Terör biter mi?

Herkesin ağzında bir laf: Terörü bitirmek için... Bütün cümleler böyle başlıyor. Geçenlerde kendimi bile yakaladım, bir baktım cümleye ben de böyle <br>başlamışım.

Herkesin ağzında bir laf: Terörü bitirmek için... Bütün cümleler böyle başlıyor. Geçenlerde kendimi bile yakaladım, bir baktım cümleye ben de böyle başlamışım.
Sözünü ettiğimiz şey PKK terörü. Ağız alışkanlığı sonucu cümlelerimize nasıl başlıyor olursak olalım, bir konuyu aklımızdan çıkarmamamız lazım: Ayrılıkçı PKK terörünü hiçbir zaman bitiremeyebiliriz.
Evet, terörü hiçbir zaman bitiremeyebiliriz. Ama bu bizim terörle mücadelede başarısız olduğumuz anlamına gelmez!
Terörle mücadelede başarıya ulaşmanın yolu bana göre terörü ve teröristi sözde haklarını savunduğu vatandaşlardan uzaklaştırmak, onu marjinalize etmek.
Dün de yazmaya çalıştım, ayrılıkçı terör ile bölge halkı arasındaki mesafeyi arttırmaya çalışmamız lazım.
Tabii en önce bunu nasıl yapacağımız konusunda aramızda anlaşmamız lazım.
Maalesef Türkiye'de iktidarla muhalefet sanki bir daha hiç yüz yüze bakmayacaklarmış gibi bir hava içinde tartışıyorlar. Açıkçası, ne Recep Tayyip Erdoğan'ın son günlerdeki sözleri ne de Deniz Baykal ile Devlet Bahçeli'nin sözleri 'normal.'
Oysa seçimden sonra çok büyük ihtimalle bu üç lider götürecek Türkiye'de siyaseti. Ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan ayrılıkçı terör ve Kürt sorunu konularında bu liderlerin ortak bir tavır geliştirmesi beklenecek. Ama onlar şu anda birbirlerini terörün gerçek sebebi olmak gibi, vatana ihanet gibi, eline kan bulaşmak gibi çok ama çok ağır ifadelerle suçluyorlar.
Tabii ister istemez insanın aklına şu geliyor: Amaç üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi?
Yani, siyasetin terör ortamına bir çare oluşturmasını, Türkiye'de barış içinde bir arada yaşama ortamının güçlenmesini sağlaması gerektiğini, siyasetin görevinin bu olduğunu sanıyorsunuz ama öyle değil. Siyaset, kendi gündelik çıkarı için zaten var olan ayrılıkları daha da derinleştirmeye çalışmaktan, o minicik farkları bile uçurumlara çevirmek için elinden geleni yapmaktan çekinmiyor maalesef ülkemizde.
Yani bir ortak çözüm arayışı, bir ortak anlayış maalesef mümkün olamıyor.
Bu bilindiği için de, siyasetin içinden veya dışından herkes, Kürt sorunu ve ayrılıkçı terörü aynı zamanda siyasete müdahale için de bir fırsat kapısı saymaya başlıyor.