Yılın son yazısı

Yılın son günü, geride kalan yıla bakıp bir muhasebe çıkartmanın ve gelecek yıla ilişkin beklentileri oluşturmanın iyi bir fırsatı.

Yılın son günü, geride kalan yıla bakıp bir muhasebe çıkartmanın ve gelecek yıla ilişkin beklentileri oluşturmanın iyi bir fırsatı.
Bizler geçmişte her şeyin olduğundan da kötüye gitmesine alışmış insanlar olduğumuz için, genellikle eğer bir yıl boyunca hiç değilse eldekini korumayı başardıysak, o yılı 'iyi bir yıl' olarak adlandırıyoruz.
Gerçekten 2004 iyi bir yıl mı oldu? Belli bir mesafeden bakıldığında evet. Enflasyon düştü. Dolar düştü. Fiyatlar eskisi gibi artmadı, hatta pek çok şeyin fiyatı yıl boyunca sabit kaldı. Türkiye, geleceğe ilişkin bir ümit elde etti, Avrupa Birliği ile müzakerelere başlanması kararı alındı. Hükümet düşmedi, siyasi kriz yaşanmadı.
Evet, bütün bunlar doğru. Bütün bunlar hayatımızın kalitesini ciddi biçimde etkileme potansiyeline sahip şeyler. Ve hiçbiri olduğundan kötüye gitmedi, hatta iyiye gitti.
Peki ama bu yeterli mi?
İnsanın mutluluğu ve daha iyiyi arama arayışı hiç bitmeyeceğine göre bunlar da yeterli değil.
Zaten hayatlarımıza yakından bakıldığında, evet işler daha kötüye gitmediği için belki şükretmeliyiz ama tek tek her birimiz için işlerin iyiye gittiğini de söyleyemeyiz herhalde.
Trafikte yakınlarımızı kaybetmeye devam ettik. Önlenebilir hastalıklardan ölenler oldu. İşini kaybedenler oldu. Ümidini kaybedenler oldu. Bir türlü iş bulamayanlar oldu. Aile hayatı bozulanlar oldu.
O yüzden, geride kalan bir yıla sadece uzaktan bakmak ve makro birtakım istatistiklerden ya da rakamlardan hareketle işlerin iyiye gittiğini söylemek, gerçeğin tamamını yansıtmıyor.
Belki söylememiz gereken şey şu: Türkiye, genel sorunlarını ya halletti ya da hal yoluna soktu. En azından bu sorunları ortadan kaldıracak bir akıl ülke yönetimine hâkim oldu. Tek parti iktidarının başlıca anlamı bu aslında.
Ama bu genel sorun alanlarında iyileşmeler olması, özel ve daha sahici olan sorunların da çözülmesi ya da çözülme yoluna girmesi anlamına gelmiyor. Hatta, bu özel sorunların daha da öne çıkması, esas meselelerin artık gündeme gelmesi anlamına geliyor bu gelişme.
İşsize iş bulabiliyor muyuz? İş sahiplerinin kalitesini yükseltebiliyor muyuz? Ailemize götürdüğümüz parayı bir kuruş arttırabiliyor muyuz? Çocuğumuzun bizden daha iyi bir hayat yaşayabilmesini sağlayacak imkânlara sahip miyiz?
Yılın son günü için pek de uygun olmayan sorular bunlar belki ama ne yaparsınız ki sorulması gereken sorular aynı zamanda.
Ben dahil çok kişi yeni yıla yeni kararlar alarak girer. Bu kararları uygulayabilecek miyiz, yoksa yine lafta mı kalacak 'Önce kilo verme, sonra sigarayı bırakma' sözleri?
Yeni yılın zor sorulara kolay cevaplar getirmesini, verilen sözlerin yeni yılda lafta kalmamasını dilerim. Umarım 2005 hepimize sağlık, mutluluk ve başarı getirir.
İyi yıllar.