Akbank'ın özeli 24 milyar TL'ye ulaştı

Akbank, 1 milyon lira ve üzerindeki hesapların girdiği özel bankacılıkta 24 milyar TL'ye ulaştı. Bu kaynak 5 bin hesap sahibine ait.

Akbank “Private Banking” önceki akşam kuruluşunun 10’uncu yılını kutladı. Boğazın en güzel otellerinden biri olan Aija Otel’de Michelin yıldızlı Tom Aikens’in yemekleri eşliğinde 10 yılda katedilen yol anlatıldı. Akbank Private Banking’den sorumlu yeni Genel Müdür Yardımcısı Saltık Galatalı, yönettikleri kaynağın 24 milyar TL’ye ulaştığını söylüyor. Bu kaynak 5 bin hesap sahibine ait.
Özel bankacılık alanına 1 milyon lira ve üzerindeki hesaplar giriyor. Türkiye’de toplam rakamın 220 milyar TL civarında olduğu tahmin ediliyor. Galatalı “Bu durumda yüzde 10’luk payı biz yönetiyoruz” diyor.
Özel bankacılıkta özel müşteriyle nasıl ilgileniliyor? Galatalı “Müşteri temsilcileri hesap sahipleriyle birebir ilgileniyor. Bir müşteri temsilcisine 60 hesap sahibi düşüyor” açıklamasını yapıyor. Ev sahiplerinden Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt ise Türkiye’deki gelişmeler ve piyasalar konusunda yorumlar yapıyor.
Geçen hafta New York’a gittiğini söyleyen Akkurt, müthiş bir ilgi ile karşılandığını anlatıyor. Öyle kurumlarla görüşmüş ki şaşırmış.
Akkurt, hükümetin banka kredilerindeki büyümeyi yüzde 25’le sınırlandırdığını ancak bu konuda bir gevşeme gereğinin olduğunu anlatıyor.
Net hata-noksandaki 10 milyar dolar fazlayı Arap Baharı’nın etkisine bağlayan Akkurt, “Suriye’den, Libya’dan geliyor. Ancak, aslında paranın kaynağını tam olarak da anlamak mümkün değil. Çünkü bir bölümü İsviçre bankaları üzerinden Türkiye’ye yöneliyor” diyor.

Kamyoncu sofrasından sosyeteye
Akbank’ın 10. yıl kutlamasına damgasını vuran Michelin’i bilen bilir ama bilmeyenler için ilginç hikâyesi şöyle:
Bundan tam 111 yıl önce, Fransız lastik üreticisi Michelin, kamyon şoförleri ve diğer uzun yol yapanlar için teknik yardım bilgilerinin yanı sıra “yol üstü lezzet duraklarını” da içeren ilk rehberini yayımlıyordu. Bir lastik firmasının lokantaların yemek kalitesini değerlemesi oldukça ilginç. Rivayet o ki, o yıllarda kötü yol üstü restoranlar hem yolculuk yapma keyfini azaltıyor, hem de yol profesyonellerini bağırsak enfeksiyonundan mustarip kılıyor, iş verimliliğini düşürüyordu. Lokantalara 1926’da yıldız vermeye başlayan Michelin bugün lokantaları 3 yıldız üzerinden değerlendiriyor. Sistemden bir yıldız almak bile çok önemli.

Bienal’e yabancı yağıyor, İKSV heyecanlı
Önceki gün yazdığım yazıda İstanbul’un bir sanat merkezi haline geldiğini ve iş dünyasının bu konuda gerçekten önemli bir işlev gördüğünü yazmıştım. Ancak yazıda bu konuda gerçekten emekleri inkâr edilemeyecek bir kurumu atlamışım. İKSV. Dün vakfın kurumsal iletişim müdürü Ayşe Bulutgil’den bir mail aldım. Öncelikle Venedik’ten sonra en önemli bienal haline gelen İstanbul Bienali’ne katılanları sıralıyor, bilgi veriyor. Gerçekten çok önemli katılım var, Bulutgil şu açıklamayı göndermiş:
“Bienale uluslararası sanat dünyasından ve basınından ilgi her yıl daha da artıyor, aralarında MOMA, Tate Modern, Carnegie Museum of Art, Whitney Museum of Modern Art, New Museum New York, Guggenheim Foundation ve Centre Pompidou sanat merkezlerinin yöneticileri, küratörler, galeri yöneticileri, 50’ye yakın ülkeden 400’e yakın yabancı basın mensubu da dahil olmak üzere 5 bine yakın konuk İstanbul Bienali’nin açılışına katılmak ve sergiyi gezmek üzere bugünden itibaren İstanbul’da olacak.”