İKSV iki KOBİ'ye bedel

İKSV ekonomiye 70 milyon TL'lik katkı sağladı. Bülent Eczacıbaşı, yurtdışı tanıtımın içinde olmadığı bu rakamın iki KOBİ'ye bedel olduğunu söylüyor.
İKSV iki KOBİ'ye bedel

(soldan sağa) Zeynep Ekşioğlu, Ahmet Balta, Ömür Bozkurt, Ahmet Kocabıyık, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Özlem Ece ve Görgün Taner

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, çok sevmese de vakfın ekonomiye etki araştırmasının sonucunu bu benzetme ile özetliyor.

İstanbul’u dünya kültür ve sanat gündemine taşıyan çok önemli bir kurum İKSV. Tam 40 yıldır sanatseverleri dünyanın en önemli sanatçıları ve etkinlikleriyle buluşturuyor.

Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve Başkan Yardımcısı Ahmet Kocabıyık, dün bir sohbet toplantısı düzenleyip hem vakfın 2012 bilançosunu hem de vakfın ekonomiye etkisini ilk kez rakamlara döken araştırmayı açıkladılar.

Eczacıbaşı, 2012 yılında İKSV etkinliklerini toplam 476 bin 200 kişinin izlediğini söylüyor. Yapılan onlarca etkinliğin yanı sıra İKSV olarak kültür politikalarının geliştirilmesi doğrultusunda da projeler yaptıklarını anlatıyor.

Etki araştırması 2011 rakamlarına göre yapılmış. Etkinliklerin tetiklediği doğrudan ve dolaylı harcamaların toplamına göre İKSV’nin ekonomiye toplam etkisi 70 milyon TL olmuş.

Eczacıbaşı, bu rakamın 40 milyon TL cirolu tanıma göre iki KOBİ edeceğini söylüyor. “Çok sevmesem de bu benzetme İKSV’nin etkisini gösteriyor. Aslında bunun içinde yurtdışı tanıtım gibi bazı unsurlar yok bile” diyor.

Eczacıbaşı çalışmadan bazı başlıkları şöyle anlatıyor:

* Türkiye’nin kültür ve sanat etkinliklerine doğrudan desteği çok yetersiz. Fransa, İngiltere, Rusya, İtalya ve Almanya gibi ülkelerin Kültür Bakanlığı bütçelerinin milli gelire oranları yüzde 0,6 ile yüzde 0,3 arasında değişirken, Türkiye’de bu oran yalnızca yüzde 0,1.

* 2013 yılı bütçe tasarısına göre Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi yaklaşık 1,85 milyar TL. Toplam bütçe havuzundaki payı sadece yüzde 0,47.

* Avrupa’da kültürel faaliyetler için kişi başına aktarılan kamu kaynağı, nüfusun 1 milyon kişiyi aştığı kentlerde ortalama 58 euro, İstanbul’da ise 20 euro.

* Eczacıbaşı Türkiye’nin 2023 için 2 trilyon dolar milli gelir, 25 bin dolar kişi başı gelir gibi büyük hedefleri olduğunu ve süper lige girmek isteğini hatırlatıyor. Bu hedeflerde eksik olanın ise kültür ve sanat olduğunu söylüyor.

* Araştırmada bu durumun değişmesi için öneriler şöyle:

* KDV düzenlemelerinin yapılması, sponsorluk harcamalarının gider yazılabilmesi.

* Milli Piyango gelirlerinin bir bölümünün kültür-sanat alanını desteklemek için tahsis edilmesi.

Emlak vergisinden kâr amacı gütmeyen kültür-sanat kurumlarına kaynak aktarılması.

Avrupa’nın birçok kentinde uygulanan ‘şehir vergisi’ uygulamasının İstanbul için geliştirilmesi ve turizm tanıtımı için kullanılması.

Takımda 10 numaramız yok

Eczacıbaşı bu önerilerin yapılamayacak şeyler olmadığını belirtirken “Yanlış anlaşılmasın, talebimiz İKSV’ye katkısının arttırılması değil. Kamunun kültür ve sanat harcamalarına katkısını arttırmasıdır” diyor ve takım benzetmesi ile devam ediyor:
“Türkiye’nin kültür ve sanatta çok iyi takımı var. Ekonomide olduğu gibi aynı rakiplerle mücadele edebileceğimiz çeşitli oyuncularımız var. Ama 10 numaramız yok. Kilit oyuncumuz kamu yok.”

Kamu bire üç kazandı

Borusan’ın 150 milyon dolarlık kaya gazı çıkarma yatırımı için gittiği ABD’den ayağının tozuyla toplantıya gelen Ahmet Kocabıyık ise etki araştırmasında yer alan vergi konusuna değiniyor.

Kocabıyık, İKSV’nin kamudan 2 milyon TL’lik destek aldığını ancak kamuya doğrudan aktarılan verginin 4,7 milyon TL, bilet dışı harcamalardan elde edilen katma değer vergisinin ise 2 milyon TL’nin üzerinde olduğunu söyleyerek “6 milyon katkı. Yani kamu 1’e 3 kazanmış. Sanat üretiminden de para kazanıldığına göre kamu daha çok ilgi duymalı. Niye 5’e 20 almasın?”

İKSV Monocle dergisine girdi

İstanbul son yıllarda dünya turizminin gözdelerinden biri. Bu gelişmede kültür ve sanat etkinliklerinin katkısını göz ardı etmek imkânsız. Sık sık yabancı dergilerde, gazetelerde konu oluyor. Eczacıbaşı, dünyanın en önemli trend dergilerinden Monocle’ı yanında getirmiş. ‘Turkey:

A Monocle Travel Guide’ ekinde İstanbul Bienali ve caz festivalinin yer aldığını anlatıyor.