Yanıt beklenen iki soru var

Vatandaş olarak yanıtını merak ettiğim iki soru: 1. Sahte olduğu söylenen günlüklerde anlatılan darbe girişimi gerçek mi? 2. Günlükler gerçekten sahte mi? Yanıtı ancak savcılar bulabilir.

Günlerdir bekliyorum, bakalım ne olacak diye, en sonunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Halep yolunda uçakta konuştu, emekli oramiral Özden Örnek'e ait olduğu öne sürülen günlüklerle ilgili olarak savcıların soruşturma yapması gerektiğini söyledi.
Bizde böyledir, emir yüksek yerden gelince akan sular durur, hemen soruşturma başlar.
Vatandaş olarak benim cevabını merak ettiğim iki soru var: 1. Sahte olduğu söylenen günlüklerde sözü edilen darbe girişimi gerçek midir?; 2. Günlükler gerçekten sahte midir?
Bence savcılarımızın her iki soru için de harekete geçmesi gerekiyor.
Özellikle 2003 sonu ve 2004 başında bir darbe veya ülkenin seçilmiş hükümetini devirmek için yasadışı çeşitli girişimler yapılmış ya da başlatılmışsa, bu bizim Anayasamıza ve Ceza Yasamıza göre suçtur.
Tabii bu çeşit çalışmalar eğer yapılmışsa, onların nasıl delillendirileceği ciddi bir sorun. Ancak, mesela Milliyet yazarı Hasan Cemal'in geçmişte yazdığı bir yazıda 'Sarıkız' kod isminden söz ettiği, bu ismin de sahte olduğu söylenen günlüklerde de aynen kullanıldığı görülüyor. Belki o zaman Hasan Cemal'e 'Sarıkız'ı anlatanlar, bugün savcılara da gereken bilgi ve belgeleri, gerekli istihbari çalışmaları vs. iletirler.
İkinci soru daha yakıcı bir soru. Yani, günlüklerin gerçek olup olmadığı sorusu. Emekli oramiral Özden Örnek bunların yalan olduğunu, kendisinin hiçbir zaman günlük tutmadığını söylüyor.
Tabii söz konusu olan günlük gibi son derece kişisel bir şey olunca, bizzat sahibi olduğu söylenen kişi 'Ben günlük tutmadım' deyince akan sular duruyor.
Ama yine de, Nokta dergisinin elindeki metnin 2 bin sayfaya yakın olduğunu ve anlatımın Özden Örnek'in Deniz Lisesi öğrencisi olduğu dönemden başladığını da unutmamak gerek.
Eğer birileri oturup bu denli ayrıntılı bir sahtekârlık yapıyorsa, bir an önce o birilerinin de ortaya çıkarılması gerek. Çünkü basit bir darbe söylentisi için bu denli kapsamlı bir işi becerenlerin başka şeyler için neleri yapmayı göze alacağı bilinemez.
Bu sahtekârlığı yapan veya yapanlar da ortaya çıkarılmalı.
Gerçi bu son söylediğimi en önce bu sahtekârlığa adı karıştırılan emekli oramiral Özden Örnek'in istemesi gerekirdi.
Öyle ya, sahtekârlar onun yazmadığı bir 'günlük'ü yazılmış gibi gösterdiler, onu yasadışı işlerin içinde, onu hükümeti devirmeye hazırlanan grupların başında gösterdiler.
Dolayısıyla bu işten en büyük manevi zararı görenlerin başında Özden Örnek geliyor ama nedense o sessizliğini koruyor, bırakın savcılara Nokta dergisi aleyhinde suç duyurusunda bulunmayı, adını temize çıkarmak için basın toplantısı bile yapmıyor.
Neyse ki dün Başbakan bu konuda konuştu, şimdi savcılar harekete geçerler ve bakalım neleri ortaya çıkarırlar?