Binalar yeşil olsun 250 barajdan kurtul

2023'e kadar yapılacak 7.5 milyon konutun yeşil bina olması durumunda 25.5 milyar dolar tasarruf elde edilecek.

Dünyanın en büyük buzul adası Grönland’da hızlı erimenin fotoğrafları son günlerin en tartışılan konularından. Buzulların beklenmeyen bir hızla erimesini bilim insanları iklim değişikliklerine bağlıyor. Geçen yıllarda kopan buzul parçasıyla da zaten ilk uyarılar gelmişti.
Aşırı sıcaklar, seller, fırtınalardaki artışa bakılırsa küresel ısınmanın artık tartışılacak bir hali kalmadı.
Sorun büyük ama dünyada önlem almaya gönüllü bir ülke de yok. Ülkelerin derdi ‘en yüksek büyümeye’ ulaşmak. Bunun için sera gazını azaltmanın lafı bile olmuyor, fosil yakıt kullanmak, nükleer her yol mübah.
Felaket tüm hızıyla geliyor. Genel yaklaşım olumsuz. Peki hiç mi farkında değil insanlar?
Son yıllarda tartışmanın sadece çevrecilerin çabalarından çıkmış olduğunu gösteren bazı gelişmeler var. Örneğin işdünyasında sık sık duyduğumuz sürdürülebilirlik bunlardan biri. Her sektörde bu anlamda çabalar var.
2007’de inşaat sektöründen 25 kurucu üyenin oluşturduğu Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) bu kurumlardan biri.
Dernek, yapı sektörünün sürdürülebilir olmasına katkı sağlamak için kurulmuş, ekolojik duyarlılıkla inşa edilmiş binaların artması için çaba harcıyor.
Bu dernek geçen günlerde Stuttgart’ta Dünya Yeşil Binalar Konseyi Yönetim Kurulu’nca tam üye statüsüne çıkarıldı. ÇEDBİK Kurucu Başkan Yardımcısı Duygu Erten’e de ‘başkanlık ödülü’ verildi.
ÇEDBİK Başkanı Haluk Sur, yönetim kurulu üyeleri ve Erten’le bu çalışmalar konusunda sohbet ettik. Önce yeşil bina nedir, sorusunu yanıtladı Sur. Yeşil bir bina arazisinden başlıyor. Tasarımı, enerji kullanımı, sağlık ve konforu, kullandığı malzeme ve kaynaklar, işletme, bakım gibi kriterlerden oluşuyor. Yani yeşil bina enerjiyi, suyu verimli kullanan, çevresel bozulmayı azaltan binalara deniyor. Bu kriterleri sağlayan binalara uluslararası Leed ve Bream sertifikaları veriliyor.
Sur, dünyada yeşil bina sayısının hızla arttığını anlatıyor. ABD’deki 150 milyon konutun yüzde 1’inin, yeni yapılan binaların ise yüzde 17’sinin yeşil olduğunu ekliyor. “Bu oran bile 50-60 milyar dolarlık ekonomi yarattı” diyor.
7.5 milyon yeni konut
Türkiye’de ise 18 milyon konut var. Henüz yeşil sertifikalı bina sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. ÇEDBİK Yönetim Kurulu Üyesi Emre Çamlıbel 2023 tarihine kadar Türkiye’de 7.5 milyon konut üretileceğini hatırlatıyor. Tasarruf açısından sertifikanın özendirilmesini öneriyor ve şunları söylüyor: “Bu konutların yeşil bina olması zorunlu olursa elde edilecek tasarruf 25.5 milyar doları bulacak. Bu da 250 elektrik santralına eşit bedel.”
Erten, bazı kriterlerin Türkiye gerçeklerine uymadığı için kendilerinin de sertifika vermek için hazırlandıklarını söylüyor. “Sertifika Türkiye’nin iklimine ve uygun malzemelerin kullanımına göre belirlenecek” diyor.
Türkiye’de Enerji Bakanlığı enerji tasarrufu için bazı kurallar getirdi, binaların enerji karnesi çıkarılacak. Birden hızlanan binaların mantolanma furyası bundan. Ancak ÇEDBİK’in anlattığı kriterlere göre yeşil sertifikayı almak İstanbul gibi çarpık kentleşmenin sürdüğü bir kentte pek kolay görünmüyor. Oysa 7.5 milyon bina arazisinden başlayıp kriterleri yerine getirse 250 yeni elektrik santralından kurtulmak ne iyi olur!