Buluşlar bağışçı ile buluşuyor

Dünyada sosyal girişimcilik kavramı yaygınlaşıyor. Hem para kazanıp hem de topluma fayda sağlamak isteyen sosyal girişimcilerin en önemli sorunu ise kaynak bulmak. Boyner Grubu sosyal girişimcileri desteklemek için Buluşum adıyla yeni bir platform oluşturdu.

Son yıllarda en sık duyduğumuz kelimelerden biri girişimcilik. Dünya gündeminin de ilk sırasında yer alıyor. Yatırım yapmak isteyenlerin gözü yenilikçi, icat çıkaran beyinlerin üzerinde.

Bir de sosyal girişimcilik kavramı var. O da artık sık sık gündemde. Tarifi şöyle:
"Kar etmeyi amaçlayan ama elde ettiği karı, topluma fayda üretmek için kullanan girişimci."

Bugüne kadar öğrendiklerimizden farklı, ezber bozan bir tanım. Son günlerin iş dünyasında yankı bulan "bütün sorunların nedeni kapitalizm mi, değil mi?" tartışmasına da ufuk açacak bir yaklaşımdan sözediyoruz.
Yıllardır pazarlama ve marka danışmanlığı yapan Fikirhane'nin sahibi Temel Aksoy bu konuda şu bilgiyi veriyor:
"Sosyal girişimcilik toplumsal sorunların çözümünde serbest piyasa esaslı yöntemleri benimseyen bir yaklaşım. Sosyal girişimciliğin cazibesi kapitalist sistemin bütün iyiliklerini toplum yararına kullanmasında yatıyor. Kar ve toplumsal fayda bir potada yer alıyor."
Bu yeni yaklaşım yani sosyal girişimciliğe ilgi, yetenek ve kaynak her geçen gün artıyor.
İşte bu alanda Türkiye'nin büyük gruplarından biri olan Boyner de, yeni bir proje başlattı.
Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, danışma kurulunun da katıldığı toplantıda bu yeni projeyi anlattı.
Projenin adı Buluşum. Amacı sosyal girişimcileri desteklemek ve stratejik bağışçılığı da yaygınlaştırmak.
Bu platformda topluma sosyal fayda sağlayacak projeler, "el verenlerle" yani bağışçı kurum ve kişilerle bir araya gelecek.
Ümit Boyner, "İyi ve yenilikçi bir fikri olan yani icat çıkaran gençleri arıyoruz. Hayallerini gerçekleştirmeleri için destek olmayı istiyoruz" diyor.
Boyner, projenin en önemli adımlarından birinin fonlama desteği verirken dünyada giderek yaygın bir sistem haline gelen kitlesel fonlamaya da (crowd funding) açık olmasını gösteriyor.
Böylece Buluşum, sadece Boyner Grup değil, herkese açık stratejik bir bağışçılık platformu olacak.
"İsteyen 1 TL isteyen 50 bin TL ile seçtiği projeye destek olabilecek" diyor Boyner. Grubun tüm şirketleri ayrı zamanda bağışçı. Platforma şu ana kadar 500 bin TL harcanmış, bağışların 1 milyon TL'yi bulacağını da ekliyor.
Ümit Boyner, bu proje ile inovasyon ve bireysel bağışçılık kültürünün gelişmesinin destekleneceğini anlatıyor.
Buluşum'da şu anda 4 örnek proje var.
"Gelecek daha net, Gençlik Platformu, Yuvarla, Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali."
Bu projelerden Yuvarla'nın amacı sivil toplum kuruluşlarının gelirlerini arttırmak ve bağışçılığı yaygınlaştırmak. Kar amacı gütmeyen Yuvarla, alışverişlerde tutarın küsüratını yukarıya yuvarlayan bir sistem. Müşteri böylece seçtiği bir sivil toplum kuruluşuna destek olabiliyor.
Projeyi anlatırken kapitalizm tartışmasına Boyner de katılıyor ve "Kapitalistler kapitalizmden şikayet edeceğine sürdürülebilir projelerle sosyal dönüşüme katkı sağlamalı" diyor.
Yeni ekonominin yeni kapitalistleri sosyal faydayı da düşünüyor. Bill Gates'ten sonra Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg servetinin 45 milyar dolarını kurduğu vakfa ayırdı.
Zuckerberg amacını yeni doğan çocuğuna daha yaşanabilir dünya bırakmak olarak açıkladı. Ancak kimine göre gerçek amacı vergiden kaçmak.
Öyle bile olsa vahşi bir kapitalist olmasından iyi değil mi?