Türbanı serbest bırakmak mümkün mü?

Üniversitede türbanı serbest bırakmak isteyenlerin önünde bana göre tek yol var: Üniversitelerin türban yasağı uygulamasını yumuşatmasını sağlamak.

Türkiye'nin 20 yıllık sivil ve özgürlükçü anayasa özlemini türban sorununa indirgemiş görünüyor Türk medyası. Medyayı suçlamak da anlamsız, çünkü anayasa çalışmasını yürütenler de o kapsamlı metnin bir yerine üniversite öğrencileri için türbanı serbest bırakacağını düşündükleri kimi cümleleri yazmaya çalışıyorlar.
Çalışıyorlar ama acaba bu yasağı kaldırmak mümkün mü, kolay mı?
Her şeyden önce bu yeni bir tartışma değil. Geçmişten beri, kimi siyasetçi ve hukuçular türban yasağının anayasada bir madde değiştirilerek veya eklenerek kaldırılabileceğini savunuyor. Benim gibi kimi yorumcular ve hukukçular ise yasağı kaldırmanın ancak ve ancak Anayasa Mahkemesi'nin yeni bir laiklik yorumu yapması sonrası mümkün olacağını ileri sürüyor.
Yasağı kaldırmanın, yeni bir anayasa yazılsa bile mümkün olup olmadığını anlamak için yasağın nasıl konduğuna ve uygulandığına bakmak gerek.
Türban yasağının kaynağında, 80'li yılların sonunda Turgut Özal'ın ANAP'ının yapmak istediği son derece kötü ve yanlış yazılmış bir yasa maddesi var.
Bu maddede, üniversite öğrencilerinin DİNİ İNANIŞLARI UYARINCA başlarını, saçlarını ve boyunlarını örtebileceği yazılıydı. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu, mahkeme de 'Laik devlette din kurallarından söz eden yasa olamaz' diyerek maddeyi iptal etti.
Ederken de, bir hayli uzun ve Türkiye'deki katı laiklik taraftarlarının 'anıtsal' diye nitelediği bir gerekçeli karar yazdı. Karar, tümüyle Anayasa'nın 2. maddesindeki laiklik ilkesinin nasıl yorumlanması gerektiğini anlatan bir karar.
Yani, kararın dayanağı, Anayasa'nın başka bir maddesi değil, bu devletin şeklinin temel unsurlarından biri olan laiklik ilkesi.
Daha sonra Anayasa Mahkemesi türbanla ilgili başka kararlar da verdi. Örneğin, ANAP mahkemenin az önce sözünü ettiğim kararını baypas edebilmek için 'Kanunlara aykırı olmadıkça üniversitede kılık kıyafet serbesttir' diye bir kanun yaptı. Mahkeme bu maddeyi iptal etmedi ama maddenin türbanı serbest bırakmadığını, çünkü türbanın 'laiklik karşıtı' bir giysi olduğunu, o yüzden yasak olduğunu hatırlattı.
Daha sonra Anayasa Mahkemesi Fazilet Partisi'ni kapatırken, türbana özgürlüğün savunulmasını 'Laiklik karşıtı eylem', türbanlı bir kişinin milletvekili yapılmasını ise 'Laikliğe aykırı' buldu ve türbanı parti kapatma gerekçesi yaptı. Ve her seferinde dayanak Anayasa'daki laiklik ilkesiydi.
Mahkeme bu kararları verdi ama kararlar kadar onların uygulaması da önemli. Özellikle Kemal Gürüz'ün YÖK Başkanlığı döneminde üniversiteler ağır bir baskı altına alınarak türban yasağının uygulanması sağlandı. Yani YÖK ve üniversite rektörlükleri, Anayasa Mahkemesi kararlarını kendilerine uygulama yasası gibi aldılar ve uygulamalarını bu yönde yaptılar.
Şimdi bana göre, Anayasa metnine ne yazarsanız yazın, Anayasa'dan laiklik ilkesini çıkarmadığınız sürece, ki herhalde çıkarmayacaksınız, türbanı serbest bırakmak çok zor. (Ancak yarın öbür gün Anayasa Mahkemesi laiklik yorumunu değiştirir ve bu yolla türbanın önünü açarsa, o ayrı tabii.)
Aslına bakacak olursanız, türbanı üniversitede serbest bırakmak isteyenlerin önünde bana göre tek bir yol bulunuyor: Üniversitelerin türban yasağı uygulamasını yumuşatmasını sağlamak. Bunun için önce YÖK'ün, ardından da üniversite rektörlerinin bu anlayışa uygun hale gelmeleri gerekiyor.
Bu doğru ve uygun bir yol mudur, bunu tartışmayacağım ama bana göre tek yol bu.
Meraklısına duyurulur.