Gaziantep teyakkuzda

Terörle sarsılan Gaziantep, huzur ve güvenli kent imajına sahip çıkmak için teyakkuza geçti. Teröre karşı demokratikleşme konusunda yeni bir politika öneren Gaziantepli işadamları, yatırımları arttıracak teşvike bomba gölgesi düşmemesi için de acil eylem planı hazırlıyor.
Gaziantep teyakkuzda

Son yıllarda dünyanın en ünlü mozaiklerinin bulunduğu Zeugma’daki çingene kızın esrarlı gözleriyle anılıyordu Gaziantep... Bundan sonra artık bir yaşındaki Melisa’nın gözleriyle hatırlanacak. Sadece onun gözleri değil 11 yaşındaki Gülperi’nin, 3 yaşındaki Süleyman’ın, 12 yaşındaki Sena’nın masum yüzleri gelecek gözlerimize her Gaziantep deyişimizde...
Dün kaldırılan cenazelerde lanetler, kınamalar sıralandı. Gözyaşları döküldü.
Neden Gaziantep seçildi sorusuna yanıt aranarak... Ortak kanı Türk, Kürt, Arap kökenli insanların birlikte uzun yıllardır yaşadığı kentte “sosyal barışı” bozmak...
Bir başka yanıt ise Gaziantep’in Suriye ile ilişkisi...
Türkiye’nin “yıldız” şehri Gaziantep’i bugüne kadar parlak ekonomik gelişimiyle taşıdık bu sayfalara. Kişi başına düşen geliri 10 yılda 10 bin dolara yaklaşan Gaziantep bölgenin istihdam kaynağı aynı zamanda. “Ortadoğu’ya açılan kapı görevini gören il, bu ülkelere açılmak isteyen yatırımcı için de özel bir kent. Bölgedeki güven ve huzur ortamı bu tercihin baş nedeni.
Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Mehmet Aslan, Türkiye’nin dışa açıldığı Turgut Özallı yıllardan beri bu görevde. Kentin hızlı dönüşümünde pay sahibi bir isim. Suriye ile ticaretin gelişiminde, ihracatın 5 milyar dolara ulaşmasında başrollerden birine sahip.
Aslan, ekonomiye sadece rakamların penceresinden de bakmaz. Refah düzeyinin artmasının sadece parayla değil demokratikleşmeyle, her kültürün, her kimliğin kendini fade edebileceği özgürlükçü bir anayasa ile olacağını vurgular yıllardır.
Aslanla dün cenazeler arasında bu sorunları konuştuk. Aslan da terör eyleminin sosyal barışı hedef alan bir eylem olduğu kanısında. Gaziantep’te yıllardır terörün hiçbir zaman zemin bulamadığını hatırlatıyor. “Çünkü bu kentte Türkü, Kürdü, Arap’ı her zaman birlikte oldu. Asla ayrımcılık olmadı” diyor.
Aslan, Gaziantep’teki nüfus artış hızının İstanbul’dan bile fazla olduğunu söyleyerek “göçe” işaret ederken de şunları sıralıyor:
“Bu kentte temel kriter kentin kendiliğinden oluşan kültürü. Dışarıdan gelenler de bu kültüre adapte olmuşlardır. Terör işte bu sosyal barışı bozmaya çalışıyor. Ancak başaramayacak. Çünkü biz üretmeye, refahı arttırmaya devam edeceğiz.”
Provokasyonların başarıya ulaşamayacağını söyleyen Aslan, PKK’nın yaptığı iddia edilen eylem için de “Bomba patlatmanın demokratik hak ve özgürlük talepleriyle ilişkisi yok. Burası terörün zemin bulacağı yer olmayacaktır” yanıtını veriyor.


Teröre karşı demokratikleşelim
Ancak 30 yıldır süren savaşa karşı bundan sonra yeni politikalara ihtiyaç olduğuna da işaret eden Aslan, her zaman gündeme getirdiği gibi yeni bir anayasanın zorunluluğuna işaret ediyor.
“Bundan sonra yapılması gereken bir süredir de söylediğimiz gibi bireysel hak ve özgürlükleri genişleten dil, kültür taleplerini karşılayan, insanların kendilerini ikinci sınıf vatandaş hissetmeyeceği demokratik bir anayasayı bir an önce oluşturmamızdır. Demokratikleşmede geriye değil ileriye gitmek zorundayız.”
Bir de acil bir önerisi var:
“Bölge insanlarının kürt halkının teröre karşı cesaretlendirilmesi lazım. Sanatçısı, yazarı, yöneticisi ile bu eylemlere karşı bir beyin fırtınası yaparak halkın önüne alternatif sonulması lazım. Halkı bu eylemlere karşı durmaya cesaretlendirecek örgütlenmelere ihtiyaç var. Kanaat önderleri harekete geçmeli. Yeni bir duruşa ihtiyaç var.”
Bu terör eyleminin ardında Suriye’nin olduğu iddialarına da farklı bir yaklaşımla yanıt veriyor:

TÜRKİYE, Surİye’de barış için arabulucu olmalı
- Ne desek afaki olur. Suriye ile bugün geldiğimiz noktada ekonomik anlamda en büyük zararı gören bölgeyiz. Ancak orada bir kan akıyor. Kanın bir an önce durması lazım.

