Seçimde konuşulmayan laiklik

Nihayet tam sayfa ilan yok ve köşeme kavuşabildim. Seçim döneminde onca şey olurken insanın elleri kaşınıyor, yazı yazmak istiyor.

Nihayet tam sayfa ilan yok ve köşeme kavuşabildim. Seçim döneminde onca şey olurken insanın elleri kaşınıyor, yazı yazmak istiyor.
Bilmiyorum gelecekte bu seçimi nasıl hatırlayacaksınız ama bana öyle geliyor ki bu seçim konuşulanları kadar konuşulmayan konularıyla da ilginç oldu.
Türkiye'nin pek çok önemli meselesi neredeyse hiç konuşulmadı. Bazı sloganlar söylendi, mesela Öğrenci Seçme Sınavı'nın kaldırılacağından söz edenler oldu ama eğitim meselesi nedense liderlerimizin miting konuşmalarında kendine hiç yer bulamadı.
Benzer şekilde, mazotun 1 lira olması konusunda renkli sayılabilecek bir tartışma yaşandı belki ama tarım desteklemelerinin nasıl olması gerektiği konusunda hiç ayrıntıya girilmedi.
Mesela, şehirlerimizde artan güvenlik sorunlarından söz edildiği oldu ama bu sorunların nasıl aşılacağı konusunda herhangi bir şey söyleyen olmadı.
İşsizlik adıyla çok söylendi ama işsizliğin nasıl önleneceği veya makul düzeye ineceği hakkında kimseden bir şey duymadım.
Bunlara başka konular da ekleyebilirim ama burada duracağım, çünkü bence bu seçimin esas hiç konuşulmayan konusu, laiklikti.
Öyle ya, bu seçime aslında bir anlamda laiklik konusunda yükselen endişeler nedeniyle böyle palas pandıras gittik. Yoksa kimse yaz sıcağında seçimi tercih etmezdi herhalde.
Peki, madem laiklik konusunda bu kadar endişeliydik, neden özellikle endişeli liderler konuyu hiç açmadılar? Mesela Deniz Baykal'dan, Giresun veya başka bir yerdeki mitinginde 'Bunlar Türkiye'yi şeriata götürüyorlar' türü bir cümle duydunuz mu? Mesela, nisan ayındaki Cumhuriyet mitinglerinde 'Solcular CHP'ye, sağcılar MHP'ye oy versin' denilerek Cumhuriyet'i ve onun kazanımlarını koruyacak partilerden biri olarak adı zikredilen Milliyetçi Hareket Partisi'nin ve onun lideri Devlet Bahçeli'nin 'Bu hükümet laikliği tehlikeye sokmuştur' dediğini duydunuz mu?
Duymadınız değil mi... Ben de duymadım. Acaba neden?
* * *
Aslında haksızlık etmeyeyim, CHP seçim bildirgesinde laiklikle ilgili endişelerden söz ediyor ve bunları gidermeyi vaat ediyor. Buna ilişkin tek eleştirim, CHP'nin laikliğin Türkiye'de bir daha tehlikeye girmemesini sağlamak için ne yapacağı hakkında hiçbir ipucu vermemesi olabilir.
Mesela hükümetlerin kadrolaşması nasıl engellenecektir? Bu konuda CHP hiçbir şey söylemiyor, hiçbir vaatte de bulunmuyor. İnanır mısınız bilmem, CHP mesela Diyanet İşleri Başkanlığı'nda memuriyete başlayıp da kısa zamanda devletin diğer alanlarına atananların engelleneceğinden bile söz etmiyor.
* * *
Laiklik bu seçimde bırakın ana gündem olmayı konuşulmadı bile, çünkü liderlerimiz çok iyi biliyor ki, laiklik konusu geniş seçmen kitleleri nezdinde bir ayrışma, bir bölünmenin konusu değil. Kaldı ki CHP'nin kendine güveni var: Laiklikten endişeli insanlar zaten CHP seçmeni, yani onlar 'çantada keklik.' Önemli olan çantanın dışındakileri avlamak, onlar da meydanlarda laiklik diye çok bağırılırsa ürkebilecek, kaçabilecek kişiler.
Kaldı ki CHP'nin laiklikten söz etmesi, ister istemez diğerlerinin, özellikle de AKP'nin dindarlığını akla getiriyor, o yüzden de CHP'nin konuyu açması kendisi açısından yanlış olurdu, onlar da açmadılar.
Bu seçimde dini siyasete alet eden tek bir lider oldu, o da her zamanki gibi Necmettin Erbakan.
Peki acaba MHP sanıldığı gibi laiklik endişeleri olan bir parti mi? Aslında evet. Daha doğrusu dini duyarlığı çok yüksek bir seçmenden oy almalarına rağmen, 28 Şubat döneminin 'uyumlu' bir aktörü MHP, çünkü devletle kavgalı olmak istemiyor, o yüzden de bu partinin istemese de laiklik endişeleri var.
Ama dediğim gibi onlar da konuyu açamazlar, AKP'den laiklik yüzünden şikâyetçi olamazlardı, çünkü o zaman bazı seçmenlerini ürkütebilir, kaçırabilirlerdi. Bakın MHP'ye, bir AKP'linin Cumhurbaşkanı olmasına da karşı çıkmıyor, uzlaşma kapısını şimdiden açıyor.
Peki ama madem seçim ortamında laikliği hiç konuşmayacaktık, neden Türkiye'yi laiklik nedeniyle bu kadar gerdik?