'Psiko-tarih' var mıdır?

Bilimkurgu edebiyatı tutkuyla izlediğim bir yazın dalıydı. Ustalardan Asimov'un yeri ayrı.

Uzun zamandır pek okumasam da, bilim- kurgu edebiyatı bir zamanlar tutkuyla izlediğim bir yazın dalıydı. Bu türün çok sayıda büyük ustası var, benim 'hastası' olduğum çok sayıda yazar var ama bunlar içinde biri,
sanırım bilimkurgu tutkunu herkes için ayrı bir yerdedir: Isaac Asimov.
Kendisi de bir bilim insanı olan, sadece bilimkurgu değil, popüler bilim ve tarih dahil pek çok dalda önemli eserler ortaya koymuş bir hayli verimli bir yazar Asimov. Ve herhalde onun bilimkurgu şaheserleri
içinde de en önemli yeri Robot-Vakıf serileri alıyor. En azından benim için.
Bu iki seri başlangıçta birbirlerinden bağımsız yazılmaya başlanmış olsalar da, sonunda gerek ana karakterler, gerek ana hikâye örgüsü ve gerekse kader açısından birleşirler. Yani, her biri kendi içinde birden fazla roman ve öykü barındıran bu iki ayrı seri aslında bana göre tek bir seridir. Tek tek okunabilecekleri gibi, toplu halde okunduklarında da, ne bileyim 'Pardayanlar' veya 'Üç Silahşörler' tadını fazlasıyla
veren birer nehir öyküdür bunlar.
***
Bana bu yazıyı yazdıran şey bugünlerde okumakta olduğum bir kitap. Ama önce Asimov'u neden andığımı anlatmalıyım...
Asimov'un bu Robot-Vakıf serisinde en ilgimi çeken ayrıntılardan biri, romanların önemli karakterlerinden biri olan bir matematikçinin (Hari Seldon) 'psiko-tarih' adıyla yeni bir disiplin geliştirmesi. Seldon, 'bilimsel' disiplinini kurarken iki 'postüla'dan, yani doğruluğu peşinen kabul edilmiş iki temel önermeden yola çıkar: 1. Yeterince büyük bir nüfusun davranışları modellenebilir; 2. Eğer o nüfus, modellemenin sonuçlarından haberdar edilmezlerse nüfusun gelecekteki davranışları (psiko-tarihi) tahmin edilebilir.
1987 yılında bir radyo mülakatında Asimov'a bu fikri nereden bulduğu sorulmuş, işte onun cevabı:
"Bir Galaktik İmparatorluğun çöküşüyle ilgili bir kısa hikâye yazmak istiyordum. Ve o sıralar 'Roma İmparatorluğu'nun Yükselişi ve Çöküşü'nü ikinci kez okumayı yeni bitirmiştim. Ve düşündüm ki, bunu çok daha geniş bir ölçeğe, mesela galaktik bir imparatorluk ölçeğine uyarlayabilir ve buradan bir öykü çıkarabilirim. Editörüm John Campbell fikri beğendi ama bunu bir kısa öyküde harcamak istemediğini söyledi. Açık uçlu bir seri istiyordu, belki de sonsuza kadar sürecek bir seri. Ve ben yazmaya başladım. Öykünün öyküden öyküye ilerlemesini sağlamaya çalışırken fark ettim ki aslında kurgusal anlamda geleceğin tarihini yazıyordum esas olarak. Ve bunun klasik tarihten kesin biçimde ayrılması için bir bilim kurgusal dokunuş yapmam gerekiyordu.
O zaman varsaydım ki, gelecekte bir bilim olacak ve olasılık kuramına, istatistiğe dayanacak olan bu bilim geleceği başarıyla tahmin edebilecek."
***
Asimov çok mütevazı biçimde anlatıyor ama esasen bu fikir hiç de yeni değil. Fikrin eski olması Asimov'un onu romanlarında başarıyla kullanmış olmasına engel değil.
Ama benim derdim, fikrin kendisiyle.
İşte bu noktada da, bugünlerde okuduğum kitaba geliyoruz. Meraklısı için kitabın adı 'Critical Mass: How One Thing Lead Another-Kritik Kütle: Bir Şey Başka Bir Şeye Nasıl Yol Açar.' Yazarı Philip Ball. Umarım biri kitabı Türkçeye çevirir ve yayımlar bir an önce.
Kitabın ayrıntılarına geçmek için zamanımız olacak, Asimov'dan aktardığım ama aslında daha eski olduğunu söylediğim fikrin temellerine bir bakalım önce.
Özellikle 18 ve 19. yüzyıllarda, fizik başta olmak üzere bilim dallarının gösterdiği gelişme ve sanayi devrimiyle birlikte determinizm,
yani belirlenimcilik çok ağırlıklı bir düşünce haline gelmişti. Nasıl Newton'un evreninde, eğer gezegenlerin ve yıldızların bugünkü konumlarını iyi biliyorsak onların gelecekte nerede olacaklarını kesin biçimde hesaplıyorsak, günün birinde bunun insan davranışları dahil dünyamızdaki her şey için de yapılabilineceğine inanılıyordu.
Özellikle istatistik adıyla yeni bir matematiksel disiplinin ortaya çıkmasıyla birlikte 'olasılık teorisi'ne giden yolun taşları da döşenmişti ve geleceğe ilişkin tahminlerin hiç değilse genel tahminlerin yapılabileceği düşünülüyordu. İstatistik, o gün bugündür geleceği tahmin yolunda kullanılan bir araç.
Konu çok geniş ve dağılma tehlikesi çok büyük, bu kadar yazdığım halde hâlâ konuya tam olarak giremediğimin de farkındayım, o yüzden isterseniz haftaya devam edelim.