Bilimde de kadının adı yok!

Dünyadaki araştırmacıların sadece yüzde 30'u, Nobel alan bilim insanlarının ise sadece yüzde 3'ü kadın. L'Oreal ve Unesco bilim kadınlarını teşvik için 17 yıldır bir program sürdürüyor. 17 yıldır süren programın ulusal bölümünde bu yıl ödül kazanan bilim kadınları belli oldu...

L'Oreal dünyanın en büyük güzellik ürünleri üreten şirketlerinden biri. Kadınların güzelliği için 30 yıldır faaliyet gösteriyor. Tek işi olan güzellikten elde ettiği ciro 22.5 milyar Euro'nun üzerinde.

Sadece kadınları güzelleştirmekle yetinmeyen L’Oreal ,UNESCO ile birlikte 17 yıldır bilim kadınlarına yönelik bir program sürdürüyor.

Dünyadaki başarılı bilim kadınlarını ödüllendirmek için uygulanan programın adı "Bilim Kadınları için."

Neden böyle bir program seçilmiş, bu sorunun yanıtı rakamlarda gizli. Dünyadaki araştırmacıların sadece yüzde 30'u kadın. Bir çok alanda olduğu gibi bilimde de de kadınların önünde ciddi engeller var. 110 ülkede uygulanan program, bugüne kadar 2250 kadına ulaşmış. Türkiye’de ise 2003'den beri bilim kadınlarını ödüllendiren programda, bugüne kadar 76 kadın destek kazanmış.
Bu yıl ödül kazanan 6 bilim kadını Perşembe günü açıklanacak. Öncesinde L’Oreal yöneticileri ile bir araya geldik.
Türkiye Genel Müdürü Claude Rumpler, bilim konusunda çocuklukta kız veya erkek hiçbir fark olmadığını, yıllar içinde ise kadınların ilgisinin çeşitli nedenlerle kaybolduğunu hatırlatıyor.

Bugüne kadar Nobel ödülü alan 575 bilim insanının sadece yüzde 3'ü yani 16'sının kadın olduğunu söyleyen Rumpler, "Amacımız önyargıları kırmak, bilim kadınlarına destek vererek rol model eksikliğini gidermek" diyor.

L'Oreal Türkiye Bilim Direktörü Fügen Soykut ise Türkiye'nin en fazla kadının desteklendiği 5 ülke arasında olduğunu söylüyor.

Türkiye'de akademisyen kadın sayısının 10 yılda iki katına çıktığını belirten Soykut, ancak kadınların daha üst pozisyonlara, stratejik görevlere gelemediğini anlatıyor.

L'Oreal'in inovatif olan ve hayata dokunan projeleri seçtiğini anlatan Soykut, bu yıl başvuru sayısının 60’dan 100’e çıktığını belirtiyor. Bu gelişmeyi de sevindirici buluyor.

Projelerin alanlarını ise hem Türkiye hem de dünyada kanser, alzheimer, parkinson, çevre sorunları olarak sıralıyor.

Programın uluslararası kısmında her kıtadan bir üstün bilim kadını olmak üzere 5 bilim kadını ödüllendiriliyor. Ne yazık ki Türkiye'den bugüne kadar sadece 2003 yılında bir bilim kadını ödül almış.

Soykut, "Prof. Dr. Ayşe Erzan'dan sonra kimse bu ödülü alamadı' diyor. Soykut, bu yıl projeleriyle desteğe hak kazanan bilim kadınları ve projelerini ise şöyle açıklıyor:

-- Doç. Dr Güneş Özkan Dokuz Eylül Üniversitesi'nden. Tıp Fakültesi Genetik Anabilim Dalı'nda kendi araştırma grubu ile araştırmalar yapıyor. Özkan, hücrelerin iletişimi ve hastalıklarla arasındaki bağlantıyı araştırıyor. Böylece Alzheimer gibi hastalıkların mekanizmalarının anlaşılmasına ve hedeflenen tedavilerin geliştirilmesine katkı sağlamak istiyor.

-- Doç. Dr. Elif Fırat Karalar, Koç Üniversitesi'nden. Projesi Lösemi üzerine. ‘Hücrelerin nasıl çalıştığını anlayabilirsek birçok farklı hastalık için etkili tedavi yöntemlerini geliştirmek mümkün olacak’ tezini savunuyor.

-- Doç. Dr. Emine Eren, Hacettepe Üniversitesi'nden. Eren, 2030’dan sonra kalp hastalıklarının ardından ikinci hastalık olacağı savunulan depresyonun moleküler düzeyde daha iyi anlaşılması için araştırma yürütüyor. Yeni antidepresan geliştirilmesi için çalışmalara yön verecek potansiyel hedeflerin belirlenmesini hedefliyor.

-- Doç. Dr Filiz Kuralay Ordu Üniversitesi’nden. Yurtdışında eğitimini tamamladıktan sonra Ordu Üniversitesi'ne gelen Kuralay ise DNA hasarı üzerine hazırladığı proje ile ödül kazanmış.

-- Yardımcı Doç. Dr. Hümeyra Çağlayan ,Abdullah Gül Üniversitesi'nde. Projesi son yıllarda gündemde olan biyolojik sensörler üzerine...

-- Doç. Dr. Bilge Baytekin ise Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi. Çevre Kirliği ve Halk Sağlığı üzerine çalışıyor ve atıkların sağlığa zararsız ürünlere dönüştürülmesini hedefliyor.

Proje sahibi bilim kadınları ,bu ödüllere başvurarak bilim konusunda rol model olarak bile büyük iş başarıyor.

Arzumuz tabii ki uluslararası alanda başarıya ulaşacak buluşlara imza atmaları!