ÇED çıkmazsa üstüne bir bardak su içeriz!

Gerze'deki termik santral projesine şimdiden 15 milyon dolarlık harcayan Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özilhan, ÇED çıkarsa yatırımı yapacaklarını dile getirdi.
ÇED çıkmazsa üstüne bir bardak su içeriz!

Gıdadan otomotive, enerjiden içecek sektörüne kadar aktif büyüklüğü yaklaşık 9 milyar doları bulan Anadolu Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Gerze’de yapmayı planladığı termik santral yüzünden son günlerde sıkıntılı. Gerzeliler ve çevrecilerin şiddetle karşı çıktığı yatırım için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunu bekleyen Özilhan, “ÇED raporu çıkarsa 1 milyar euroluk yatırıma başlarım. Bu benim hakkım. Çıkmazsa devletin kestiği parmak acımaz. Bugüne kadar harcadığım 15 milyon doların üzerine bir bardak su içerim” diyor.
Özilhan’la grubun yatırımlarını ve 2012’de Türk ekonomisine ilişkin öngörülerini konuştuk: 

Gerze’deki enerji yatırımınız tartışma yarattı. Enerji alanında hangi projeleriniz var?
Gürcistan ve Giresun’da iki projemiz sürüyor. 10’ar bin kilometrelik tüneller açıyoruz. Tartışma yaratan projemiz Gerze’de ise termik santral yapacağız. ÇED aşamasındayız. 

Neden termik santralı seçtiniz? Yatağan gibi çok kötü bir örnek var!
Yatağan elbette çok kötü bir örnek. 50-60 sene öncenin, Doğu Blokunun çok eski teknolojisinin uygulandığı ve hakikaten de çevre faciasının yaşandığı bir uygulama. Ancak artık termik santrallarda teknoloji çok gelişti. Çevre dostu bir yapı oldu. Teknoloji olarak bizim yapacağımızla aralarında dağlar kadar fark var. Örneğin İskenderun’da bir termik santral var. Bizim yapacağımız projenin bire birini Eren Holding 6 ay önce yaptı. Gelsinler gösterelim. 

Çevre örgütlerine bunu teklif ettiniz mi?
Çevre örgütleri çok sabit fikirle yaklaşıyor. 

Yöre insanları da aynı şekilde düşünüyor?
Yöre çok farklı. Gürültü çıkaran 50-60 kişi var. Çok daha fazla sessiz kalan ve santralın yapılmasını isteyen insanlar da var. Çünkü 1 milyar euroluk yatırımın bölgeye çok büyük katkısı olacak. Yatırımın o bölgeyi çok kalkındıracağına inanan bir yöre halkı da var. Onlar sessiz. 

Tepkiler Türkiye geneline yayıldı. Vazgeçme ihtimaliniz var mı?
Kesinlikle yok. ÇED raporu ciddi araştırmalardan sonra verilen bir rapor. Denizin suyundan, bitki yapısından, toprağından hava akımına, rüzgâra ve limanın zemin etütlerine kadar hepsini çalıştık. Kömürünü, tozunu ne yapacağız belirledik. Bunların hepsinin çok sıkı denetimleri var. Bunu AB standartları üzerinde bir teknolojiyle yapacağız. Taahhütler verdik. Devlet de bunları inceleyecek ve bize buna göre rapor verecek. Eğer ÇED veriyorsa, bunu yapmak benim hakkım ve hakkımı kullanırım. 

Enerji yatırımları dünyanın sorunu. Türkiye için de çok önemli. HES’ler, nükleer, rüzgâr, güneş gibi alternatifler var. Rüzgâr ve güneş yatırımları ihtiyacı karşılamaz mı?
Santral Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 4’ünü üretecek. HES’lerde kar, su yeterli olursa, baraj yüzde 60-70 randımanla çalışıyor. Yağmur ve kar yoksa yüzde 30’a iniyor. Rüzgâra gelince okyanusu rüzgâr direkleriyle donatırsak, ancak Türkiye’nin ihtiyacını karşılar. Ben nükleerin de olması taraftarıyım. Alternatif teknolojilerle bu karşılanamaz. Türkiye’de tüm enerji projelerine karşı çıkılıyor. Her şeye karşıyız. O zaman keselim elektrikleri, karanlıkta oturalım! 

Tüketimin artması, büyüme önemli ama çevreyi yok edersek anlamı kalır mı?
Çevre benim çok önem verdiğim ve sık sık gündeme getirdiğim bir konu. Bu nedenle yatırımımızda son teknoloji neyse onu gerçekleştirdik. Kirlilik Avrupa standartlarının altında olacak. Dev bir liman yapacağız. İthal kömür kullanacağız. Gerze’ye 250-300 milyon dolar ekstra yatırım yapıyoruz ki, çevre kirliliğinin önüne geçeceğiz. Böyle olmazsa ÇED çıkmaz zaten. 

Avrupa’da termik santrallar devam ediyor mu?
Nehrin kenarında, şehirde santrallar var. Gidip görebiliriz, etrafında sebzesi meyvesi yetişiyor. 

