Bütçeye nasıl el kaldırıp indirecekler!

Sayıştay raporlarının Meclis'e gelmemesini skandal olarak yorumlayan Kemal Kılıçdaroğlu, 'Milletvekilleri neye göre bütçeye oy verecek' diyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütçe görüşmeleri pazartesi günü başlıyor. Bu görüşmeler neden önemli? Kazandığımızın yüzde 60’tan fazlasını devlete vergilerle geri veren bir vatandaş olarak bu vergiler nerelere harcandı, doğru yerlere gitti mi sorularına bu görüşmelerde yanıt buluyoruz.

Demokratik bir toplumda, şeffaflık, hesap verebilirlik gibi kavramlar da ancak böyle anlam kazanıyor.
Geçen hafta Radikal’de Ankara büromuzdan Hacer Boyacıoğlu’nun çok önemli bir haberi yayımlandı. Kamu kurumlarını denetlemekle görevli Sayıştay, 2011 yılına ait raporları Meclis’e göndermemişti. Konu bir-iki gün tartışıldı ama sonuç çıkmadı.

Bu konu dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündemindeydi. İstanbul’da gazete ve televizyonların ekonomi yöneticileriyle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, Plan Bütçe Komisyonu üyeleriyle TBMM’ye sunulan bütçeyi ve AK Parti’nin ekonomi politikalarını değerlendirdi. Ancak bu konuya da özel bir önem verdi.

Bütçenin parlamentoda sağlıklı görüşülmesi için harcamaları denetleyen Sayıştay’ın raporlarının Meclis’e gelmemesini “skandal” olarak niteleyen Kılıçdaroğlu, “2013 yılı bütçesi görüşülürken Sayıştay’ın 3 temel raporu Meclis’e gelmedi. Dış denetim, faaliyet, mali istatistikleri değerlendirme raporlarını görmedik” diyor. Milletvekillerinin kamu harcamalarının sağlıklı yapılıp yapılmadığını bilmediğini ekleyen Kılıçdaroğlu, şunları söylüyor:

Harcamaların denetlenmediği bir bütçe, bir kesin hesap yasası parlamentoda nasıl görüşülecek?

Saydamlıktan söz ediyoruz, saydam toplumdan söz ediyoruz, yolsuzluklardan şikâyetçiyiz ama durum bu. Ve biz bütçe görüşüyoruz.

Meclis Başkanı Cemil Çiçek görevini yapmamıştır. Milletvekilleri bütçeyi kabul için nasıl el kaldırıp indirecekler?
Halkın bu bütçeye nasıl oy verdiniz diye sorması gerek. Milletvekili sorgulama yeteneğim yok diyorsa vekilliği tartışılır.
Kılıçdaroğlu konunun takipçisi olacaklarını söylüyor. “Raporları sorma hakkımız var. Kim adına soruyoruz bunu? Bu ülkede yaşayan her yurttaş için, doğduğu andan itibaren vergi verir. Onlar için soruyoruz” diye ekliyor.

Türkiye’nin iyi yönetilemediğini de anlatan Kılıçdaroğlu yine “Arabanın durumunu bilmeyen şoförü değiştirmek gerek” diyor.

Bu arada bir kez daha eleştiri oklarını ekonomi sayfalarını yöneten medya mensuplarına yönelten Kılıçdaroğlu şöyle konuşuyor:
“Medyaya bakınca Türkiye’de herkesin sorununun çözüldüğü sanılıyor. Ama işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk sorunu çözülmedi. Bunları neyle çözeceksiniz? Ekonomi, para, bütçe, maliye, vergi politikalarıyla çözeceksiniz. 7 kez mali af ilan edildi. Avrupa’da var mı bu? Başbakan IMF’den borç almadık diyor. 2005’te 10 milyar dolar alındı. Niye bir Başbakan halkına doğruları söylemez? Bir Başbakan’a halkı kandırmak yakışır mı?”

Bağdat’a gidip Erbil’e geçecek

Bu arada Türkiye ile Irak yönetimi arasındaki krizi de değerlendiren Kılıçdaroğlu, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın uçağının geri çevrilmesini “içime sindiremiyorum” sözleriyle yorumluyor. Kılıçdaroğlu, Irak’tan kendisine defalarca davet geldiğini, söylüyor ve “Bağdat’a uçakla gitmeyi, oradan karayoluyla Türkiye’ye dönmeyi düşünüyorum. Kerkük, Erbil ve Barzani’ye de koşullar uygun olursa uğramak isterim” diyor.