"Bizim çılgın projemiz insana yatırım"

CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, "Durgunlaşan, kötüye giden ekonomi için bizim çılgın projemiz insana yatırım olacak" diyor.

Türkiye ekonomisinin bugünlerde ateşi yüksek... Dolar 2.60 seviyelerine oturdu ve bu seviyelerden geri dönüş de zor görünüyor.

“Faiz düşsün” derken, tam aksine yükseliyor. İhracat geriliyor. Enflasyon, işsizlik artıyor.
Türkiye bir süredir yüzde 6’lık büyümeleri de unuttu. Yüzde 3-3,5 büyük başarı olarak görülüyor.
Dünya piyasaları da tatsız...

Reel sektör yani üreticiler endişeli, yatırımlar tamamen durdu, halk ise çarşı pazarda çaresiz.

Böyle bir dönemde ekonomide içeride ve dışarıda piyasaların güvendiği iki isim olan Devlet Bakanı Ali Babacan ile Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ise topun ağzında.

Yeni bir Türkiye'ye geçtiğimizi sık sık vurgulayan hükümetin her halde güvendiği bir şeyler var diyelim!

Aslında Türkiye'nin gerçekten yenileşmeye ve farklı alternatif politikalara şiddetle ihtiyacı var.

Friedrich Ebert Vakfı (FES), Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasi Araştırmalar Vakfı (TÜSES) ile Küresel ve Yerel Düşünce Derneği (KÜYEREL) bir süredir "Başka bir Türkiye İçin" başlıklı toplantılar düzenliyor.

Geçen hafta sonu muhalefetin alternatif ekonomi politikalarını dinlemek için Selin Sayek Böke ile beraberdik.

Böke, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) ekonomik politikalarını emanet ettiği yeni bir isim. Siyasete girmeden önce Bilkent Üniversitesi İktisat Fakültesi'nin Dekan Yardımcısıydı.

AK Parti'nin Ali Babacan'ı gibi makroekonomiden gelen, finans piyasalarını iyi bilen bir akademisyen.

Böke'yi dinlemeye gelenler arasında Seyfettin Gürsel, Osman Ulagay gibi ekonomistler de yer alıyordu.

Böke, Türkiye'de işlerin kötüye gittiğini söylüyor. Her yıl yüzde 5 büyüyen Türkiye'nin son 6 yıldır ancak yüzde 3-3.5 büyüdüğünü hatırlatan Böke, bunun nedenini şöyle açıklıyor:

"Hızlı düşünebilen, rahat bıraksanız çok daha fazla üretim yapabilecek bir topluluğu rahat bırakmadığınız, sürekli boğduğunuz için, işte bu oranlarla idare ediyorlar. Böyle idare eden yapının sürdürülebilir olması ise mümkün değil."

Böke, Türkiye'de eşitsizliğin keskinleştiğini, Dünya Ekonomik Forumu raporuna göre servet dağılımında da hızla daha eşitsiz bir hale geldiğini vurguluyor. "16 milyon yoksulumuz var. Hedefimiz bu gelir eşitsizliğini durdurmak" diyor.

Türkiye'nin en önemli sorununu da işsizlik olarak tanımlayan Böke, Türkiye'de 3 milyon olarak açıklanan işsizlik rakamının iş bulamayacağı için aramayanlarla birlikte 5,5 milyonu ulaştığını söylüyor. Gençler arasındaki işsizlik oranının yüzde 20'ye yaklaştığını hatırlatan Böke, politikalarını şöyle açıklıyor:

"Her 5 gençten biri işsiz. Ağırlıklı bölümü üniversite mezunları... Biz işsizlik fonuna prim ödemiş olsun olmasın tüm işsizlere mesleki eğitim vereceğiz. İşsizlik fonunda biriken ve inşaatlara kullanılan parayı da iş için yatırımlara kullanacağız."

Böke, "Hayalimiz ne? Büyümeyi tek hedef haline getirmiş sistemin o yarattığı vahşetten kurtulmak istiyoruz. Kapsayıcılığı artırmak istiyoruz. İnsanı merkeze alan adil dağılımlı bir düzen hayal ediyoruz. AB sürecine dahil olan bir Türkiye hayal ediyoruz. Bilgiyle donanmış bir Türkiye hayal ediyoruz. Bu bal gibi yapılır" diyor ve bu hayallerin gerçekleşmesinin tek yolunun insana yatırım yapmak olduğunu ekliyor. “Bizim çılgın projemiz insana yatırım olacak” diyor.

Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken Böke, bir kadın olarak politikalara kadın sorunu açısından da bakmadan geçemiyor:"Kadınların sadece yüzde 30'u ekonomiye katılıyor. Ama büyük çoğunluğu çalışmak istiyor. Fakat kreşler, anaokulları gibi olanaklar sunulmadığı için kadın ekonomiye katılamıyor. Kadınları Türkiye'de ekonomiye daha fazla katmalıyız.”

Böke'nin sunumu yaklaşık iki saat sürdü. Katılımcıların ilgisini kaybetmemesi, konuşmanın bitiminde çok sayıda sorunun yöneltilmesi, Böke'nin performansının beğenildiğini gösterdi. Konuştuğu kitleye uygun olarak makro tablolar çizen Böke'ye, toplantının moderatörlüğünü yapan Meliha Okur, "Türkiye halkı çarşıda pazarda neden bir maydonozu üç liraya, eti 50 liraya aldığını merak ediyor. Onlara bunu anlatabilecek misiniz?" sorusunu yöneltti.

Böke de seçime iyi hazırlandıklarını ve ekonomiyi sokağa bu basitlikte anlatmak için hazır olduklarını söyledi.

Yorumcular yıllardır AKP’nin seçim başarılarının temelinde ekonominin büyük rol oynadığını söylüyor. Bakalım CHP’nin ekonomi vitrinindeki bu değişim, sandığa yansıyabilecek, oy dengelerini değiştirmeye yetebilecek mi?