Vali ne işe yarar?

Kenan Evren'in dile getirdiği önerinin can alıcı bölümü, Türkiye'yi sekiz bölgeye ayırdıktan sonra atanacak 'süper vali'lerin bir süre sonra seçimle gelmelerine ilişkin olan bölümüydü sanırım.

Kenan Evren'in dile getirdiği önerinin can alıcı bölümü, Türkiye'yi sekiz bölgeye ayırdıktan sonra atanacak 'süper vali'lerin bir süre sonra seçimle gelmelerine ilişkin olan bölümüydü sanırım. Zaten bütün
bu eyalet tartışması da buradan çıktı.
Tartışmalar maalesef 'Türkiye bölünür-bölünmez', 'Üniter devlet ilkesi zarar görür-görmez' noktasında yürütülüyor. Bu noktaların önemsiz olduğunu düşünmüyorum ama bence konuyu 'Türkiye nasıl daha iyi ve demokratik
hesap verebilirlik ilkeleri içinde yönetilebilir' penceresinden de bakmakta fayda var.
Esasında, halen Meclis'te beklemekte olan yerel yönetim reformu yasasını biz zamanında adam gibi konuşabilmiş olsaydık ve hükümet de Anayasa Mahkemesi'nin yasanın bazı bölümlerini iptal edip aynen şimdi sosyal güvenlik reformunda olduğu gibi konuyu içinden çıkılması imkânsız bir hale getirmesinden korkmasaydı, bugün belki çok başka bir yerde olabilirdik.
Ama ne yapalım, olan oldu, yasa Meclis'te uyumaya terk edildi.
Bu yasanın çıkma aşamalarında ve sonra da Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in vetosunun ardından aynı soruyu sormuştum, bugün tekrar edeyim: Vali ne işe yarar?
Daha doğrusu, Ankara'dan atanmış bir valinin yapabildiği ama seçimle gelmiş Büyükşehir Belediye Başkanı'nın beceremeyeceği veya yapmasında sakıncalı olan şey nedir?
Ben hiç kimsenin bu soruya düzgün bir cevap verebileceğini sanmıyorum. Valilerin yaptığı her işi belediye başkanları da yapabilir. Ama valinin aradan çıkması, Ankara'nın o şehir üzerindeki doğrudan denetim imkânını azaltır.
Evet, buradan da sorunun cevabına geliyoruz aslında: Valiler, şehirlerin Ankara tarafından kontrol edilmesine yararlar esas olarak.
Peki Ankara'nın bir şehri günbegün kontrol etmesi, şehirde yapılacak işlere onay vermesi ne kadar gereklidir?
Bence çok da gerekli değildir. Daha doğrusu şehirleri valiler eliyle kontrol etmek vazgeçilmez yegâne yöntem değildir, olamaz.
Peki valilerin kaldırılması veya seçimle gelmesi üniter devlet ilkesine aykırı mıdır?
Hayır, kesinlikle değildir.
Üniter devlet ilkesi, her işin Ankara'dan yapılması ve Ankara'dan sorulması ilkesi demek değildir.
Daha da ileri gideyim, şehirlerdeki il genel meclislerinin kısmi vergi koyma yetkilerinin bulunması bile üniter devlet ilkesine aykırı değildir. Zaten baktığınızda Belediye Encümenleri'nin belli sınırlar içinde bir çeşit yasa yapma yetkisinden bile söz edebiliriz aslında. (İmar planı değiştirmek bir çeşit alt düzey yasa yapmak değil midir?)
Bugün küçük Dilara'nın ölümünü tartışırken bile aslında yönetim sistemimizdeki eksik ve gedikleri konuşuyoruz. İnşaatlarda güvenlik kurallarının neler olması gerektiğini Ankara belirlemezse kuralsızlıkla karşı karşıya kalıyoruz. Dilara'yı öldüren de bu kuralsızlıktı işte.
Kenan Evren'in meşhur trafosunda da durum farklı değil. Ankara'da bir evrak bir masada fazladan bir gün kaldığında Marmaris'te
birileri bir gün fazla elektriksiz kalıyor.
Bunu görmemek, buradaki yönetim zaafını ve verimsizliği fark etmemek hata.
O yüzden hepimiz ezberimizi bozup kendi kendimize soralım: Valiler ne işe yarar?