Çin iç pazara dönüyor umudu orta sınıf

Çin'de yaşam standardı yükseliyor. Her yıl 15 milyon insan kırsal kesimden kente geliyor. Orta sınıf nüfus 817 milyon.

Çin dünya ekonomisi için çok önemli bir ülke. Aldığı kararlar sadece Çin’i değil dünyanın geleceğini etkiliyor. Çin Başbakanı Wen Jiabao, dün bir açıklama yaparak 2012’de Çin’de istikrarlı ve sıkı para politikası uygulamaya devam edeceklerini açıkladı.
2012 büyüme tahminini ise yüzde 8’den yüzde 7,5’e düşürdüklerini duyurdu. Bu açıklama dünya borsalarını tedirgin etmeye yetti.
Çünkü son yıllarda yüzde 9-10 büyüyen Çin’in büyüme oranını aşağı çekmesi demek, dünya ticaretinin etkilenmesi demek. Çin’in 1980’de dünya ekonomisindeki payı yüzde 2 iken 2010’da yüzde 9 oldu. Dünya çapındaki büyümeye katkısı 2004-2007 arasında yüzde 25, dünya ticaretindeki payı ise 1980’de yüzde 1 iken şimdi yüzde 10,5’e çıktı.
G20 ülkeleri bugün toplam ihracat ve ithalat bakımından Çin’e büyük ölçüde bağımlı. Türkiye için de attığı her adım önemli olan Çin’de neler olur, dünya nasıl etkilenecek?
Bu soruların yanıtı TÜSİAD’ın Görüş dergisinde çok kapsamlı bir şekilde yer aldı. Çinli akademisyen ve ekonomistlerle yapılan söyleşilerde bugün alınan kararın da ipuçları var. 

Kentleşme hızlanıyor
Deutche Bank Çin’in Genel Müdürü Jens Ruebbert, yaptıkları bir araştırmaya dayanarak Çin ekonomisinde önümüzdeki yıllarda olabilecek gelişmeleri şöyle sıralıyor:
Çin 12’nci Beş yıllık Planı’nda büyümede önemli bir tutum değişikliğine gidiyor. Geçmişten farklı olarak odak noktası büyüme hızı değil kalitesi. İç talebin hane halkı tüketiminin payı artacak.
Yüzde 9’larda giden büyüme hızının yüzde 7’lere gerilemesi bekleniyor. Çin’de büyümenin düşmeye başlaması Batı ülkelerini etkileyecek.
Büyümenin gerilemesi dünşa emtia fiyatlarının düşmesine neden olacak. Bu da menkul kıymet borsalarına olumsuz yansıyacak.
TÜSİAD Pekin Ofisi Direktörü Iraz Turhan ise Çin’in sosyal değişimini Çin Kent Ekonomisi Topluluğu Direktörü Dr. Li Jinkul ile Sosyal Bilimler Akademisi Direktör Yardımcısı Prof. BSong Yingchang’a sormuş.
Yingchang, Çin’de hızlı bir kentleşme yaşandığını, yüzde 20’lerden 50’lere fırladığını anlatıyor. “Çin’de yaşam standardı yükseliyor. Her yıl 15 milyon insan kırsal kesimden kente geliyor. Orta sınıf nüfus 817 milyon” diyor.
Ancak akademisyenlerin dikkat çektiği bir tehlike var, gelir uçurumu artıyor. Buna ilişkin yorumları ise şöyle:
“Hükümetin gündeminde düşük gelir seviyesinin arttırılması yeni iş alanlarının açılması ve KOBİ’lerin desteklenmesi önem kazanıyor.”
Peki 1 milyar 300 milyon Çinlinin yüzde 60’ı orta sınıf olursa Çin’in kaynakları nasıl yetecek? Li Jinkul’un yorumu ilginç:
“Benim son on yılda tükettiğim demir, çelik, petrol ve çimentonun toplamı tüm atalarımın tükettiğinin toplamından fazla. Ancak hâlâ Avrupa’dan tutumluyuz. Kaynakların tükenmesi dünyanın sorunu. Çin dünyanın hastalıklarını bilmek zorunda. Aksi takdirde bu dünyanın yarını olmaz.” 

Çin iç pazarı fırsat
TÜSİAD International Yürütme Kurulu Başkanı Osman Boyner ise Çin’deki değişime ilişkin Başak Solmaz’a yaptığı açıklamalarda şu konulara dikkat çekiyor.
Çin Avrupa krizi yaşanırken bunu bir fırsata dönüştürüyor. Son 10 yıldır büyük bir değişimden geçiyor. Örneğin ucuz üretim için giden Mercedes şimdi know how edinmek için Çin’e geliyor. Teknoloji şirketleri öne çıkıyor. Çin artık fasoncu ülke olarak anılmak istemiyor.
En büyük avantajları 1 milyarlık iç pazar. Çin’de her sene pazara 15 milyon araç çıkıyor. Bu araçlar için yaklaşık 30 milyon ton petrol gerekiyor. Yani Türkiye’nin kullandığı petrol kadar petrol bulmak zorunda.
2012 yılı Türkiye’de Çin Kültür Yılı... 2013 ise Çin’de Türkiye Kültür Yılı olarak kutlanacak. Amaç iki ülkenin birbirini daha iyi tanıması ve ilişkilerini güçlendirmesi.
Bu analizler Çin’e yönelik ufukları açar diye düşünüyorum!