Pakistan uçuruma yaklaşırken

Butto'nun öldürülmesi, aşırı İslamcıların ellerine nükleer silah almasına yol açabilecek.

Benazir Butto'nun öldürülmesiyle Pakistan zorlu bir seçime mecbur bırakılmış oldu: Radikal İslamcılar veya darbeci/Amerikan işbirlikçisi
general Müşerref arasında bir seçim.
Pakistan, nükleer silaha sahip, bu silahlarını orta ve uzun menzilli füzelerle atabilme kapasitesi bulunan bir ülke. Böyle bir ülkenin Afganistan'daki Taliban'la aynı doğrultuda düşünen kişiler tarafından yönetilmesi sadece bölgesi için değil bütün dünya için bir felaket olabilir.
Benazir Butto, Pakistan'ın içine girdiği siyasi seçeneksizlikten en uygun çıkış gibi gözüküyordu. Darbeci general Müşerref siyasi zeminini giderek kaybederken aşırı İslamcılar da umdukları kadar hızlı yükselemiyordu ama halktaki hoşnutsuzluk elle tutulur bir gerçeğe dönüşmüştü.
Zaten bu çıkmaz sokak çok net gözüktüğü için, biraz Amerika'nın da telkiniyle Müşerref eski siyasi düşmanlarıyla görüşmelere başladı. Onun açısından da durum, eski siyasi düşmanlarla aşırı İslamcılar arasında sıkışmaktan ibaretti. O eski düşmanlarıyla, başta Benazir Butto ve Navaz Şerif olmak üzere hâlâ bir siyasi tabanı bulunan güçlü isimlerle adı konmuş veya konmamış anlaşmalar yapmaya başladı.
Önce Benazir Butto döndü, ardından ikinci denemesinde Butto'ya göre çok daha zayıf konumdaki Navaz Şerif. Gerçi Navaz Şerif'in seçime katılmasına izin verilmedi ama zaten onun seçimi kazanması beklenmiyordu, Şerif'in partisi artık büyük ölçüde Müşerref'in partisi zaten.
Seçimi kazanması mümkün olan, Başbakanlığa gelmesi yüksek ihtimal olan
kişi Butto'ydu, onun görece daha 'laik' siyaseti daha fazla teveccüh görüyordu.
Bu durumda Pakistan'ın İslamcıları açısından Butto, Müşerref'e göre çok daha büyük ve gerçek bir tehditti.
Tabii Pakistan söz konusu olduğunda, ne zaman kime hizmet ettiği bilinmeyen, bazen aynı anda birden fazla tarafa meyleden ama her zaman kendine ait bir gizli gündemi ve planı da bulunan Pakistan gizli servisini göz ardı etmemek lazım. Butto'nun öldürülmesinde İslamcılar kadar gizli servis de rol oynamış olabilir, en azından bu spekülasyonun yapılmasını artık kimse engelleyemez.
Hatırlayın, aynı gizli servisin zamanında Taliban'ı kurduğu bir sır değil, bugün Taliban'ı hâlâ yönettiği de ciddi bir söylenti.
Pakistan, uzun dönemde belki de Taliban aracılığıyla Afganistan'ı kendine bağlamak istiyordu ama sonunda Taliban'ın arkasındaki ideoloji Pakistan'ı kontrol etme potansiyelini eline geçirdi. Boynuzun kulağı geçmesi tam böyle bir şey.
Şimdi, Butto'nun öldürülmesi, Pakistan'ın orta-uzun vadede İslamcıların eline geçmesinin, 'Cihad' ideolojisiyle yaşayan aşırı İslamcıların ilk kez ellerine nükleer silah alması anlamına gelebilecek gelişmelerin önünü açıyor.
O bakımdan, başta Amerika olmak üzere büyük güçlerin Pakistan'da olup bitenlere sessiz kalması beklenemez artık.
Ravalpindi'de patlayan bir bomba, hepimizi böyle etkiliyor işte.