Hisarcıklıoğlu dünya devleri ile aynı yönetimde

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu 89 ülkeden dünya devi şirketlerin üye olduğu Milletlerarası Ticaret Odası'nın yönetim kurulu üyesi oldu.
Hisarcıklıoğlu dünya devleri ile aynı yönetimde

Rifat Hisarcıklıoğlu nun başkan yardımcılığına seçildiği ICC nin başkanlığını ise Rostchild şirketinin kıdemli danışmanı Gerard Worms üstleniyor.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve başkan yardımcıları İstanbul Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş’la birlikte kısa bir ziyaret için dün Paris’teydik. Geliş nedenimiz ise Milletlerarası Ticaret Odası’nın (ICC) Genel Kurulu ve iş dünyası için karar alıcı bu örgütte Hisarcıklıoğlu’nun bugünden itibaren üstleneceği yeni görevi için yapılacak seçimlerdi.
ICC, 1919 yılında Birinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından ABD, Belçika, İngiltere, Fransa, İtalya iş dünyası tarafından kurulmuş bir örgüt. Amacı savaş sonrası mallar ve hizmetler için bir serbest piyasa oluşturmak.
Bugün 89 ülkeden 124 temsilciye sahip. Üyeleri arasında Fortune 100’ü oluşturan AT&T, British Tobacco, Shell, Procter and Gamble, Unilever, Rostchild gibi dev şirketler yer alıyor. Ticaretin kolaylaştır-ılması, kuralların oluşması, standartların belirlenmesi için çalışıyor.
ICC Türkiye Milli Komitesi ise ilk kez 1934 yılında kurulmuş, 1954’te ise TOBB bünyesine girmiş. ICC yönetiminde Türkiye’yi ilk kez 1995-1996 yıllarında Rahmi Koç başkan olarak temsil etmiş, Balıkesir Sanayi Odası Başkanı Rona Yırcalı ise halen ICC bünyesindeki Dünya Odalar Federasyonu’nun başkanı.
Dün yapılan ICC Genel Kurulu’nda yönetim kurulunda iki üye değişti. Yönetim kuruluna Rahmi Koç’tan sonra Rifat Hisarcıklıoğlu girmiş oldu. Bu gelişmenin önemini anlatan Hisarcıklıoğlu, şöyle başlıyor:
“2001’de TOBB Başkanı oldum. Eurochambers için bir proje yapalım dedik. Tüm odalara İngilizce bilen çalışanınız var mı diye sorduk. Sadece 5 odadan cevap geldi. TOBB’da da dış ekonomik ilişkilerde daire başkanından başka yabancı dil, İngilizce bilen yoktu. 365 odada sadece 5 odada dil bilen vardı. Proje hiç yoktu.”
Uluslararası alanlarda da Türkiye’nin adının geçmediğini söyleyen Hisarcıklıoğlu bir anısını şöyle hatırlıyor:
“Dönemin NATO Genel Sekreteri bizi Brüksel’e davet etti. 5 kişi gittik. Genel Sekreter ‘Biz NATO olarak Türkiye’nin önemini biliyoruz ve her platformda hak ve hukukunu savunuyoruz. Ancak uluslararası platformlarda sizin aktif olmanız lazım. Siz hissi anlatırsınız, işin içinde olmanız lazım.”
Bu uyarı üzerine harekete geçtiğini söylüyor Hisarcıklıoğlu. Hemen üye oldukları siyasi kuruluşların listesini çıkarttıran Hisarcıklıoğlu, bundan sonrasını da şöyle anlatıyor: “İşe adam alma yöntemini hemen değiştirdim. Eş, ahbap, dost ilişkisi bitti. Kriter koyduk. Bugün TOBB çalışanı 320 kişiden 160’ı İngilizce konuşur hale geldi. Üstelik kadro şişirmeden. Fuat Mliras’tan devraldığım kadro 300 kişiydi. Emekli olanların yerine aldık, şimdi 320 kişi.”
Hedefini tüm uluslararası kuruluşlarda başkan ya da yönetim kurulu üyesi olarak yer almak şeklinde belirlemiş Hisarcıklıoğlu. Kurumun standardını yükseltmek için atılan adımların sonucunda da bugün artık İngilizce bilen çalışanı olmayan oda sayısı sadece 10’a düşmüş. Bingöl Ticaret Sanayi Odası artık Avrupa ile ortak projelere başlamış. 