Üzülüyor musunuz? Efes Pilsen-Coca Cola tüketmeyin gibi protestolar gündeme geldi. Sizi etkiliyor mu?
Evet. Üzülüyorum. Yıpratmaya çalışıyorlar. Bizi bu yolla baskı altına alamazlar. 

ÇED raporu çıkmazsa ne kaybedersiniz?
Kanunun kestiği parmak acımaz. Masraf yapıyoruz. En az 15-20 milyon dolarlık yatırım yapmışızdır. Bir bardak su içerim gider. Ama devlet müsaade ederse 1 milyar euro yatırım yapacağız.

EKONOMİ
Türkiye ekonomisi açısından 2011 nasıl geçti?
Türkiye iyi yönetildi 2011’de. Avrupa ve Amerika’nın 2008’den beri boğuştuğu kriz, geçmişte yaptığı reformlarla güçlü yapısı ve istikrarı sayesinde Türkiye’de etkili olmadı. Güçlü bir liderinin olması, karar alması ve uygulaması herkesin o kararların arkasında durmasıyla iyi yönetildi. 

2012 nasıl geçer?
Türkiye’nin yapısal bir hastalığı var. Büyüme yüzde 8’lere çıktığında cari açık sıkıntı başlıyor. Tasarruflar, iç sermaye yetersiz. Dolayısıyla büyüme hamlesini dışarıdan fonlayarak yapıyor. Gayet doğal. Ama bu da cari açığı yükseltti. Bugüne kadar yönetildi. Ama yine 2011’in ortalarında bu resim daha bariz bir biçimde ortaya çıkınca ekonomi yönetimi bir takım tedbirler aldı. Ben bu tedbirlerin doğru olduğuna inanıyorum. 

2012 büyümesi ne olur?
Avrupa’nın durgunlukta olduğu bir dönemi yüzde 4 gibi bir büyümeyle geçirmesinin başarı olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin bir ivmesi var ve bunun devam edeceğine inanıyorum. Şu an 2.5 civarında ama 4’ün altına düşeceğini sanmıyorum. 

Cari açığın gerçek anlamda çözümü için ne yapılmalı?
Türkiye cari açığı yeni yatırımlarla kontrol altına alabilir. Yeni yatırımlar için teşvik verilebilir, bunun önümüzdeki günlerde açıklanmasını bekliyorum. Ancak teşviklerde sektörlerin iyi belirlenmesi lazım. Sektörde en çok döviz, ithalat nereye yapılıyorsa o sektörlere teşvik verilmeli.

HOLDİNG

İÇECEK GRUBU’NDA SAB MİLLER ORTAKLIĞI ÖNEMLİ: SAB Miller ile ortaklığımız çok önemli. Rusya ve Ukrayna operasyonlarını aldık. Anadolu Efes’in yüzde 24 hissesini de SAB Miller’a vereceğiz. Bu bizi Rusya’da çok önemli bir konuma getiriyor. SAB’ın bir tesisini Anadolu Efes’in içine alıyoruz. Bu bölgede Doğu Avrupa dahil Hindistan’a kadar olan coğrafyada hatta Uzakdoğu’da Anadolu Efes ve SAB olarak var olacağız. Yatırım ve büyümeyi Anadolu Efes’in yönetiminde beraber yapacağız.

TARIMDA ÖNEMLİ OYUNCU OLACAĞIZ: Tarımda önemli bir oyuncu olmaya çalışıyoruz. Zeytinyağı, ayçiçeği ve mısır yağı üreten bir grubumuz var. Komili ve Kırlangıç’la büyümeye çalışıyoruz. Meyve plantasyonlarımız sürüyor. Geçen yıl 350 bin ağaç diktik. Önümüzdeki yıl 1 milyon ağaç dikeceğiz ve 10 milyon ağaca çıkma hedefindeyiz. Yeni meyve çeşitleri getiriyoruz. Sofralık meyve üretimine de başlıyoruz. Yani markalı meyve üreteceğiz. İhracat imkânı da var.

BANKACILIKTA BÜYÜYECEĞİZ: Bankacılıkta üç şirketimiz var. Abank, orta boy bir banka. 63 şubemiz var. 2012’de 66 şube olacağız. Önümüzdeki 4-5 sene içinde 150 şubeye çıkma hedefimiz var. Bireysel kredilere girmeyeceğiz. Ama bireyselin bir kolunda 1-2 milyon TL sermayesi olan işletmelere ağırlık vereceğiz. Şu anda ortaklık düşünmüyoruz.

LÜKSTE TALEP BIÇAK GİBİ KESİLDİ: Otomotivde iyi bir sene geçirdik. Ticari vasıtadaki ağırlık 2012’de biraz daha artacaktır. İthal arabalarda iyiydik. Kiralama işine girdik. Bu sene 10 bin arabaya ulaştık. Kamunun da buna gitmesi gerekiyor. Lüks otomobil ithalatımız da var. Ama son gelen vergilerle bıçak gibi kesildi. Küçülme ne kadar olur derseniz, yüzde 20-25 civarında olur.