığını, mahkemenin 367'nin nasıl gerçekleşmesi gerektiği konusunda açık bir şey söyleyip söylemediğini bilmiyoruz, ama yine de alınan kararın sonuçlarını çıkarsamak mümkün. Bu çıkarsama yapıldığında da, Meclis Başkanı seçimi oylamasında da aynen cumhurbaşkanı seçiminde olduğu gibi 367 üyenin oylamaya katılmasının şart olduğunu söyleyebiliyoruz.
Bu yeni kural ışığında meseleye baktığımızda, Meclis'in mevcut gerilimleri giderici bazı girişimler veya seçim sonuçları alınmadıkça başkan seçmekte de büyük güçlük yaşayacağı anlaşılıyor. Tabii ki temennim Meclis Başkanı'nın uzlaşmayla seçilmesi ama bir süreden beri bizim parlamentomuzda Meclis Başkanlığı konusunda uzlaşma örneğine hiç rastlamıyoruz. Hatırlayın, bundan beş yıl önce, bugünkü başkan Bülent Arınç, kendi partisiyle bile uzlaşmamış, 'inadına' aday olmuş ve seçilmişti.
Meclis'in kendisine bir başkan seçememesinin bir yaptırımı yok. Meclis'i, seçim sonuçlarının ilan edilmesinden beş gün sonra en yaşlı üye geçici başkan olarak açıyor. Seçimden sonra en yaşlı üye olmaya en yakın aday 1924 doğumlu CHP adayı Şükrü Elekdağ.
Meclis'in başkanını seçememesi, Meclis'in görevine ciddi bir krizle başlaması anlamına gelecek.
Anayasa'ya göre Meclis'in, seçimden sonra ilk iş olarak kendi Başkanlık Divanı'nı oluşturması, yani Meclis Başkanı'nı seçmesi, ardından partilerin kendi başkanvekili adaylarını, kâtip adaylarını, idare amiri adaylarını vs. belirlemesi, bu belirlenenlerin de Genel Kurul tarafından onaylanması gerekiyor. Ancak bu işlemin tamamlanmasından sonra Meclis normal çalışmasına başlayabiliyor ve ilk iş olarak yeni hükümetin kurulması, programının okunması ve görüşülmesi, güvenoylaması yapılması gerekiyor.
Başkan seçilemediğinde bu işleyişin nasıl olacağı bilinmiyor. Eğer kalıcı başkan seçilemezse geçici başkanın uzunca bir süre Meclis'e başkanlık etmesi söz konusu olabilir. Ama bu söz konusu olamıyorsa nasıl bir uygulama yapılacak, hepimiz bekleyerek göreceğiz.