Sabah ve atv satılacak mı?

Ucu medyaya değen kamu satışları şaibeden uzak, şeffaf, rekabetçi ortamlarda yapılmalı.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, bugün Türkiye'nin ikinci büyük medya grubunu bir ihaleyle satmak isteyecek. İhaleye saatler kala, sadece bir girişimcinin ihaleye teklif verdiği, daha önce gereken adımları atarak 'Bilgi odası'na girmeye hak kazanan iki girişimci grubun ihalede
teklif vermediği anlaşılıyor.
Türkiye'nin ikinci büyük medya grubunun satılması kendi başına zaten büyük ve önemli bir olay. İkinci büyük gruba, iki ayrı girişimcinin TMSF'nin belirlediği ihale taban fiyatını yüksek bulduğu için girmemesi, üzerinde tartışılması gereken bir konu.
Aslına bakacak olursanız, televizyon, radyo, gazete, dergi ve kitap yayıncılığı işkolu Türkiye'de büyüme potansiyelini barındıran ve kârlı bir işkolu.
O bakımdan, bu işkoluna daha önce girmemiş veya girememiş yatırımcıların Sabah-atv ihalesine daha fazla ilgi göstermesi beklenirdi.
Grubun taban fiyatının 1.1 milyar dolar olarak belirlenmiş olması belki potansiyel taliplerin sayısının azalmasına yol açmış olabilir ama son aşamada ihaleye girmeye istekli gözüken üç grubun, belki Nurol hariç, Türkiye'nin köklü bir geçmişe ve ciddi sermayeye sahip grupları olmaması dikkat çekici.
Oysa dediğim gibi medya iyi yönetildiği takdirde kârlı bir sektör ve bu kârın temel kaynağı olan reklam yatırımları her yıl Türkiye'nin büyüme ortalamasının üstünde bir hızla büyüyor. Ama nedense ihaleye görece yeni sermaye grupları ilgi gösterdi, bunlar içinden de sadece biri, Çalık Holding ihale için teklif verdi. O teklifin ne olduğunu bugün ihalede öğreneceğiz.
Bu ihaleye giden yolda yapılan veya yapılmayan bir dizi şey, ihalenin sonucuna da etki etti. Bir kere hükümet, ihale sonunda yabancı sermayenin bu grubu almasını arzu etmediğini bence açıkça gösterdi. Daha önce Radyo Televizyon Üst Kurulu yasasında TV sahipliğinde yabancı hisse sınırını yüzde 25'ten sınırsızlığa getireceğini söylemiş olan hükümet, Sabah-atv satış sürecinde bu vaadini hatırlamadı bile. Şimdi ise TV'lerin yüzde 49'a varan oranda yabancı sahipliğine geçebilmesine olanak tanıyan bir taslağın ilgili bakanın masasında olduğu söyleniyor.
Bundan birkaç ay önce yeterli katılım olmadığı, yani rekabet oluşmadığı için ihalenin bugüne ertelendiği hatırlandığında ve TMSF Başkanı'nın "1.1 milyar doların bir kuruş altına vermem" dediği kayıtlarda olduğuna göre akla hemen 'Acaba TMSF de mi satmak istemiyor' sorusu geliyor ister istemez. Öyle ya, rekabetin oluşmasını istiyorsanız, belki rekabetçi bir taban fiyat belirlemelisiniz. Sonuçta 1.1 milyar dolarlık taban fiyatın piyasası bu kadarmış demek ki.
Bugün ihale kurulunun ne yapacağı çok önemli. Eğer ihaleyi yöneten kişi, verilen tek teklifin zarfını açmadan 'Gerekli rekabet ortamı yok' deyip
ihaleyi kapatırsa, bunu TMSF'nin taban fiyatı gözden geçirip yeniden ihaleye çıkacağı şeklinde yorumlamak mümkün olacak. Ama yok zarf açılırsa, daha karmaşık bir sürece girilecek.
Eğer Çalık Holding, ihale taban fiyatını teklif ettiyse, TMSF'nin zor bir karar vermesi gerekecek: Tek bir katılımcının olduğu bir ihaleyi o tek katılımcıya vermek veya vermemek.
Çalık Holding'in yurt içinde ve dışında önemli yatırımları var. Özellikle son yıllarda daha fazla göz önüne gelen bir holding ve AKP'ye yakınlığı
hakkında da ciddi iddialar var.
Öte yandan, Türkiye'nin en büyük medya grubunun dolaylı olarak da olsa hükümetin kontrolünde olması, yani TMSF tarafından daha da uzun süre yönetilmesi zaten düşünülemez bile.
O bakımdan, eğer Çalık Holding bu ihaleyi alırsa, maalesef istenmeyen eleştirilerin de hedefi olacak, belki hiç hak etmediği halde ihalenin
zaten onlar kazansın diye düzenlendiği bile iddia edilebilecek.
İnsan ister istemez on yıl önceyi, Türkbank'ın satış ihalesini hatırlıyor.
O zaman Merkez Bankası tarafından yönetiliyordu TMSF ve bu bankanın satışı yüzünden Türkiye bir başbakanını Yüce Divan'da yargıladı. O başbakana yöneltilen suçlamalardan biri de, kendisine yandaş medya grubu kurma çabası içinde olmaktı.
Ucu medyaya değen kamu satışlarının her türlü şaibeden uzak, alabildiğine şeffaf ve rekabetçi ortamlarda yapılması şart. Sabah-atv ihalesinde maalesef rekabetçi bir ortam oluşmadı, oluşamadı, belki de oluşturulmadı.