Asırlık Koska lokumla Oxfordlu olacak

"Koska küresel bir marka olmak için ürün çeşitliliği sağlamaya yönelik TÜBİTAK ile çalışmalar gerçekleştiriyor."

irinci kuşak kurar, ikinci kuşak yaşatır, üçüncü kuşak batırır... Aile şirketleri için çok bilinen bir sözdür bu. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de aile şirketlerinin yaşaması çok zordur.

Özellikle ikinci kuşakta gelinlerin, damatların devreye girmesiyle kavgalar artar, torunlara gelindiğinde de şirket ya parçalanır yok olur gider ya da birkaç parçaya bölünür.

İşte bu yüzden Türkiye’de 100 yıllık şirket sayısı ancak 100 civarındadır.
Denizli’de 104 yıl önce Hacı Emin Bey’in açtığı şekerleme ve helva dükkânından doğan Koska Helva Sanayi de bu rüzgâra karşı duramayıp yıllar önce parçalanan şirketlerden biri.

1930 yılında İstanbul’a gelen ikinci kuşak Halil İbrahim Bey, üç oğlu Mümtaz, Nevzat ve Mahir ile Laleli’de ilk mağazayı açmış. Koska markası helva ve şekerlemede ünlenmiş. 1983 yılına gelince gelecek planları farklı olan üç kardeş ayrılmaya karar vermiş. Mümtaz ve Nevzat Dindar birlikte Merter’de, Mahir ise Topkapı’da yola devam etme kararı almış.

100 yıllık şirketler dernekleşti
Bugün aynı marka altında faaliyet gösteren Koska’dan nazar boncuğuyla ayrışan Koska-Merter Helvacılık’ın dördüncü kuşak yöneticisi Mümtaz Dindar’ın oğlu Emin Dindar, helva denince ilk akla gelen bu markadaki gelişmeleri anlattı.

Dindar, öncelikle aile şirketlerini ilgilendiren bir haber vererek başladı sözlerine. Aralarında Karaköy Güllüoğlu, Ece Ajandaları, Vefa Bozacısı, Yeni Asır, Bomonti Bira gibi 25 civarında yüzyıllık şirket bir araya gelmiş. 100 Yıllık Markalar Derneği kurulmuş. Dindar, derneğin hedefinin Türkiye’de şirketlerin uzun ömürlü olabilmesi için neler yapılması gerektiğini, yaşanan hataları sempozyumlarla, toplantılarla anlatmak olduğunu söylüyor.

Dindar bir dükkândan doğan Koska’nın bugünkü durumunu şöyle anlatıyor:
“58 ülkeye 12 milyon TL’lik ihracat yapan 120 milyon TL cirolu orta ölçekli bir şirket olduk. 2011’de yüzde 32 büyüme kaydettik. 2 fabrikamızda 330 çeşit ürün üretiliyor ve 700 çalışanımız var.”
Gelecek için de önemli bir hedef belirlediklerini söyleyen Dindar, “Amacımız küresel bir marka olmak. Bunun için organik helva ve lokumdan diyabetik, glutensiz gıdalara kadar çeşitli ürünler geliştirmek için TÜBİTAK ile çalışıyoruz” diyor.

Bundan sonraki adımlarını şöyle anlatıyor:
Londra’da 6-7 yıldır çalışmalar yapıyoruz. Bu ülkede lokum çok rağbet görüyor. Market satışlarımız çok başarılı. Şimdi Oxford ya da Picadilly’de yer bakıyoruz. Konsept bir dükkân açacağız. Paris de hedeflerimizden biri.
Ortadoğu bizim için daha rekabet yoğun bir pazar. Cidde, Riyad, Dubai gibi ülkeler ise mağazalaşacağımız diğer kentler olacak. Türk ürünlerine çok ilgi var. ABD ve Kanada’da market zincirlerine girdik.
Helva, tahin pekmez bir zamanlar ağır çalışan inşaat işçilerinin vazgeçilmeziydi. Şimdi ise sağlıklı yaşamanın unsurlarından biri oldu.
Son günlerin en tartışılan diyeti Karatay’da verilen tek tatlı, helva... Koska’nın gelecek için ‘sağlık’ konseptini seçmesi çok isabetli görünüyor.

Gerze’de karşı çıkan 50 değil 6775 kişi
Geçen haftalarda Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’la yaptığım röportajda son günlerin en tartışılan enerji yatırımlarından biri olan Gerze Termik Santralı’nı da konuşmuştuk. Özilhan, “Gerze’de termik santral istemeyenler (karşı olanlar) 50-60 kişi” demişti. Yerel Gerze Platformu’ndan (YEGEP) bu sözlere yanıt geldi. YEGEP adına Öznur Özden tarafından yapılan açıklama şöyle:
“Gerze’de yaşayan ve termik santral istemeyenler tarafından imzalanmış belgelerin fotokopileri bende. Her sayfasında 25 imza bulunan 271 adet A4 sayfasında oluşan yani toplam 6775 kişinin imzaları var. Bu imzalar Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığ’ına da gönderildi. Gerze dışında yaşayan Gerzeliler de imzaladığında bu sayı ikiye ve üçe katlanacaktır.”