Teröre en iyi cevap barıştır

Terörü lanetlemenin, en iyi yolu, şiddete başvurulmayan barışçı bir eylem yapmak olmalı.

Türkiye, ayrılıkçı PKK terörüyle 30 senedir başa çıkmaya çalışıyor. Çoğu kişi PKK'nın 1984'ten beri eylem yaptığını düşünüp terörün 23 yıldır sürdüğünü sanıyor ama yanılıyor, PKK aslında 1980 öncesinden beri bölgesinde var olan ve eylem yapan bir örgüt.
PKK'nın temel talebi ayrılıkçılık (bölücülük) ama bunca yıldır süren sıcak çatışma ortamına rağmen Türkiye'de bir etnik çatışma ortamı olduğunu söyleyemeyiz. Zaten iyi ki de söyleyemiyoruz; çünkü zaten bir Türk-Kürt çatışması herhalde aklı başında kimsenin istediği bir şey değil.
Ama yine de, bu tehlikeye dikkat etmek ve belirtisi görülen her durumda dikkat çekmek gerekir.
Çünkü zaman zaman bu yönde kıvılcımlar ortaya çıkmıyor, böyle belirtiler fark edilmiyor değil!
* * *
Halkın, sıradan vatandaşların bir terör olayını protesto etmeleri, terörden, şiddetten şikâyetçi olmaları ve bu şikâyetlerini de barışçı sokak gösterileriyle, mesela sessiz eylemlerle toplu halde belli etmeleri herhalde kınanacak, eleştirilecek bir şey değil.
Ama acaba ülkemizde bir haftadan beri hemen hemen her gün pek çok şehirde yapılan, zaman zaman on binlerce kişinin katıldığı protesto eylemleri bu sınıfa giriyor mu? Yani halkımız, şiddeti ve onun uygulayıcısı olarak PKK'yı mı protesto ediyor, yoksa sadece PKK'yı protesto edip PKK şiddetinin yine şiddet yoluyla sona erdirilmesini mi istiyor?
Benim izlenimim o ki, bizde bu ikincisi isteniyor. Yani Türk ordusunun Irak'ın kuzeyindeki PKK üslerini geniş çaplı bir askeri operasyonla temizlemesi isteniyor. Ve öyle bir hava oluştu ki, bu yapılmadığı sürece sanki PKK'ya taviz, hatta prim verilmiş olacak.
Öte yandan, bir haftadır süren gösterilerin bir bölümünde, protestoları Türk-Kürt etnik çatışmasına dönüştürmeye çalışan provokatörler de eksik olmadı. Polisin bu çeşit provokasyonları engellemeye çalışması, yapanlar hakkında adli işlem başlatması elbette sevindirici ama işin korkutucu yanı da var: Bazı kentlerimizde provokatörler başarılı oldu, şiddeti protesto edenlerin kendileri şiddet uyguladılar, sadece Kürt vatandaşlarımıza karşı değil, bu etnik sorunda hiçbir rolü olmayan kendi halinde yurttaşlarımızı da terörize ettiler.
En basit örnek, İzmir Kordon'da bir kahvede çay içen gençlerin başına geldi, protestocu kalabalığın bir bölümü o gençleri protesto gösterisine katılmak yerine çay içtikleri için tartakladı.
En vahim örnek ise Bursa'da yaşandı. PKK'yı protesto eden kalabalığın bir bölümü, konuyla uzak yakın ilgisi olmayan bir dernek lokaline de saldırdı, ortalığı dağıttı, insanları dövdü.
Oysa benim bildiğim terörü lanetlemenin, protesto etmenin yolu terör uygulamak, şiddete başvurmak değildir. Terörü lanetlemenin, protesto etmenin en iyi yolu, şiddete başvurulmayan barışçı bir eylem yapmak olmalı.
Son bir hafta boyunca maalesef çok sayıda şiddete başvurma, sağı solu yakıp yıkma, ele silah alıp yol kesme, adam dövme, havaya ateş etme vs. şiddet olayı yaşandı ülkemizde.
Bu gelişmenin kendiliğinden olması, bence hissetmemiz gereken alarm durumunu daha da vahimleştiriyor. Türkiye'de maalesef çok vahim bazı şeylerin tohumları atılıyor sağa sola...