Başkanı önceden hazırlayacaklar

TÜSİAD her seçim dönemi yaşanan 'başkan kim olacak' tartışmalarına son vermeye hazırlanıyor.

TÜSİAD’ın 42’inci genel kurul toplantısı bugün toplanıyor. Yeni dönemin yönetimi belirlendi. Başkan Ümit Boyner de bir yıl daha görev yapacak. Genel kurulun onur konuğu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan olacak. Gündem de tabii ki sıkıntılı bir yıl olacak 2012’de ekonomik beklentiler.
TÜSİAD’da başkanlık konusunda ise son yıllarda bir sıkıntı yaşanıyor. Boyner de zorla ikna edildi ve bir yıl daha görev yapmayı kabul etti. Bu kez de ortaya çıktı ki başkanlar iki artı bir dönem başkanlık yapmayı benimsemiş görünüyorlar. Bu da bir zamanlar Tuncay Özilhan’ın gündeme getirdiği üç yıllık başkanlık tartışmasını yeniden hatırlattı bana. Başkanlık zaten bir yandan siyasetçilerle gerilimli durumlar, diğer yandan işlerden uzak kalma nedeniyle çok cazip bir görev değil. “Ateşten gömlek” tanımı biraz ağır ama zor bir iş. Bu yüzden başkan olmaya ikna olmuş bir üye için dört yıl fazla geliyor. Ancak başkanlık süresini üç yıl yapma konusunda bu dönemde de bir tüzük değişikliği düşünülmüyor. 

Patron başkan
Peki her seçim dönemi yaşanan ‘başkan kim olacak’ tartışmaları nasıl son bulacak? Profesyonel başkan fikri çok geride kaldı. Ankara da patron başkan istiyor. Bu koşullarda öneri şu:
“TÜSİAD bir sonraki başkan adayını baştan belirlemeli ve hazırlamalı.”
Sanırım bu konuda bir eğilim oluştu. Bir yıl sonra kim başkan olur diye tahmin yürütürsek ise durum şöyle:
“Haluk Dinçer’in grupta sorumluluk alanları genişledi. Bu dönem de kabul edecek gibi görünmüyor. Sütaş’ın sahibi Muharrem Yılmaz ile Rönesans Holding’in sahibi Erman Ilıcak başkan olarak hazırlanmaya en yakın iki aday olarak görünüyor.”

2012’de uzun vadeli yatırımların şansı az
2012 Avrupa ve ABD için krizin en öngörülemez yılı. Gün günü tutmuyor. Bu belirsizlik de yatırım iştahını kesiyor. Türkiye için ise kaynak bulma açısından İGDAŞ, otoyol ihaleleri, hastaneler gibi büyük özelleştirme ve yatırımların yapılması planlanan bir yıl.
İlk hayal kırıklığı üçüncü köprü için açılan ihalede yaşandı. Finansman bulamayan firmalar ihaleye katılmadı.
“Para sahipleri 2012’de seçici davranmak zorunda, hemen kâra geçebilecek yatırımlar gözde olacak.” 

Avantajlı projeler
Bu yorum bana değil dünyada 23 ülkede 33 ofisi olan İngiliz hukuk bürosu Clifford Chance’in ortağı ve İstanbul ofisi yöneticisi Simon Williams’a ait.
Clifford Chance, Türkiye ve Güneydoğu Avrupa’da hizmet vermek üzere geçen yıl Yegin Legal Consultancy ile ortak olarak İstanbul ofisini açmıştı.
Williams’ın yorumu neden önemli. Çünkü altyapı, enerji, finans gibi alanlara odaklanan büro TAV’ın havaalanı projeleri, EnerjiSa portföy finansmanı, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu, İstanbul Boğazı Karayolu Tüneli, Mersin ve Bandırma limanları ve Boyabat Barajı ile Hidroelektrik Projesi gibi projelerin danışmanıydı.
Clifford Chance’in ortaklarından Simon Williams ve Yegin’in kurucusu Mete Yegin ile bir araya geldik.
Williams ve Yegin, 2012 yılının zor bir yıl olacağını ancak gelişen marketler içinde Türkiye’ye ilginin sürdüğünü söylüyorlar. Dünyada var olan paranın bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ancak güvenli yatırımların öneminin arttığını belirten Williams, “Türkiye’de hangi projelerin avantajı var” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:
“Türkiye’nin projeleri büyük montanlı. Üçüncü köprü, otoyol gibi uzun vadeli projeler yerine paranın hemen dönebileceği yatırımların şansı olur.”