Sürgüne açık kapı bırakan anayasa

Prof. Özbudun ve arkadaşlarının anayasa taslağına göre yerleşme özgürlüğü, suçu önlemek amacıyla sınırlanabilecekmiş!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Prof. Dr. Ergun Özbudun başkanlığındaki bir akademisyen grubuna sipariş edilen ve benim de neredeyse bir haftadır bu köşede madde madde incelediğim anayasa taslağı, eşeledikçe altından 12 Eylül ruhunun çıkmaya devam ettiği bir metne dönüştü.
Şu maddeye bir bakın, sonra konuşalım:
"Yerleşme ve seyahat hürriyeti Madde 23 (1) Herkes yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
(2) Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek, kamu mallarını korumak; seyahat hürriyeti ise suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle, genel sağlığı korumak yahut suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla sınırlanabilir.
(3) Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından mahrum bırakılamaz.
(4) Vatandaşın yurtdışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da suç soruşturması veya kovuşturması sebepleriyle sınırlanabilir."
Burada dikkatinizi ikinci fıkraya çekmek istiyorum:
Yerleşme özgürlüğü, suçu önlemek, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek, kamu mallarını korumak gibi amaçlarla sınırlanabilecekmiş.
Yani, vatandaş köyünden mezrasından, kasabasından çıkacak büyük kente gelecek ama merkezi yönetim veya onun yetkilendirdiği yerel yönetim o vatandaşın büyük kente yerleşmesini yukarıdaki gerekçelerden biriyle engelleyecek.
Bu ne zaman olacak? 2007 ve izleyen yıllarda. Nerede olacak? Avrupa
Birliği'ne aday, 'insan haklarına dayalı' Türkiye Cumhuriyeti'nde! Yanlış
anlamayın, Çin'de değil, Türkiye'de!
Fıkra devam ediyor: Suç soruşturması ve kovuşturması, genel sağlığı korumak veya daha da iyisi suç işlenmesini önlemek amacıyla vatandaşın seyahat özgürlüğü de engellenebilecek.
Yeniden soralım: Ne zaman? 2007 ve izleyen yıllarda. Nerede? AB adayı, Kopenhag Kriterleri'ni 'yeterince' gerçekleştirmiş Türkiye'de!
Kim olabilir o seyahat ederse suç işleyecek vatandaşlar? Türkiye'nin neresinde yaşayanlar nereye giderlerse suç işleyebilirler?
Aslında boşuna günahlarını almayayım, 12 Eylül Anayasası diye beğenmediğimiz ve haklı olarak değiştirmek istediğimiz mevcut anayasamızdaki metinle burada eleştirdiğim metin aynı.
Ama diyorum ya, biri 12 Eylül Anayasası zaten. Özü yasakçılık ve gün gelir bize lazım olur diye Anayasa'nın sağına soluna bırakılmış yasakçı, çağdışı pencerelerin anayasası. Ötekisini ise geçmişin bu yasakçılığından kurtulmak için madde madde değiştirmenin kifayetsiz kalacağını düşündüğümüz için toptan yeniden yazıyoruz. Ve yeniden yazılmış metinde, devletin temel özelliklerine değinen maddeyi bile değiştirmeyi düşünüyoruz da, sürgüne, toplu seyahat yasağına cevaz veren bu cümlelere dokunmak aklımıza bile gelmiyor.
Prof. Özbudun ve arkadaşlarının bu maddeye yazdıkları gerekçe daha da komik bence: "1982 Anayasası'nda 2001 yılında yapılan değişiklikler sonucunda genel sınırlama sebepleri kaldırıldığı için seyahat hürriyetinin 'sağlık' nedeniyle sınırlandırılamayacağı gibi bir izlenim ortaya çıkmıştır. Gerçekten de 1961 Anayasası'nın 18'inci maddesi 'salgın hastalıkları önleme' amacını, yerleşme ve seyahat hürriyetini sınırlama sebepleri arasında saymıştı. Bu eksikliği gidermek amacıyla seyahat hürriyetini sınırlama sebebi olarak 'genel sağlığı korumak' amacı ilâve edilmek suretiyle madde yeniden düzenlenmiştir."
Gördünüz mü maddenin esas eksiği neymiş?
Hangi devirde yaşıyoruz? Olacak şey mi bu?