- Suriye’de çok partili demokrasiye geçilmesi gerek. Muhalefetin çabası da bu. Türkiye’nin son zamanlardaki açıklamaları sıkıntıya soktu bizi. Ancak geriye dönülmesi imkansız değildir.

- Türkiye müdahalede değil demokrasi isteyen muhalefetle hükümet arasında ateşkeş için çalışmalı. Suriye ile Türkiye halkları kardeş halklardır. Savaşı tırmandırmak sakıncalı. Barış için arabulucu olmalı.

Teşvike gölge düşürülmeyecek, acil eylem planı hazırlanacak
Bu arada hükümetin son açıkladığı teşvik paketi ile bölgede artan yatırım heyecanı Gaziantep’te daha fazla alevlenmişti. Peki bu terör saldırısından sonra durum ne kadar değişir?
Gaziantep Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Osman Sert, terör saldırılarının olumsuz etkilerinin olacağını ancak bunu yok etmek için acil eylem planı hazırlayacaklarını anlatıyor. Bunun için de işdünyasının “olağanüstü hal” ilan ettiğini söylüyor.
Önümüzdeki hafta bir toplantı yapmaya karar verdiklerini anlatan Sert, yeni bir yol haritası oluşturacaklarını kaydediyor ve ekliyor: “Gaziantep bugüne kadar hep güvenli bölgeydi. Bu imajın yıkılmasına izin vermememiz lazım. Bu yüzden de bundan sonra adımlarımızı çok daha temkinli atmamız gerekiyor.”
Sert’in açıklamaları gösteriyor ki bomba teşviğe de gölge düşürdü. Suriye’deki karışıklıktan dolayı zaten teşvik paketinin hakettiği ilgiyi görmediğini anlatan Sert, bunun için de hazırlayacakları önlem paketinin hayati bir öneme sahip olduğunu ifade ediyor.

İş dünyası saldırıyı kınadı
TÜSİAD
‘Siyasiler sorumluluk almalı’
Gaziantep’te patlayan bomba sonucu 8 kişinin ölüp 61 kişinin yaralandığı saldırıyı iş dünyası da kınadı. TÜSİAD dün konu ile ilgili olarak yazılı bir açıklamada bulundu. Açıklamada Gaziantep’te gerçekleştirilmiş olan kanlı saldırı kınanırken “Siyasi parti liderlerinin bugün Gaziantep’te sergileyecekleri ortak irade, söylem ve tutumun, şiddet üzerinden Türkiye’nin istikrarına, farklılıklarıyla beraber milletimizin varlığına ve demokratik değerlerine yönelik oyunu bozacağına inanıyoruz” ifadesine yer verildi. Hayatını kaybedenler için rahmet dilenen açıklamada siyasi parti liderleri de sorumluluk almaya davet edildi.

MÜSİAD
‘Teröre karşı yek vücut olunmalı’
Saldırıya diğer bir kınama mesajı ise MÜSİAD’dan geldi. MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, Gaziantep’te bayramın ikinci günü gerçekleşen terör saldırısının lanetlendiği belirtirken, “Türk - Kürt diye ayırmadan toplumun bütün kesimlerinin sağduyuyla teröre karşı yekvücut olması gerekir” dedi. Olpak sözlerini, “Bayram günü katleden teröristlerin maşası oldukları odaklar Türkiye’yi hiçbir zaman acınacak duruma düşüremeyecek, . Gaziantep’te oplumun tamamına yönelen bu insanlık dışı saldırıyı acıyarak kınıyoruz. Bölünmeyecek, düşman olmayacağız” dedi.

TMMO
‘Acil şifalar diliyoruz’
Bayramın ikinci günü gerçekleştirilen saldırı ile ilgili olarak bir yazılı açıklamada Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği İnşaat Mühendisleri Odası’ndan geldi. Yapılan yazılı açıklamada “Halkımıza yapılan saldırıyı nefretle kınıyor, saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyor, acılarını paylaşıyoruz. Yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyoruz” ifadesi kullanıldı.