Varoluşsal soru: Biz kime aitiz?

Beyin BENİM beynim. Bu cümle, beynin BENİM emrimde, bana AİT olduğunu gösterir mi? Ya beynim bana onaylamayacağım işler yaptırırsa?

Televizyonda hiç denk geliyor musunuz bilmem, 'Law and Order: Special Victims Unit' adlı diziyi herkese tavsiye ederim. Benim kuşağımdan olanlar, Law and Order dizisini TRT zamanlarından hatırlar. Amerika'da çok ama çok uzun yıllardır gösterilmekte olan polisiye dizi, son yıllarda bazı özel alanlara da açıldı. 'Özel Kurbanlar Birimi' böyle özel alanlardan biri, daha çok tecavüz, çocuk pornosu, çocuk suçları, cinsel suçlar gibi suçlar anlatılıyor dizide.
Geçen sezonun bölümlerinden birinde bir sosyopat çocuk katilin öyküsü vardı. Sosyopatlar, özel bir hastalığı çeken insanlar. Bunlarda doğruyu yanlıştan ayırt etme duygusu yok, korku duygusu yok, bizim vicdan diye adlandırdığımız duygu hiç yok. Ve bu hastalığın tedavisi de yok. Sosyopatlar rahatça cinayet işleyebiliyor ve hiçbir vicdani yük de taşımıyorlar, üzülmüyorlar vs.
Her neyse, dizinin o bölümünün sonunda 14 yaşındaki sosyopat çocuğu savunan avukat sonunda çocuğu öldürdü, çünkü çocuğun ileride yine öldüreceğine inanıyordu ve mahkemenin cezasını geleceğin bu cinayetlerini önlemekte yetersiz bulmuştu.
Dünyanın bütün ceza hukuklarında, suçu işleyende cezai ehliyet, işlediği suçun farkında olmak ölçüsü kullanılır. Cinayet zanlılarının, bizde ve başka ülkelerde zaman zaman 'O sırada aklım başımda değildi' gibisinden savunmaları seçmeleri boşuna değil yani.
Geçen hafta The New York Times Magazin'in kapak konusu gerçekten çok ilginçti. Yazı şöyle bir örnek olayla başlıyordu: 65 yaşındaki Herbert Weinstein, karısını önce boğarak öldürmüş, sonra da olayı bir intihar gibi göstermek amacıyla cesedi 12. kattaki evlerinin penceresinden aşağı atmıştı. Şimdi yargılanmakta olan bay Weinstein, beyninin her tarafını sarmış olan tümör yüzünden bu cinayeti işlediğini, yoksa aslında karısını çok sevdiğini söylüyordu.
NYT Magazin'deki yazıda daha çok örnek var ve zaman zaman onları aktaracağım burada ama benim yazımın esas konusu ceza hukuku ve delilik değil, yazıya bu tür örneklerle başlamamın nedeni en uç ve en güzel örneklerin onlar olmaları.
* * *
Geçenlerde bir TV söyleşisinde izlediğim ünlü kalp damar cerrahımız Prof. Dr. Bingür Sönmez, 'Hanımlar kusuruma bakmasınlar ama' demişti, 'Benim açımdan, yani bir kalp-damar cerrahı açısından kadın, kadınlık hormonları demektir, öncelikle.'
Evet, nörolojiyle uğraşan doktorlar, bilimciler için de insan, başka her şeyden önce beyin demektir.
O beyni BEN taşıyorum, beyin BENİM beynim.
Bu cümle, beynin BENİM emrimde, bana AİT olduğunu gösterir mi?
Ya beynim bana benim onaylamayacağım işler yaptırıyorsa?
Genetik mirasımdan ötürü ya da sonradan gelişen bir hasar veya tümör nedeniyle, birdenbire eskiden olmadığım kadar saldırgan, seks düşkünü, riske yatkın, tehlikelerden etkilenmeyen, suç işleyen vs. biri olmuşsam, bu hâlâ 'ben' miyim?
Böbreğimize, dişlerimize, midemize veya herhangi bir organımıza sahip olduğumuz anlamda beynimize de sahip miyiz?
'Ben' acaba beynimden ayrı bir varlık mıyım?
* * *
Sorular, sorular...
Bu ilginç konuya haftaya devam edelim, bakalım aklımıza başka ne sorular gelecek ve bakalım herhangi bir soruya cevap bulabilecek miyiz?