HSBC'nin CEO'su Belgrad Ormanı'nda çöp toplayacak

HSBC'nin üst düzey yöneticileri Belgrad Ormanı'nda çöp toplamak üzere Türkiye'ye geliyor. İçlerinde CEO'ları da olacak .

Türkiye’ye giren ilk yabancı bankalardan biri oldu HSBC... 1990’da Türkiye’ye giren banka 2001 krizi sırasında Demirbank’ı satın aldı. 2003’te ise Boyner Grubu’ndan Advantage kredi kartını satın alarak kredi kartı pazarının önemli oyuncularından biri haline geldi.
Türkiye’de ilk yıllarda başarılı adımlar atan HSBC’nin son yıllarda ise sesi soluğu çıkmıyordu. Önceki akşam İstanbul’un önemli restoranlarından Mimolet’te turuncu konseptli bir yemek düzenleyen HSBC’nin yeni yönetimi, yeni dönem hedeflerini gazetecilerle paylaştı.
Toplantıya HSBC Türkiye Bireysal Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Taylan Turan, Kurumsal İletişim ve Stratejik Planlama Grup Başkanı Evren Altıok, HSBC Türkiye Ekonomisti Melis Metiner, HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık Ürün Yönetimi Grup Başkanı Elçin Yanık, Kmat Kurumsal İletişim ve Stratejik Planlama Müdür Yardımcısı Aslı Arbel katıldı. Turan, global krizin başladığı 2008’den bu yana dünyada küçülme stratejisi uyguladıklarını söylüyor. Ülkeleri uluslararası bağlantılar, ölçek, kârlılık, verimlilik ve likidite olmak üzere beş kritere göre değerlendirdiklerini anlatan Turan, gelişme umudu olmayan pazarlardan çıkma kararı aldıklarını dile getiriyor. Turan, en son Rusya’da bireysel bankacılıktan çıktıklarını ekliyor. Bu ülkeler arasında Türkiye’nin yeri nerede? Turan Türkiye’nin kriterleri karşıladığını ve faaliyet sürdürecekleri 20 ülke arasına girdiğini anlatıyor.
“HSBC yönetimi Türkiye için yatırımları devam ettirme hatta hızlandırma kararı aldı” diyor. Turan’ın verdiği bilgilere göre Türkiye’deki büyümeyi fonlamak için de aralıkta 275 milyon dolar sermaye arttırılmış.
Türkiye’nin Avrupa’da büyümenin motoru olacağını da söyleyen Turan, uzun vadeli baktıklarını ve pazarda yüzde 2-3 payı olan HSBC’nin en önemli hedefinin ölçeği büyütmek olduğunu söylüyor. HSBC’nin özellikle bireysel kredilerde yüzde 40 büyümeyi planladığını, ihtiyaç ve konut kredilerinin de bu işin lokomotifi olacağını ekliyor. Kredi kartlarında ise büyüme hedefini yüzde 20 olarak açıklıyor.
Merkezi İngiltere’de bulunan HSBC Türkiye’yi yeniden keşfediyor. Bu kapsamda HSBC’nin CEO ve üst düzey yöneticileri kalabalık bir grup olarak haziranda Türkiye’ye geliyor. Amaçları Türkiye’yi tanımak, tarihini görmek ve faaliyetleri bire bir incelemek. HSBC Türkiye yöneticileri merkezden Türkiye’ye bu düzeyde ilk ziyaret olacağını söylüyorlar. Fabrika gezileri, müşteri ziyaretleri, çalışanlarla sohbetler yapacak olan üst düzey yöneticilerin bir de ilginç programı var. Sosyal sorumluluk projeleri çerçevesinde çevre ile ilgili bir aktivite. Yönetim kurulu üyeleri Belgrad Ormanı’nın kemerlerinin altında çevre temizliği yapacak, çöp toplayacaklar. Bugün 330 şube, 6 bin 400 çalışan ve 3 milyona yakın müşterisiyle toplam pazarda yüzde 2.3 paya sahip orta ölçekli bir banka olan HSBC’nin Türkiye’yi yeniden radarına alması elbette iyi haber!
Beş kişiden birine talip
Yeni stratejilerinin sonuçlarını almaya başlayan HSBC 330 olan şube sayısını da 2012’de 30 arttıracak. Elçin Yanık, kredi kartlarıyla, aldıkları kredilerle başı dertte olan tüketiciyi nasıl kendi bankalarına çekeceklerini ise şöyle anlatıyor:
Tüketicinin yaşam evrelerini gözden geçiriyoruz. Ürünlerimizi ihtiyaca uygun belirliyoruz.
Hayat evrelerine göre müşteri tanımı yapmaya, profillemeye çalışıyoruz. Sosyo- ekonomik duruma göre A, B ve C-plus müşteriye hitap ediyoruz.
Türkiye’de A ve B’de yaklaşık 1 milyon, C plus’da ise 8-10 milyon müşteri var. Yaş ortalaması 27. Biz bu grupların yüzde 20’sine yani her beş kişiden birine talibiz.
3 yılda 6 milyon yeni müşteri sisteme girecek. Bu segment önemli. Buna odaklanıyoruz.
Müşteri araştırmaları yaptık. Tüketici “Bana satır aralarında sürpriz yapma” diyor. Bu yüzden önümüzdeki günlerde frenkansı artacak kampanyalarımızda “Ne görüyorsanız o” diyoruz. “Kredi net!” diyoruz.
Kredi kartlarında önümüzdeki günlerde yeni uygulamaları açıklayacağız. Amacımız tüketiciye rahatlama sağlamak.
KOBİ’ler konusunda biraz geç kaldık ama fokus olacağımız konulardan biri de bu.