Sevindiren yalanlama

<arabaslik>Radikal'in haberi, </arabaslik>tanık ifadelerine dayanıyordu, ama yetkililerin görüşünün olmayışı hataydı ve haberimizin yalanlanması içime su serpti.

Cumartesi sabahları gazete ve gazeteciler için nispeten gevşek sabahlardır. Benim telefonum erken saatten itibaren çalmaya başladı. Herkes Radikal'in dünkü manşeti için arıyordu. Hrant Dink'in katil sanığı Ogün Samast'ın tutuklanıp İstanbul'daki Bayrampaşa Cezaevi'ne geldiğinde de neredeyse 'kahraman' muamelesi gördüğü söyleniyordu manşet haberimizde.
Derken Sorumlu Yazıişleri Müdürümüz Hasan Çakkalkurt aradı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in haberi yalanladığını ve benimle konuşmak istediğini söyledi.
Genellikle böylesi bıçak sırtında haberler mutlaka yalanlanır. Gazete ve gazeteci haberinde ısrar eder ama haberini kanıtlayamaz, çünkü haber kaynakları korkudan ortaya çıkıp konuşamamaktadır. Kaldı ki ortaya çıkıp konuşsalar bile, haberimizdeki örnekte olduğu gibi onlar bir sebeple cezaevine girmiş çıkmış insanlardır, onların sözüne karşılık savcılığın sözü elbette daha güvenilirdir vs.
Haberin yalanlanması, her şart altında tatsız bir durumdur gazete ve gazeteci için, siz haberinize yüzde yüz güveniyor bile olsanız.
Ama dün sabah önce Adalet Bakanı Cemil Çiçek'le, ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'le konuşup onlardan haberimizin yalan olduğunu dinlerken kendimi hiç de tatsız bir durumda hissetmedim. Hatta tam tersine, haberimizin yalanlanması içime su serpti bile diyebilirim.
Konuşurken kendisinden izin almadığım için sözlerini burada tırnak içinde aktaramıyorum ama Başsavcı Engin'in kullandığı bazı ifadelerin, kurduğu bazı cümlelerin, Ogün Samast ile hatıra fotoğrafı çektirip onu öven, ona poster düzenleyen zihniyete yansıyan çürümüşlüğün ne kadar uzağında, hatta tam tersi istikamette kaldığını görmek, savcının suç ve suçluyla mücadeledeki görev azmini hissetmek beni daha da rahatlattı.
Peki Radikal'in haberi doğru değil mi?
Biz, görgü tanıklarının ifadelerini haberleştirdik. Haberimizin temel eksiği, cezaevi müdürü ve savcısının görüşünün alınmamış, onlara kendilerini ifade etme imkânının tanınmamış olması. Bu da yeterince vahim bir eksik. O yüzden, şu an bizim elimizdeki tanık ifadeleri hangi yönde olursa olsun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın ve Adalet Bakanı'nın gösterdiği hassasiyete, konuya verdiği öneme ve onların açıklamalarına güveniyorum.
Türkiye suçlusunu öven insanların ülkesi değil ve olmamalı.
Katil her yerde her zaman katildir. Hiçbir amaç ve niyet onun katil olduğu basit gerçeğini değiştirmez. Katiller kahraman değildir.