Terör örgütü bu değilse ne?

Çağımızın yeni teröristi, interneti platform olarak kullanıyor. Acil önlem alınması gerekli.

Sabah Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı sıfatıyla Faruk Eczacıbaşı aradı, önce uzun uzun Hrant'ın öldürülmesinin ne kadar vahim ve feci bir şey olduğunu konuştuk, ardından Eczacıbaşı, "Bir şeye daha üzülüyorum" dedi, "Sanki suçlu internetmiş gibi yazılıyor."
Ben de ona hak verdim. Evet, internetten çocuk pornocuları da yararlanıyor veya başka her türlü marjinal grup veya cinsel sapkınlar da birbirlerini burada buluyorlar, teröristler de, ama öte yandan dünyanın bilgisi de burada. O yüzden topyekûn internetin suçlanması ve Çin'deki gibi internetin devlet tarafından zapturapt altına alınmaya çalışılması girişimlerine karşı uyanık olunması gerek.
İnternet sadece bir araç. Bu aracı insanların kullandığını ve varsa kötülüklerin internetten değil insanlardan kaynaklandığını unutmamak gerek. Sansür bir başladı mı, sadece çocuk pornosu veya terörün teşvikinde durmayabilir, birilerinin 'zararlı' olduğuna karar verdiği her şeyi kapsar hale gelebilir. Aman dikkat.
Bunları diyorum ama aynı Faruk Eczacıbaşı öğleden sonra bana bir site adresi gönderdi ve ben dehşete kapıldım.
Müsaadenizle siteden bir alıntıyı aktarayım, neden dehşete kapıldığım daha iyi anlaşılsın:
"Türkçü Şehir Savaşçısı, belirlediği hedef yer ve muhiti incelemeli, harekat yapacağı bölgeyi Türk düşmanlarından daha iyi bilmelidir. Silahlı saldırıyı gerçekleştirecek Türkçü Şehir Savaşçısı veya Türkçü Şehir Savaşçıları, belirlediği hedefe silahlı saldırıda bulunmadan önce gerekli bir şekilde mevzi almalıdır. Mevcud duruma bağlı olarak kamyon, araba gibi taşıtlarla birlikte bir sokak köşesi veya bir duvar arkası mevzi olarak kullanılmalıdır.
Hedefe silahlı saldırıda bulunacak Türkçü Şehir Savaşçıları yüzlerini kar maskesi ile kapatmalıdır. Saldırıda kullanılacak silahlardan düşen boş kovanların delil olarak aleyhimize kullanılmaması için mermiler üzerinde herhangi bir parmak izinin bulunmamasına özen gösterilmeli ve harekâttan sonra kullanılan silahlar imha edilmelidir.
Türkçü Şehir Savaşçıları harekatlarında her zaman yedek silahlar ve yedek şarjör bulundurmalıdır. Saldırı anında silahın tutuklu kalması gibi sorunlarda, yedek silahı ile Türk düşmanlarını imha etmek için kararlılıkla direnerek sonuca ulaşmalıdır."
Bunlar, Türkiye'de kurulmuş, Türkiye'den yönetilen ve sonunda 'tr' uzantısı olan bir siteden alıntılar. Sitede hangi silahların neden daha iyi olduğundan tutun da 'Türkçü işkence' yöntemlerine kadar pek çok şey var. Ve üstelik bu siteyi yapanlar kendilerini 'Atatürkçü' olarak görüyor, Atatürk'ten 'Başbuğumuz' diye söz ediyorlar.
Dün yazmaya çalıştım, çağımızın yeni teröristi ve terör örgütü böyle bir şey. İnternet onun için bir platform. Mesela bir 'forum' veya 'mail grubu' onları buluşturuyor.
Bu sayede, birbirlerinin hiç yüzlerini görmeseler de insanlar fikren bir araya geliyor, birtakım sitelerin gösterdiği hedeflere karşı diş biliyor, silah ve silahlı saldırıyla ilgili tavsiyeleri öğreniyor ve sonra da belki gidip birini vuruyor.
İstanbul'da Hrant'ın öldürülmesiyle ilgili soruşturma, bu anlamda bir fırsat yaratıyor aslında. Türkiye, bu yeni terör çeşidini tanımlayıp ona göre önlemler geliştirebilir, geliştirmeli.
Ama benim gördüğüm, (İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı dışta bırakıyorum) kimse işin bu denli derinine inmek istemiyor. İşin netamesini, sonunda milliyetçiliğin sanık kürsüsüne çıkarılması tehlikesini ben de görüyorum ama bu tehlike var diye, karşımızdaki apaçık tehdidi yok sayamayız, Hrant'ın öldürülmesini 'Milliyetçi hassasiyeti olan asabi çocukların halt yemesi' diye niteleyemeyiz.
Sıradan faşizmin ve ırkçılığın yayılmasıyla bu elini kana bulamaya eğilimli çarpık milliyetçilik türü arasında bir akrabalık var.
Bakın dün bir okurum, kendisinin de Hrant Dink'in öldürülmesini lanetlediğini, ayrıca kendisinin hiç de ırkçı olmadığını yazdıktan sonra, "Keşke 1915'te Ermenileri tehcir edişimiz gibi Kürtleri de tehcir etseydik bugün böyle bir sorunumuz olmazdı" diye yazabiliyor.
Yeni terörün altyapısı işte bu. Bununla bir an önce yüzleşmeli ve mücadele etmeye başlamalıyız.