Barış ticaretle geliyor
İslam Ticaret Odası, Avrupa Odalar Birliği, OECD nezdinde bugün oda örgütlerine eğitim verir duruma geldiklerini söylüyor Hisarcıklıoğu. ICC’nin dünyadaki önemini ise ticaretin önemine dikkat çekerek anlatan Hisarcıklıoğlu, “ICC 1919’da savaşın hemen ardından ‘Barışın tüccarları’ sloganı ile kurulmuş. Tüccarlar 2’inci Dünya Savaşı’ndan sonra da AB’yi çıkardılar. Barış ve demokrasinin en önemli unsuru ticaret. Ticaret ne kadar gelişirse düşmanlıklar da yokoluyor” diyor.
ICC bünyesinde Milletlerarası Tahkim Divanı ve Dünya İş Hukuku Enstitüsü’nün de bulunduğu bilgisi veriyor Hisarcıklıoğlu ve şöyle devam ediyor:
“Tahkimde uluslararası uyuşmazlıklar çözülüyor. Uzan davası burada görüldü. Hukuk Ensitütüsü’nde dünya hukukun kuralları oluşturuluyor.” Hisarcıklıoğlu dünyadaki değişimi de hatırlatarak şöyle devam ediyor:
“Eskiden gözümüz Meclis’teydi. Şimdi ise milli meclislerin görevi Brüksel, Paris ve Washington’da konulan kurallara uymak. Kuralı koymuyorsun. Uymak için karar alıyorsun. Bu kuruluşlarda etkin olamazsan kendi halkının hakkını hukukunu koruyamazsın.”

Ben gerçeğini alıyorum
ICC Milli Komitesi olarak üç ayda bir dünyanın nabzını tutan araştırma yaptıklarını ve bu araştırmanın 82 ülkeden yabancı yatırımcıların baktığı bir araştırma olduğunu belirtiyor. Bir de kampanya başlatacaklarını belirten Hisarcıklıoğlu “Taklide karşı bir kampanya olacak. Sloganı I buy real yani ben gerçeğini alıyorum olacak. Ayrıca 2015’te G20’ye Türkiye evsahipliği yapacak. Bu kapsamda B20’nin de düzenleyicisi olacağız” diyor.

Amacım makam, mevki değil bayrağı dalgalandırmak
Türkiye’yi uluslararası kurumlarda temsil etme hedefini gerçekleştirdiklerini, Dünya Odalar Birliği Eurochambers’da başkan yardımcısı olduğunu, kurumun tarihinde ilk defa bir Türk başkan yardımcısının üstelik AB üyesi olmayan bir ülkeden rekor oyla ikinci dönem seçildiğini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, ”İslam Ticaret Odası’ndan Akdeniz Odalar Birliği’ne kadar birçok kurumun yönetimindeyiz. Rahmi Koç ICC Başkanlığı yaptı. Amacımız Türkiye’nin bayrağını dalgalandırmak. Derdimiz makam, mevki, unvan değil” diyor.

Yönetimde yer alabilmek için aday olunmuyor, gösteriliyor
Hisarcıklıoğlu ICC yönetimine seçilme sistemini de şöyle özetliyor. “108 ülke katılıyor. Elitler seçiyor. Yönetim kuruluna aday belirleme komitesi var. Komite kuruma kim iyi katkı yapar diye araştırıyor. Yani adayım demekle olmuyor. Aktivitelere, etkinlik ve yetkinliğe bakılıyor. Belirlenen adaylara teklif ediyorlar. Kabul edersen yönetim kuruluna geliyor. Komite raporu değerlendiriliyor. Yönetim kurulunda kabul edilirse genel sekreter telefon ediyor. Son olarak genel kurula sunuluyor.”