Acı sonuç: Gençler etik değerlere inanmıyor

Etik Değerler Merkezi Derneği'nin 400 genç üzerinde yaptırdığı araştırma, gençlerin % 45'inin etik kavramını tam olarak bilmediğini gösteriyor.
Acı sonuç: Gençler etik değerlere inanmıyor

Bülent Şenver, eski bir bankacı. Bankacılığı bıraktığından beri toplumda etik değerlerin yerleşmesi, toplumun bilinçlenmesi için çaba harcıyor. Üzerinden neredeyse 10 yıl geçti. Bu süreçte Türkiye büyük bir ekonomik kriz yaşadı.

Ardından dünya ciddi bir ekonomik krize girdi. Avrupa Birliği hâlâ kendini toparlayamıyor. Bu süre içinde Türkiye’ye etik değerler dersi veren anlı şanlı finans kurumlarının ve şirketlerin rüşvet, yolsuzluk batağına saplandığı ortaya çıktı...

Etik konusunda da pek ses duyulmaz oldu. Bülent Şenver’den Etik Değerler Merkezi Derneği’ne ilişkin bir davet gelince, “Bülent Bey hâlâ vazgeçmemiş” demekten alamadım kendimi... Derneğin kurucuları arasında yer alan Procter and Gamble Türkiye CEO’su Saffet Karpat ile birlikte yaptıkları bir araştırmayı paylaşmak üzere buluştuk. Şenver önce bir anısını anlatarak başladı konuşmasına: “Rahmetli Sakıp Sabancı ölmeden bir yıl önce kendisine Etik Değerler Merkezi’ni anlatmaya gittim. Önce çok sevindi. Nasıl buluyorsun böyle fikirleri diye övdü beni. Sonra ‘Sen göle maya çalmaya çıkmışsın’ dedi. Moralimin bozulduğunu görünce de ‘Göl büyük ama bir gün maya tutar’ dedi.” Şenver’in çaldığı maya ne yazık ki hâlâ tutmamış. Büyüklerden umudunu kesince de gençlere yönelmiş. “Etik konusunda toplumda duyarlılığı arttırmak için tekrar harekete geçtiğimizde ne eksik diye baktık. Gençleri bilinçlendirecek bir sivil toplum kuruluşu bulunmuyordu. 2011’de derneği kurduk” diyor.

Kurumlar sınıfta kaldı

Xsights Araştırma şirketine “Gençlerin gözüyle etik” başlıklı bir araştırma yaptırmışlar. İnternet üzerinden 18-24 yaş arasında 400 genç araştırmaya katılmış. Etik denildiğinde aklınıza gelen ilk şey nedir sorusuna gençlerin yüzde 24.8’i ahlak-erdem yanıtını vermiş. Yüzde 31.1’i ise fikrinin olmadığını söylüyor. Şenver, gençlerin yüzde 45’inin etik kavramını tam olarak bilmediğini gördüklerini söylüyor. Gençler Türkiye’de etik değerlere bağlı kurumları sıralarken ilk sırayı üniversitelere, son sırayı ise siyasi partilere veriyor. Ancak 10 üzerinden puanlamada en yüksek puan 4.4, en düşük puan ise 3.1. Şenver, bu sonucu da “Hiçbir kurum sınıfı geçemiyor” diye yorumluyor. Araştırmanın en ilginç ve acı sonucu ise “Türkiye’de etik değerlerin iş hayatında ve toplumsal ilişkilerde hâkim olması için yapılacak çalışmaların başarılı olacağına inanıyor musunuz?” sorusunda ortaya çıkıyor. “İnanmıyorum” diyenler yüzde 41.3 olurken, “Ne inanıyorum ne inanmıyorum” diyenlerin oranı yüzde 34. Şenver, bu sonuca göre gençlerin yüzde 75’inin etik konusunda gelecekten umutsuz olduğu yorumunu yapıyor.

Eksik etik

Gençlere göre en önemli etik değerler adil davranma, dürüstlük ve eşitlik. Ama “Amaca ulaşmak için etik olmayan bir davranışta bulunur musunuz’ sorusuna yüzde 58’in üzerinde “Çekinmem” yanıtı verilmiş. Bu sonuçlarda gençleri suçlamak anlamsız. Ne kadar iyi eğitim görürse görsün torpilsiz işe ulaşamayan, cins, dil, din, sınıf nedeniyle çok çeşitli ayrımcılığa uğrayan, yolsuzluğun açıkça yapıldığı bir ortamda çocukların etik değerlere sahip çıkması hayal.

Şenver ve Karpat, etik değerlerin geliştiği ülkelerde adaletsizliğin de olmadığını hatırlatıyor. Derneğe gençlerin üye olması hedefleniyor. Şu anda 60 üyeye ulaşmışlar. Sonuçlar Türkiye için gerçekten vahim. Bu nedenle topluma etik değerleri yerleştirmek için atılacak her adım değerli.