e-sosyalleşmeyi sevdik e-ticarete mesafeliyiz!

Türkiye internette 20'nci yılını kutluyor. Facebook, Twetter'da iyiyiz ama e-ticarette adımız yok.

Türkiye internetle tanışmasının 20’nci yılını kutluyor. İnternet kullanıcı sayısı bugün 30-35 milyona ulaşmış durumda. Dünyayı değiştiren internette Türkiye’de de rakamlar hızla büyüyor ama bir gerçek var. Türkiye henüz dünyadaki gelişme ortalamasının çok gerisinde.
Ünlü araştırma şirketi Mc Kinsey kısa bir süre önce 226 sayfalık bir rapor yayımladı. Türkiye dahil dünya ülkelerini inceleyen raporda yer alan veriler geçen 20 yılda nereden nereye gelindiğini açıkça ortaya koydu. Mc Kinsey Türkiye Temsilcisi Bengi Korkmaz’ın açıkladığı verilere göre, Türkiye hızlı büyüyen ve genç nüfusa sahip bir ülke olduğu için önemli bir potansiyele sahip. Ancak ne yazık ki bu potansiyeli kullanamıyor.
Türkiye’de 35 milyon kullanıcı olmasına karşın internete giriş Avrupa ülkelerinin gerisinde. Bunun da en önemli nedenleri erişim maliyeti, aygıt girişi, yüksek değer teklifli e-ticaret sitelerinin yokluğu ve yaygın çevrimiçi ödeme sistemlerinin mümkün kılınmaması diye sıralanıyor. 

İnternet haber okumak için giriliyor
Rapora göre Türkiye’de internet sosyalleşme, eğlence ve haber okuma amacıyla kullanılıyor. İnternete girenlerin yüzde 75’i haber okuyor. Dünyada ticareti değiştirmeye başlayan e-ticaret kavramı ise Türkiye’de henüz yeni doğuyor. Türkiye’nin e-ticarette perakende satış oranı yüzde 1’den az. Bu oran Fransa ve Almanya’da yüzde 4 civarında. Rapora göre kişisel bilgisayar erişiminde Türkiye, Orta ve Doğu Avrupalı komşularının gerisinde.
Türkiye’de hanelerin yüzde 37’sinde kişisel bir bilgisayar var, bölgede ise yüzde 57’sinde. Bu ciddi bir fark. Türkiye’de internetin milli gelire katkısı sadece yüzde 0.9. E-ticaret hacmi 8.7 milyar dolar civarında. İngiltere’de yüzde 5.4, ABD’de ise 3.8. Türkiye Orta ve Doğu Avrupalı ülkelerin birçoğundan düşük orana sahip.
Korkmaz, internet üzerinden harcamaların da aynı şekilde düşük olduğunu belirtiyor. Türkiye’deki perakende satışın yüzde 1’den azı internetten gerçekleşiyor. Bu oran Amerika Birleşik Devletleri’nde yüzde 4’ü buluyor. İlginç bir başka veri ise Türkiye’de erişkin kadınların yüzde 68’i, erkeklerin ise yüzde 48’i hiç internet kullanmamış.
İnternete bağlanmanın bu kadar düşük olmasının nedeni ise tabii ki internet erişim maliyetlerinin yüksekliğinden kaynaklanıyor. Erişimin maliyeti Orta ve Doğu Avrupa ortalamalarının neredeyse iki katı. Ayrıca girişimciler açısından faiz oranlarının yüksekliği nedeniyle finansmana ulaşmak da zor.
Korkmaz, Türkiye’nin durumunun Nijerya, Rusya ve Fas ile benzeştiğine işaret ediyor ve ekliyor:
“Gelişmekte olan ülkelere dair genel sorunlar Türkiye’de de var. Ancak Türkiye ortalamanın da en altlarında. Kat edeceği daha çok yol var.” 

Yüzde 90 KOBİ’nin mail adresi yok
Türkiye’deki ofisine yeni taşınan Google’ın Türkiye Ülke Direktörü Bülent Hiçsönmez de dünyadaki gelişmelere karşın Türkiye’nin beklendiği kadar gelişme kaydedemediğini söylüyor.
Özellikle de KOBİ’lerin internetle yakın ilişki içinde olması gerekirken yüzde 90’ının internet adresinin bile bulunmadığını söylüyor.
Türkiye’de internetin ilk gününden beri gelişmeleri izleyen Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Mustafa Akgül de Türkiye’nin uluslararası endekslerde daha ilk 50’ye bile giremediğini hatırlatıyor.
2 yılda bir yayımlanan Birleşmiş Milletler e-devlet endeksinde Türkiye’nin 80’inci sırada olduğunu söylüyor ve sıralıyor:
“Türkiye basın özgürlüğünde son 148’inci, insani gelişmişlik endeksinde 92, toplumsal cinsiyet eşitliğinde 121, demokrasi endeksinde ise 88’inci sırada.”
Türkiye’nin her alanda gideceği mesafe çok... Yasası bile olmayan ve yasakçılık zihniyetiyle engellenen internet konusundaki durum şaşırtıcı değil!