Düğün sektörü düğün yapıyor!

Türkiye'de artık 'düğün' diye bir sektör var. Pastacısından gelinlikçisine 20 farklı iş kolu el birliğiyle 5 milyar dolarlık dev bir sektör yarattı.

Türkiye’de nüfus artış hızı azalıyor. Kısa süre önce açıklanan verilere göre artış 2011’de binde 13.5 olmuş. Birkaç yıl önce sevindirici bir gelişme olarak karşılanan bu durum, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için ise üzüntü verici. Başbakanımızın arzusu Türkiye’nin genç emek gücünün artması. Bunun için önerisi de her evlenen çiftin üç çocuk yapması…
Hafta sonu Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nin salonlarında heyecanla Evlilik Dünyası Fuarı’nı gezen genç çiftleri görünce bu hedefin gerçekleşebilir olduğunu düşündüm. 10’uncu yılını kutlayan fuarda gezerken karşıma koskoca bir “düğün sektörü” çıktı… Davetiyecisinden, fotoğrafçısına, pastacısından gelinlikçisine yüzlerce şirket ‘o özel gün’ için bu ‘özel günde’ bir araya gelmişti. 

Boşanma oranları artsa da Türkiye’de her yıl yaklaşık 700 bin çift evleniyor. Yapılan araştırmalara göre düğün sektörünün büyüklüğü 8 milyar TL’yi geçmiş. Cnbc-e dergisinin yaptığı bir araştırmaya göre yaklaşık 5 milyar dolar. Yaklaşık 20 farklı iş kolunu harekete geçiren devasa bir ekonomi.
Düğün için otelden, kır düğünü mekanlarına kadar kasım ayına bile yer bulmak imkansız.
Düğün salonlarında kişi başı 7.5 TL’den başlayan fiyatlar, otellerde 145 euroya kadar çıkıyor. Gelinlik sektörünün cirosu ise 500 milyon euroyu geçmiş bile.
10 yıl önce kır düğünleri konseptine başlayan Bahar Country yetkilisi Bekir Özcan artık düğün salonları konseptinin gençler için yeterli olmadığını söylüyor. Alternatifler artmış. Kır ve tekne düğünleri de bu alternatiflerden ikisi. Ortaköy’de ORTUR Kooperatifi’nin üyesi Başarı işletmesi de kendini tanıtıyor. Samim Akyazı, 10 tekne ile hizmet verdiklerini söylüyor. Objektif Fotoğrafçılık’ın sahibi Mahmut Yıldırım ise fotoğrafın düğünün artık çok önemli parçası olduğunu söylüyor. “Fotoğraf çekimleri kına gecesinden, hatta çok daha önceden, düğünün son dakikasına kadar sürüyor” diyor. Fuarın büyüyen ziyaretçi sayısı da, evlilik sektörünün büyümesini anlatan başka bir gösterge. Patika Fuarcılık’ın düzenlediği fuarın ziyaretçi sayısı 10 yılda 5 kat büyümüş.

Yardım yüzsüzlerine altın fırsat
Van depreminin üzerinden üç ay geçti. Şiddetli bir kışın yaşandığı Van’dan hergün kötü haber geliyor. Hala 8 binin üzerinde insanın çadırlarda yaşaması, çadır yangınlarında çoğu çocuk 11 kişinin can vermesi dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi diye övünen bir ülkeye yakışıyor mu? Yakışmıyor, hatta utanç verici…
Sıkıntılar büyük ama insanlar yine de yaşama sımsıkı sarılıyor. Özellikle çocuklar ve öğretmenler… Turkcell’in başlattığı “Van için Türkiye’nin kumbarası” kampanyası için hava koşulları el verip Van’a gidebilseydik bu yazıyı o cesur öğretmenlerle o güzel öğrencilerle yüz yüze konuşup yazacaktık ama olmadı.
Turkcell’in başlattığı sosyal sorumluluk projesinin öznesi öğretmenler. Depremde en çok ölen gencecik öğretmenleri düşününce doğru bir tercih. Turkcell’in Türkiye Eğitim Vakfı ile birlikte yürüteceği projede iki odalı son derece modern konutlar yapılacak. Konutların maliyeti 60 bin lira. 5 liralık SMS katkılarıyla konut sayısı artacak. Kumbaraya bir günde bir konutluk yardım gelmiş bile.
Bu arada yeni kampanyanın bir yararı daha olabilir. Yardım yapacağım diye ortaya çıkan yüzsüzler için yeni bir fırsat çıkmış durumda. Onlara sesleniyorum. Bir hafta sonra açıklanacak listede adınızın olmasını istemiyorsanız yardımınızı buraya yöneltme imkanı doğdu.
Haydi eller telefon tuşlarına Van yaz 5283’e gönder. İsmini geleceğe yazdır!

Haberiniz var mı?
Plaza işçileri birleşiyor!
Türkiye’de sendikalar var olma kavgasında. Yeni çıkacak sendikalar yasası ile takke düşecek kel görünecek. Türkiye’de sendikalı işçi sayısının ne olduğu ortaya çıkacak. Sendikalı olma 12 Eylül darbesinden beri hepimizin iliklerine işlemiş bir korku… Sendikalılaşma oranının düşmesinin bir başka nedeni de değişen üretim yapısı. Fabrikalarda artık robotların sayısı insanların önüne geçmiş durumda, istihdamda asıl artış hizmet sektöründe. Yani artık sendikaların yeni hedefi beyaz yakalılar olmak zorunda. İşte bu kapsamda yeni bir örgütlenme doğdu: ‘Plaza Eylem Platformu’… Kendileri için “beyaz yakalı işçi” tanımını yapanlar platform hedeflerini şöyle açıklıyor: “Örgütlenmek sadece başkaları için değil kendimiz için, çocuklarımız için de bir şey yapmak demektir. Bunun bilincinde olanları platforma davet ediyoruz.” Platformun bir başka görevini ise sarı sendikalarda ‘örgütlü’ beyaz yakalı çalışanlarının çaresizliğini ve bu sendikaların yetersizliğini de teşhir etmek olarak açıklıyor.
Sendikalar varolan üyeler için savaşmak yerine artık bu sesleri de duysa iyi olmaz mı?