Gençliğe güven, merak etme sen!

Sizin Fikriniz Sizin Projeniz, gençlerin çevrelerindeki sorunları saptayıp, kendi çözümlerini üretmelerine fırsat tanıyan bir yarışma. Bu yarışma, gençlere güvenip, onları özgürleştirirseniz, sizi nasıl şaşırtacaklarını da gösteriyor.

Türkiye’deki eğitim sisteminin çocuklarımızı, gençlerimizi nasıl tek tipleştirdiğinden yakınıyoruz yıllardır. Türkiye’deki eğitim sisteminin sorunları her geçen gün birikiyor, çözümsüzlük girdabı büyüyor. Sonrası da malum… Uluslararası eğitim liginde alınan başarısız sonuçlar. Çözüm getirme iddiasıyla sürekli değişen sınav sistemleri. Kalite ve kalitenin ölçümlenmesine ilişkin tartışmalar. Eğitimcilerin ekonomik sorunları. Ana dilde eğitim öğretim tartışmaları vd. Sonra bütün bu tartışmalar bir sonraki eğitim öğretim yılına devrediliyor, elbette bakiyesi biraz daha kabarık biçimde, bu sistem sürüyor...

Geçen hafta gençlere fırsat tanındığında neler başarabileceklerini gözlemlediğim bir deneyim yaşadım. Türkiye’deki eğitim sistemini iyileştirmede pozitif ipuçları da sunduğunu düşündüğüm bir yarışmaydı bu: Sizin Fikriniz Sizin Projeniz.

Aslında yarışma 4 yıldır Renault Mais öncülüğünde ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, Total Oil Türkiye ve Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği desteğiyle sürüyor. İstanbul’daki tüm liselere açık bu yarışma, öğrencilerin çevrelerindeki yol güvenliği sorunlarına kolektif çözüm bulmaya yönelik projeler geliştirmelerini, uygulamalarını ve sonrasında da bu projeyle yarattıkları etkiyi ölçümlemelerini hedefliyor. Öğrenciler de demokratik bir platformda kendilerine şans sunulduğunda, belki küçük ama etkili çözümler üretebileceklerini gösteriyor.

Yol güvenliği ya da başka herhangi bir soruna ilişkin bir şey yapmak istendiğinde; kamunun aklına kamu spotu yaptırmak, didaktik ve “büyük işi kokan” projeler üretmek, şirketlerin aklına da “celebrity” katkısıyla “ses getirecek” ama “sürekliliği olmayan”, “ölçümlenmeyen” projeler yapmak geliyor çoğunlukla.

Bu yarışmanın ruhu ise farklı… Yol güvenliği konusunda uzun soluklu projeler geliştirip, uygulayan Renault ve diğer paydaşların kararlılığıyla bir süreklilik taşıyor. Proje paydaşları, eski yarışmaların projelerini yaygınlaştırmak için çaba gösteriyor. Seçici jüri, yol güvenliği sorununun neredeyse tüm taraflarını içeriyor: Şirketler, kamu ve sivil toplum kuruluşları, medya temsilcileri…

Projeler ortaya döküldükçe, her kesimin kendi duyarlılıklarını yansıttığı hararetli tartışmalar yapılıyor. Bu yararlı demokratik tartışmanın ardından da, ortaya bir ortak akıl, bir uzlaşı çıkıyor. Doğrusu bu yıl da jüri üyeleri olarak işimiz oldukça zordu...
Liseli gençlerin kimi şarkı bestelemiş, kimi popüler şarkılara söz uyarlayıp klip çekmiş, kimi tasarladıkları tişörtlerle, kimi de “kurabiye canavarı” adını verdikleri trafik işaretli “ev kurabiyeleriyle” farkındalık yaratma yolunu seçmişti.

Yarışmanın kazananı ise “Ziller Çalıyor, Kurallar Uygulanıyor” adlı projeleriyle Beykoz Anadolu Lisesi, 10 C sınıfından Batuhan Toyoğlu, Meliha Kübra Şentürk ve Umut Topçu oldu. Bu üç genç, proje öncesinde araştırmaya girişmiş, çevrelerindeki yol güvenliğiyle ilgili sorun kümelerini saptamış, görüşmeler yapmış, diğer öğrencilerin trafiğe ilişkin bilgi düzeylerini ölçümlemiş ve sonra da uygulama aşamasına gelmişti. Hedef kitlelerinin, yani öğrenci arkadaşlarının en az bilgi sahibi oldukları güvenlik sorunlarına ilişkin mesajlar üretmiş, bu mesajları okul yönetiminin de onayıyla teneffüs zili öncesinde ve sonrasında arkadaşlarıyla paylaşmışlardı. Bir süre sonra da bu mesajların nasıl algılandığını ölçümlemişlerdi. Sonuç oldukça başarılıydı…

Bu gençler, basit bir fikirden, etkili, sürdürülebilir ve yaygınlaştırılması da mümkün bir proje çıkarmıştı. Bize yaptıkları sunum da oldukça profesyoneldi. Jüride yer alan kamu ve sivil toplum kuruluşu yetkililerinin “biz bu kadar basit bir şeyi daha önce niye düşünemedik” dedikleri bir iş çıkmıştı ortaya. Öğrenciler kendilerine fırsat verildiğinde etkili şeyler yapabildiklerini böyle gösteriyordu. Yarışmadaki diğer projeler de bu kadar yalın ve etkiliydi. Bugün yarın bütün projeler ve sunumlar internete yüklenecek ve izlenebilecek. Gençlerin kendilerine özgür bir ortam sunulduğunda, yetkiyi kendilerine verdiğinizde nasıl etkili şeyler ürettiklerini bu sunumlarda mutlaka izlemelisiniz…

Yarışma bugüne kadar 10 bin liseli genci yol güvenliği konusunda harekete geçirdi. Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, ödül törenindeki konuşmasında, “10 yılda 1 milyon liseliyi harekete geçirmek istiyoruz” diyordu. Aybar, şunları da belirtiyordu:
“Yol güvenliği sorununda iyileşme sadece devletten beklenemez. Tüm toplum soruna sahip çıkarak, harekete geçmeli. Birleşmiş Milletler Yol Güvenliği Eylem 10 Yılı kapsamında düzenlenen bu yarışma gençleri yol güvenliği konusunda harekete geçirmeyi amaçlıyor. Amaç, ehliyet alma yaşına iyice yaklaşmış gençlerimizin yol güvenliği ve sürdürülebilir ulaşım sorunlarını kendi sorunları olarak benimsemeleri ve bu konuda çevrelerinde, küçük bile olsa, bir etki, bir iyileşme yaratmak üzere bizzat harekete geçmeleri. Bunu yaygınlaştırabilirsek, yol güvenliği ve sürdürülebilir ulaşım sorununda çok önemli ilerlemeler sağlayabileceğimize inanıyorum.”

Jüride yer alan kamu ve sivil toplum yetkililerinin bu projelerden çok etkilendiğini belirtmiştim. Önümüzdeki dönemde bu projeleri daha da geliştirilmiş ve yaygınlaştırılmış olarak görmek bu nedenle benim için sürpriz olmayacak. Ancak bu projeleri üreten gençleri işin fikir takımına almak şart... Çünkü onlar bizden farklı olarak, özgürce ve “başka türlü” düşünmeyi becerebiliyor.